Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Esnaf, emekli ve huzurevindeki yaşlı

SİYASİLERİN trilyonluk mal varlığı konusunda tartışmaların yoğunlaştığı şu günlerde, okurlarımızdan gelen faks ve maillerden, özellikle üçü çok ilgi çekici. Birlikte okuyalım.

TİCARETTEN NEFRET

"24 yıldır gece gündüz demeden çalışan, düşe kalka işine devam eden bir esnafım. 55 yaşındayım ama ticaretten nefret eder duruma geldim. Ancak, bu yaştan sonra yapacak başka bir işim de olmadığı için, mecburen devam ediyorum.

Ben 2004 yılında 6.950 YTL kazanç bildirdim ve 1.437 YTL vergi ödedim. Beni vergi dairesinden çağırdılar "Neden bu kadar az vergi ödüyorsun? 2005 yılı vergini artırmazsan, 5 yıllık defterlerini incelemeye alırız" dediler. Ardından bir sürü tehditler vs. Baştan, yalnızca kendim olduğunu zannettim. Fakat sonra gördüm ki benim gibi esnafların hemen hemen tamamına çağrı yapılıyormuş. Herkese aynı tehdit ve aynı sorular.

Sayın Hocam, hani demokrasi hani insan hakları... Böyle bir uygulama olabilir mi? Ben kanunları bilmiyorum. Böyle bir kanun varsa, boynumuz kıldan ince... Ancak, niye hep benim gibi kümesteki kazları yoluyorlar. Niye hiç vergi ödemeyip, krallar gibi hayatı olanları görmüyorlar?

Bir de kredi kartından dolayı kara listeye girdim. 500 YTL borcu 2.050 YTL ödememe rağmen, banka kredisi ve kredi kartı alamıyorum. Bu ülkede, katillere bile arka arkaya af çıkıyor. Bize niye yok?

Lütfen, bizi tehdit etmesinler ve yolunacak kaz gibi görmesinler. Tekirdağ küçük bir yer. Lütfen ismimi yazmayın sonra beni kimse kurtaramaz."

BİR EMEKLİ

"2006’da emekli aylığımıza yüzde 3 zam yaptılar ama kira, yakıt, tüpgaz, dolmuşa son bir yılda yapılan zam yüzde 30’u aştı. Patates, soğan, salatalık fiyatı son bir yılda yüzde 100’ün üzerinde, makarna yüzde 50, peynir yüzde 46 arttı. Özetle mutfaktaki zam, bize yapılan zammın çok çok üstünde oldu. Hayat pahalılığı, açıklanan enflasyonun kat kat üstünde... Emekliye yapılan zam, kızgın sacın üzerine konulan yağ gibi eridi gitti... Şimdi de yüzde 5 olan vergi iadesini, yüzde 4’e indiriyorlar. Yani yüzde 20 azaltıyorlar. İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamasını okudum; en düşük aylık alan; emekli sandığı emeklisi 77 YTL, SSK emeklisi 178 YTL, Bağ-Kur emeklisi ise 48 YTL yılda daha düşük vergi iadesi alacakmış.

Bu ne biçim iş! Hem üç kuruş paramıza göz dikiyorlar hem de fiş toplamayı kaldırarak, kayıtdışını körüklüyorlar. Emekliye de bu ülkeye de yazık değil mi?"

HUZUREVİNDEKİ YAŞLI

"Ben huzurevinde kalan, 82 yaşında kimsesiz, düşük gelirli biriyim. Huzurevine gelen Hürriyet’i elime alınca, önce Emin Çölaşan evladımı okurum. Ona hep dua ederim. Geçenlerde önce o sonra da siz yazdınız. Pırlanta, elmas, yakut ve incinin KDV’si, bir kanun çıkartılıp yüzde 18’den, sıfıra indirilmiş.

Evladım, benim gibi yaşlı ve kimsesizlerin, huzurevi parasından her ay yüzde 18 KDV alındığını herhalde bu kanunu çıkartanlar biliyor. Peki... Bu partinin adındaki adalet nasıl bir adalettir ki pırlanta, elmas, yakut ve inci KDV’sini yüzde 18’den sıfıra indirirken, huzurevindeki yaşlı ve kimsesizlerden yüzde 18 KDV alınmasına göz yumuyorlar!.. Yarın onlar da yaşlanacaklar. Düşmez kalkmaz bir Allah..."

Görüldüğü gibi, vatandaşın; bazı siyasilerin malvarlığı, Galataport, Dubai Town gibi konularda, belki sesi çıkmıyor ama kendi sorunlarına karşı çok duyarlılar. Herşeyi dikkatle izliyorlar.

İşin doğrusu, herkes her şeyin farkında...
X