Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Etnik sayım

TURAN Yılmaz’ın haberine göre (Hürriyet-21.11.09) DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, ‘etnik sayım’ yapılmasını önererek, “Kim, ne kadar çıksın ortaya” demiş. Kaplan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, 2011 sonunda sayım yapacak olan Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), vatandaşların etnik kökenlerine göre sayılarını tespit etmesi gerektiğini savunmuş.

Kaplan, bu önerisinin gerekçesini açıklarken, “1965’teki sayımda yurttaşlara kökenleri ve dinleriyle ilgili sorular da sorulduğunu” anımsatmış. Kaplan, “Herkes kendini sayıyor, bakıyorsunuz toplamda nüfus 200 milyona çıkıyor. Şimdi de aynı şekilde sorulsun ve kim ne kadar, gerçek çıksın ortaya” demiş.

Hasip Kaplan etnik sayımın faydasını da şöyle sıralamış:

“Eğitimden kültürel taleplere, TV yayınlarına kadar toplumsal ihtiyaç ve talepler ile bunların karşılanması konusunda önemli katkı sağlar. Örneğin 5 milyon ile 20 milyonun ihtiyacı ile taleplerinin karşılanması farklı olur.”

* * *

Hasip Kaplan’ın önerisi dikkate değer. Kim kaç kişi, çıkacak ortaya. Her şeyden önce bilinmeyenin bilinir hale gelmesi rasyonel düşüncenin gelişimi için çok önemli bir adım.

Ayrıca, böylece, bazı hakların adil paylaşım sorunu da halledilebilir.

Örneğin, Alevilerin sayısı belli olunca, nüfusa oranlarına göre Diyanet bütçesinden pay alma talepleri ölçülebilir bir zemine oturur.

Vergi öderken “eşit” olan ama din hizmetini “eşit” alamayan Alevilere yapılan büyük haksızlık ölçülebilirlik kazanır ve böylece Aleviliği ayrı bir inanç saymayan Diyanet bütçesinden belirli bir oran Alevi ibadethanelerine devredilmek zorunda kalır.

* * *

Ancak, ben bir noktayı tam olarak anlayamadım. Diyarbakır’da Kürt ve Türk nüfusun genel nüfusa oranı ortaya çıkınca eğitim de bu orana göre mi düzenlenecek?

Devletin anadilin öğrenilmesini teşvik etmesi, bu konuda vatandaşlara hizmet vermesinin sonuna dek yanındayım.

Ancak, anadilde eğitim yapılmasına karşıyım.

Zira, bir bütün olarak dil insanın düşünce kapasitesini, düşünce tarzını, değer atfettiği sembol ve inançları şekillendirir.

 İnsanın bildiği kelime sayısı ve o kelimelerin kökeni düşünce kapasitesini belirler.

İngiliz’i İngiliz yapan İngilizcedir ve o dilin kelime hazinesi İngiliz’in düşünme kapasitesini belirler.

 İnsanları bir arada tutan en etkin araç ortak dildir.

 Eğer, nüfus oranına göre etnik farklılıklara farklı eğitim vermeye kalkarsanız eninde sonunda farklı insanlar yaratırsınız!

Bilmem, Hasip Kaplan bu konuda ne düşünerek önerisini yapıyor?

* * *

Beni “açılım” tartışmalarında en fazla rahatsız eden unsurlardan birisi daha önce yaşamadığımız seviyede “ben” ve “öteki” kavramının ön plana çıkmasıdır.

“Kim Kürt, kim Türk” tartışmasının bu seviyede yapıldığı başka bir dönem hatırlamıyorum. “Kaç milyon Kürt var, kaç milyon Türk var” araştırması diğerini “ötekileştiren” farklılık bilincini iyice kışkırtmaz mı?

* * *

“Etnik köken” denilince Hasip Kaplan’ın kafasında belki de sadece Türklük ve Kürtlük var. Halbuki, bu topraklarda bir sürü etnik köken yaşıyor.

Örneğin, ben “Rumeli Türkü”yüm.

Hasip Kaplan’a sormak isterim:

Nüfus sayımı sırasında etnik kökenim sorulunca “Rumeli” mi, “Türk” mü diyeceğim?

Türk olmaktan hiç rahatsızlık duymayan Çerkez, Gürcü, Arap vb., hatta Kürt ne diyecek?

X