Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ev kirasız para faizsiz

BUNDAN kabaca 35 yıl önce, banka kredilerinin hatır gönülle verildiği ve mevduat reel faizinin negatif olduğu yıllarda, gazetelerde “Ev Kirasız-Para Faizsiz” ilanları yer alırdı.

Bu ilanları veren aracılar Eminönü’deki 4. Vakıf Han’da veya civarında faaliyet gösterirdi. Bankalardan istediği şartlarla kredi alamayan tüccarlar, kendilerine belli bir miktar parayı faizsiz olarak ödünç vereceklere, sahip oldukları konut veya dükkânları kira almadan kullanma hakkı tanırlardı. İnsanlar, “paranın faizi ile gayrimenkulün kirası” arasında bir ilişki olduğunu öğrenmişti. Gerek finans, gerek fizik sermayenin, hem bir neması hem de bir maliyeti olduğunu herkes biliyordu.
* * *

Başbakan Erdoğan ekonomi yönetimine “Hedef, sıfır reel faiz” komutunu verdikten sonra iki yazı kaleme aldım. Bu üçüncü ve şimdilik son faiz yazısıdır. İleride devam ederiz.
·  Modern “serbest pazar ekonomileri” merkez bankalarının kurulmasıyla ortaya çıkmıştır. Merkez bankaları, devlet adına para üreten kurumlardır.
· Modern ekonomilerde faizin işlevi yaşamsaldır. Diğer bir değişle faizsiz modern ekonomi olamaz.
· Faiz enflasyona endekslenirse, faizi belirleyen serbest piyasa mekanizması kilitlenir.
· Faizin referansı milli gelir artış oranıdır.
· Bu faiz, reel olarak bazen sıfır bazen eksi olabilir. Ama büyüme varsa faizin “pozitif” olması gerekir.
· Bedava olan her şey gibi, maliyeti sıfır veya eksi olan para da verimli kullanılmaz. Çarçur olur.
· Faiz ile ulusal tasarruf oranı arasında belli bir sebep-sonuç ilişkisi yoktur. Tasarrufu, ihtiyat saikı belirler. Hatta sıfır faiz tasarrufun nemalanmasını durdurduğu için hane halkını daha fazla tasarrufa teşvik edebilir.
· Yüksek faiz toplam tasarrufu arttırmaz; ama faiz düzeyi, tasarrufun “sabit getirili” veya “değer artışlı” araçlar arasındaki dağılımını değiştirir.
· TL’nin yüksek faizi, TL ile yatırımı caydırır. Türkiye’de TL’nin faizi yüksekken, TL değerlendiği için, yüksek faiz, düşük faizli dövizli finansman imkânı yaratmıştır. Dolayısıyla yatırımlar da artmıştır.
· Düşük faiz, sermayenin maliyetini düşürdüğü için düşük getirili yatırımları bile “yapılmaya değer” (fizıbıl) hale getirir. Bu sayede ekonomiyi canlandır denir. Ancak her fizibilite bir beklentiye dayanır. Beklenti karamsarsa, faiz sıfır bile olsa ekonomiyi canlandırmaz.
· Sıfır reel faiz, emeklilik sigortalarını çökertir, spekülatif yatırımları teşvik eder, “varlık fiyatları balonuna” sebep olur. Buradan da kriz çıkar.
Son Söz: Faizin reeli, dönemin sonunda belli olur.

X