Euro dramının üç boyutu

WSJ
17.05.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

Euro bölgesini etkisi altına alan krizin öne çıkarılması gereken üç boyutu var. Acil finansmanlar ve önüne geçilemez batışlar, iflas eden ülkeler sonrasındaki euro bölgesi ve Avrupa’da siyasi çöküş.

"İlki ve en aşikarı, finansal çöküş. Yunanistan’ın öne sürülen bütün kurtarma çabalarının boşa çıktığını gördük. Kredi derecelendirme kuruluşları, Yunanistan’ın kısa vadeli borçlarını da uzun vadeli borçlarını da yeniden yapılandırmasını, iflas etme olarak gösteriyor.  

     

"Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean Claude Trichet, masasının üzerinde duran seçeneklerde, ülkelerin iflas etmelerinin yer almadığını söyledi. O zaman, Trichet’in Almanya Başbakanı Angela Merkel’in, Yunanistan’a verilen 110 milyar euroluk yardım paketinin şartlarını yumuşatmaya ya da verilen parayı artırmaya karşı çıkacağını söylerken oldukça ekonomik davrandığının, yani bu gerçeği sürekli gündeme getirmediğini bilmesi gerekiyor.

 

"Yunanistan’ın 110 milyar euroluk yardım paketine ek olarak 60 milyar euroya ihtiyaç duyması,

Merkel’in şu anki pozisyonunu korumasını zorlaştırıyor. Alman Başbakan’ın vergi mükelleflerinden Yunanistan için daha fazla fedakarlık istemesi kolay olmayacak. Özellikle de Yunanistan’ın kendisi için belirlenen hedeflere ulaşamadığı bu zamanlarda. Yunanistan, ekonomisini düzlüğe çıkarma hedefine ulaşamadıkça, daha fazla Almanya yardımına ihtiyaç duyacak. Bunun karşılığı olarak da kendisinden istenen şeyleri yerine getirecek. Ya da iflas edecek.

 

 "Şimdi gündemde Portekiz de var. Almanya, çoğunluk oyuyla, Güney Avrupa ülkesinde 78 milyar euroluk kredi verilmesini destekledi. Ancak yardım şartları, bir açıdan Yunanistan’dan istenenlerden çok daha sertken, Portekiz’in borcunu yeniden yapılandırmasını temel öncelik olarak gösteriyor.

 

"Yunan hükümeti, 50 milyar euro değerinde kamu mülkü satmaya karar verdi. IMF’nin Avrupa’dan sorumlu yetkililerinden Antonio Borges’e göre, satılabilecek varlıklar daha önce bahsedilenlerin yalnızca yüzde 20’sine denk geliyor. Ancak ülkede, işçi sendikaları, kamu kuruluşlarının satılıp, işsiz kalmalarını engellemek için ciddi muhalefet yapmayı planlıyor. Bunun da kötüsü, Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu, özelleştirme konusunda en büyük muhalefeti kendi kabinesinden görüyor.

 

"Avrupa’da Kardeşler Birliği, birlikte çalışma ve ortak sorunlara çözümler üretme konusunda geçmişte olduğu kadar başarılı bir resim çizmiyor. "

 

 

<ı style="mso-bidi-font-style: normal">*Bu yazı Wall Street Journal gazetesinin yazarlarından, Irwin Stelzer’in “Dissecting Three Aspects of the Euro-Zone Drama” başlıklı yazısından derlenmiştir.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı