"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Eurovision rejisine müdahale şart

Hadise salı akşamı çok tartışılan dansöz kıyafetiyle çıktığı ilk yarı finalde, 9 ülkeyle birlikte finale kalmayı başardı ancak bu performans sahne üzerindeki bazı eksikleri de ortaya çıkardı...

Hadise’nin yarı finali geçmesi beklenen sonuçtu.

Şimdi 16 Mayıs’ta yapılacak finali bekliyoruz.

Hadise’nin ilk performansı gösterdi ki cumartesi akşamına kadar TRT yetkililerinin mutlaka müdahale etmesi gereken noktalar var...

1- Sahnedeki kırmızının hakimiyeti düşürülmeli...

Arkadaki led ekranlarda yoğun bir kırmızı kullanılmış, grafikler, hareket eden çizgiler, kalp şekline dönen şekiller fena halde göz yoruyor.

Daha da kötüsü bu kadar kırmızıya boğulmış fonun önünde kırmızı elbisesiyle dans eden Hadise sahnede kayboluyor.

Arkadaki kırmızı fonun lake zeminden de yansıdığını unutmayın.

‘Kırmızılı kadın’ konseptine tamam ama Hadise’yi daha göze batar hale getirmek için mutlaka arka fondaki kırmızının tonu düşürülmeli.

2- Yakın plan çekim şart

Bazı yönetmenler deli şeyiyle oynar gibi hareketli kamera Jimmy Jib’le oynamayı çok sever.

Belli ki Eurovision’un yönetmeni de öyle, salonun üzerinde çevirip duruyor Jimmy Jib kamerayı...

TRT’ciler mutlaka daha fazla yakın plan istiyoruz diye rejiye müdahale etmeli.

Yönetmenin yaptığı rejide Hadise’yi yakın plan üç-dört yerde görebildik, onun dışında hep uzak plan salonu ve sahneyi gösterdi.

Hadise’nin en önemli özelliği dans şovu güme gitti.

Bu çekim tarzıyla sahnedeki kırmızı yoğunluğu daha çok belli oldu, uzak çekimlerde Hadise iyice kayboldu.

3- Saç-makyaj zayıf

Hadise’nin özellikle saçı çok sıradandı.

Kıvırcık saça fazla yapılacak bir şey yok ama bu haliyle de evden çıktığı gibi kendini sahneye atmış gözüküyordu.

Taksim’deki otobüs durağı gece taksi durağı olmalı

Trafik polislerinin Taksim’de taksici terörüne göz yumduğunu, meydanda belli saatlerden sonra bekleme yapan taksilerden ‘durak ücreti’ bile aldığı dedikoduları ayyuka çıkınca geçenlerde bunu köşeme taşımıştım.

Trafikten sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Kemal Hanlı aradı.

Yılın ilk üç ayında Taksim meydanında taksicilere kesilen ceza sayısının 5 bin 394 olduğunu söyledi.

Neredeyse günde 60 taksiye ceza yazılması demek bu...

“Adama burada bekleme yapma deyip ceza yazıyoruz, ‘başka nerede iş bulacağım’ diyerek cezayı ödeyip bekleme yapıyor. Ne yapalım, taksicinin boğazını mı sıkalım” diyor Ali Kemal Hanlı...

“Dünyada suç işlemek yasak değildir, sadece suç işlemenin bedeli vardır. Taksici de 60 lira cezayı ödemeyi göze alıyor çünkü gece başka yerden alacak müşterisi yok” diye devam ediyor.

Herkesin kendince haklılık payı var ama Taksim’deki taksici rezaleti de bir son bulmalı, bulacak.

Saat 23.00’ten sonra meydandaki otobüs duraklarının taksi durağı olarak kullanılması mutlaka düşünülmeli.

İSPARK’ın şehirde park için çok önemli adımlar attığı, değnekçileri bitirdiği için çalışmalarını defalarca tebrik ettim.

Taksim için de emniyetle bir araya gelip mutlaka çözüm bulunmalı.

İSPARK, meydanda trafiği kilitlemeden olabilecek maksimum yeri taksicilere göstermeli.

Gece meydandaki otobüs durağı bu iş için en iyi yer gözüküyor, burada bekleme yapmayanlar dışında hiçbir taksi meydana giremeyecek.

Bazı yollar tek yön olacak; mesela Gümüşsuyu’ndan gelen araçlar AKM’nin önünden sola meydana dönemeyecek, düz gidip Divan’ın oradan dönüş yapacaklar.

Taksim’in yükünü kaldırmak ve o meydanı yaşanır kılmak hepimizin görevi...

Bu önerilerin hepsini tek tek tartışmalıyız...

Keşke haberi ilk gün görseydin...

“Gazeteci Esin Övet boşanmış, eşiyle hukuku resmi olarak da bitmiş. Adam boşandıktan sonra ister Işın Karaca’yla olur, ister Reyhan Karaca’yla kime ne” diye yazdım...

Buradaki ‘kime ne’ Habertürk’ün magazin servisine söylenmiş bir söz değil, Esin Övet’e söylendi.

Ama Habertürk’ün Magazin Müdürü Memed Güler üzerine alınmış; “Cengiz olayın haber değeri yok demeye getiriyor” diye yazdı.

Olayın haber değeri olmasa Kelebek’e alıp manşet yapar mıydık?..

İşin ilginci biz bu haberi Esin Övet’in cumartesi yazdığı köşesinden alıp pazartesi günü manşet yaptık.

Cumartesi günü Habertürk Magazin’in birinci sayfasında ne yazıyordu peki; “Esin Övet’in köşesi 5’inci sayfada”...

Köşe yazarı içeride “Eski kocam Işın Karaca’yla birlikte” diyor Habertürk’ün haberi yok, birinci sayfadan duyurmuyorlar bile...

İki gün sonra biz alıp manşet yapınca olay patlıyor. Kelebek manşet yapmasa olaydan kimsenin haberi olmayacak, Memet Güler’in bile...

Diyeceğim o ki yalandan böbürleneceğine keşke haberi ilk gün görseydin de iki gün sonra Kelebek’ten okumak zorunda kalmasaydın Memet...

X