"Melike Karakartal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melike Karakartal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melike Karakartal

Ev-kur değil kadın

Kadın değil Ev-kur.

Merak ediyorum biz kadınlar bir ilişkiye başladığımızda adamın evine

neden TAVA ile gireriz?
Bırak, adam tavasız da yaşıyor, sen poposunu toplamadan da yuvarlanıp

gidiyor...
Bir şikayeti yok...
Neden tava ile giriyorsun eve arkadaşım?
Tava ancak kadına lazım, erkek dediğin iki yumurtayı düdüklü tencerenin

dibinde de pişirebilir... “ıyi aile kızı”nı öldürebilecek kadar teflonu

çizilmiş, zehir saçan tencerede pilav da yapıp, afiyetle yiyebilir...
Açsa üç günlük toksik pizzayı sanki El Bulli’de lezzete koşuyormuşçasına

mideye de indirebilir...
Niye tavaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorsun, niye kasıyorsun arkadaşım?
Ona bir şey olmaz, sana olur!
O yüzden götürüyorsun tavayı, kabul et!  Zaten bekar evinde bir yemek

yap, sonra git kendine bir serum tak.
Eh, her gün de serum takamazsın yani değil mi?
Bir noktada bozdolabını temizlemek, evi çekip çevirmek durumundasın.

Fakat bir itiraftan fena halde kaçmaktasın!
¡¡¡
Kendi yaşam alanının bir kopyasını yaratmak için o bekar evini çekip

çevirir, bunun için de can verir bu kadınlar yemin ediyorum! Kılıfı da

hep “sevgilim güzel yaşasın”dır.
Tabii güzel yaşasındır ama...
Ammmmmaaa....
Buna inanmak istememekle birlikte; sen gelmeden de o sevgili kendi

dünyasında güzel yaşamaktadır. Sen gidince de güzel yaşayacaktır.
Düşündüğün gibi, senin gözüne bakteri yuvası olan plastik çöp kovasını

cillop metalle değiştirince, yere iki halı serince onun hayatı daha

“kaliteli” ve güzel olmayacaktır.
“şer yuvası” nevresim takımlarını değiştirince, yeni “yatılmamış”

olanlarda yattığında o değil, sen daha iyi hissedeceksindir.
Mutfakta, banyoda, yatak odasında sen, kendi kuralların, kendi halıların

ve kendi çul-çaputunla rahat hareket etmeye başlayınca kendi yarattığın

sanal ortamı iki kişinin konfor alanı diye kabul edeceksindir.
ışte o zaman geceleri en deliksiz uykuları orada uyuyacaksındır.
En azından bir erkeğin tuvaletine bar tuvaleti muamelesi yapmayacak,

“squat” hareketi gerekmeksizin oturabileceksindir.  Dolayısıyla en büyük

değişim aslında senin için olacaktır.
Bakınız, Habitus Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre ıngiliz

bilim adamları nefis şeyler bulmuş.
Kadınların bir bekar evini adam etmek için harcadıkları potansiyeli

biriktirmeleri halinde bir cep telefonunu 1425000 saat çalıştırabilecek

kadar enerji elde edebileceklerini saptamış.
Bir diğer araştırmaya göre sevgililik müessesesine adım atan kadınların

yüzde 30’u ilk bir ay içinde bekar evine tava ile girerken yüzde 25’i

bir halı ya da kilimle, yüzde 10’u yatak örtüsüyle, yüzde 7.1’i nevresim

takımıyla, yüzde 3’ünü oluşturan Pollyanna kesim ise dezenfektan

temizlik seti ve toz bezleri ile giriyormuş.
Eh, herkesin olayı tava değil.
Tabii bekar evinde kadın olmak da zor zanaat.
ınsanın şöyle bir ortamı çekip çeviresi, iki toz alası, iki örtü seresi,

iki mum bir tütsü yakası geliyor vallahi.

Aşk kendi içinizde efem!

Düştüğün bir hata var sevgili aşık Habitus okuru; diyorum ya...
Bu dekoratör kesilmelerin, bu “beni baştan yarat” hallerinin etkisi

adama değildir, sana.
Sen kendini “evin nesini değiştirsem, acaba neye ihtiyaç olabilir”lerle

meşgul ederken erkek tarafının ayrı sıkıntıları var, seninkilerden çok

başka.
“Yalnız kalmam lazım, kendim olmam lazım... Eh, tabii, sonra başka kadın

lazım, yaşamam lazım, flört etmem lazım”...
Kadınlara yüksek bir enerjiyle motive olma duygusunu yaşayan ve içindeki

varolma gücünün bir bölümünü bu motivasyondan alabilen adamlardan kork

derim sevgili Habitus okuru. (Gerçi bizim köşe adı da yalan oldu ama

neyse. Habitus nedir sorusuna cevap vermekten sıkılmıştım zaar.

şikayetçi miyim? Hayır. Sevgilerimle...)
Neyse, ne diyordum ben.
Efendim, hiçbir şey demiyordum aslına bakarsanız.
Esasında; aşk, sevgi, huzur, kendi içinizde.
Diyordum.
Sonra da kendime gülüyordum...

Gurtu ıstanbul’da...

Biraz erkenden haber veriyorum ama Trilok Gurtu’nun ıstanbul’a gelişi

bana her zaman heyecan verir, o yüzden...
17 Aralık gecesi Balans Jolly Joker sahnesinde Trilok Gurtu ve Buzuki

Orhan birlikte sahne alacak... Trilok Gurtu, Hintli bir perküsyon

ustası.
Tanımayanlara kısaca Hint ritmleri, caz ve rock sularında dünyanın en

iyi isimlerinden biri olduğunu söyleyeyim. Neden bana heyecan verdiğini

ancak seyrettiğinizde kavrayacağınıza inanıyorum, o nedenle bu haberi

veriyor, kaçırmamanızı öneriyor ve bu haftalık kabuğuma çekiliyorum...

X