Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Estetik sonrası deforme meme davası

    Hürriyet Haber
    19 Ekim 2007 - 12:10Son Güncelleme : 19 Ekim 2007 - 12:10

    Almanya'dan tatile geldiği 2004 yılında Antalya'da, sarkma ve büyüklük farkı nedeniyle “meme toplattırma ve meme uçlarını küçültme” ameliyatı yaptıran gurbetçi M.S'nin, ameliyattan sonra ortaya çıkan deformasyon sonucu Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü aleyhine açtığı dava, yaklaşık 3 yıldır sürüyor.

    Gurbetçi M.S'nin, Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Bölümü Öğretim Üyesi K.İ. tarafından yardımcı doçent olduğu 7 Haziran 2004'te yapılan “meme pitozis onarımı” (toplattırma ve göğüs uçlarını küçültme ameliyatı), hastanın ilerleyen günlerde, “ağrı ve acılarının dinmediği, artarak devam ettiği” şikayetleri ile döndüğü Almanya'daki muayenesinde bilirkişi görüşü almasıyla mahkemeye taşındı.

    Dava dilekçesinde ameliyat edildiği gün taburcu edilen, Antalya'daki izninin bittiği tarihe kadar 4 kez K.İ'ye şikayetlerini anlattığı iddia edilen M.S'nin, doktordan, “ağrı ve acılarının ameliyatın normal komplikasyonu” olduğu yönünde cevap aldığı ileri sürüldü.

    Dilekçede, M.S'ye, 4 Temmuzda döndüğü Almanya'da muayene olduğu bir uzmanın, “ameliyatta tıbbi uygulama hatası yapıldığı ve yeni ameliyat yapılmasının gerektiği” yönünde görüş ve rapor bildirdiği belirtildi.
    Dava dilekçesinde, hastanın göğüslerinde ameliyat sonrası oluşan deformelerin kalıcı olduğunu, giderilmesi için de yeni bir ameliyatın gerekliliğini öğrenmesiyle manevi yıkım yaşadığı ifade edildi.

    DOKTORLA, MEKTUPLAŞMA

    Gurbetçi M.S'nin daha sonra, ameliyatı yapan ve sonraki dönemde de aynı bölümde doçent olan K.İ. ve Tıp Fakültesi Dekanlığına memelerinde oluşan kalıcı deformasyonla ilgili Almanya'daki uzman görüşü, fotoğrafları ve eleştirilerini içeren mektupla göndererek, hatanın kabul edilmesi ve ameliyat masraflarının geri ödenmesini talep ettiği öğrenildi.

    Doktor K.İ'nin, hastaya, “Ameliyatın erken döneminde enfeksiyon olmadığı, bunun kayıtlarda da bulunduğu ve muhtemelen kendi bakımı ile Almanya'daki takibi sırasında sorun oluştuğu” yönündeki görüşlerini, ameliyat masrafının geri ödenmeyeceğini de bildiren mektubuyla cevap verdiği kaydedildi.

    Dilekçede, doktor K.İ'nin, M.S'ye, “Genel sağlık problemleriniz olmadığı halde estetik ameliyat olarak işinden uzak kaldığınızı Alman Konsolosluğu'na bildireceğim. Sınır dışı edilip işinizden mi olursunuz bilmem?” şeklinde tehdit içeren ikinci bir mektup daha gönderdiği iddia edilirken, M.S'ye gelmesi halinde yaklaşık 250 Avro bedelle göğüslerindeki deformasyonu düzeltebileceğini bildirdiği öne sürüldü. Doktorun, mektubunda, M.S'ye kendisine hakaret ettiği gerekçesiyle tepki gösterdiği de ileri sürüldü.

    “BECERİ KUSURU”

    Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğünün de o dönemde ameliyatta kusur bulunduğuna yönelik M.S'nin iddialarını reddettiği, ancak ameliyat sonucu “meme altlarında hafif şekil bozukluğu” saptadığı, başvurması halinde aynı doktorun kendisini yeniden ameliyat edebileceğini bildirdiği öğrenildi.
    M.S'nin talebi üzerine durumunu inceleyen Adli Tıp Vakfı'nın, “Memelerde oluşan şekil bozukluğunun ameliyatın uygulanışındaki teknik hata sonucu meydana geldiği ve bu tıbbi uygulama hatasının beceri kusuru olarak değerlendirilmesi kanaatine varıldığı” yönünde rapor verdiği bildirildi.
    M.S'nin, AÜ Rektörlüğü'nün kusuru reddetmesiyle birlikte, aldığı raporlar doğrultusunda, “Ameliyatta tıbbi uygulama hatası ve beceri kusuru bulunduğu” ve doktor K.İ.'nin kendisini tehdit ettiği iddiasıyla Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü aleyhine açtığı dava, Antalya 1. İdare Mahkemesi'nde devam ediyor.
    Maddi ve manevi 55 bin YTL tazminat talep edilen ve yaklaşık 3 yıldır süren davada, mahkeme tarafından Adli Tıp Kurumu İstanbul 3. İhtisas Kurulu'ndan ameliyata ve komplikasyonlarına ilişkin görüş istendi.

    “DİKİŞ ENFEKSİYONU, KUSUR ATFEDİLEMEZ”

    Kurulun, mahkemeye ulaşan raporunda, M.S. ile ilgili adli ve tıbbi belgelerdeki bulgular ile ameliyat öncesi ve sonrasındaki fotoğraflarının incelendiği belirtilerek, ameliyatın erken döneminin normal seyrettiği, yaklaşık bir ay sonra Almanya'da yapılan muayenede ise dikiş enfeksiyonunun tespit edildiği belirtildi. Raporda, “Mevcut verilere göre memelerde gelişen iz ve deformitenin dikiş alanında gelişen enfeksiyondan ileri gelen cihetle ameliyatın komplikasyonu olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle hekime ve kuruma atfedilecek kusur olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur” denildi.

    Avukat tarafından mahkemeye verilen dilekçede de, uygulanan ameliyat sonrasında göğüslerinde oluşan çirkin kalıcı izlerin ve göğsünün birinin büyük birinin küçük yapılmasıyla M.S'nin kendisiyle barışıklığının bozulduğu savunuldu. Dilekçede, M.S'nin ruhi kişilik yapısında derin yaralar oluşması nedeniyle manevi zararlarının ortaya çıktığı, “üniversite personelinin tehdit ve şantajları” ile de manevi zararlarının daha da arttığı savunuldu. Dilekçede, M.S'nin ameliyat sonrası göğüslerinde oluşan yapı nedeniyle A.Ü'nün kusurunu kabul etmesi gerektiği ifade edildi.

    TABİP ODASI'NDAN UYARI CEZASI

    Öte yandan dava süreci devam ederken M.S'nin şikayeti üzerine yapılan soruşturma sonucunda Doç. Dr. K.İ'nin Tabip Odası Onur Kurulu'na sevk edildiği ortaya çıktı.

    Kurul'un, 3 Mart 2005 tarihinde Doç. Dr. K.İ'ye uyarı cezası verdiği belirlendi.

    M.S'nin ameliyatın hemen sonrasında çekilen fotoğraflarında dikkat çeken bazı izlerin daha sonra iyice belirginleştiği ve göğüslerinin alt kısımlarında derin ayrılma bulunduğu görüldü.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı