"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Eski vekilden kaos teorisi

<B>GEÇEN </B>dönem parlamentoda görev yapan iktidar ortağı bir partinin hukukçu milletvekili <B>‘‘Bir de ben konuşayım’’</B> dedi bize... Konu, <B>DEHAP'</B>la ilgili karar sonrası parlamentonun ne olacağı... İki yılını doldurmadığı için emekliliklerini sağlayamayan milletvekilleri ne düşünüyor? Bir süreden beri nasıl bir psikolojik durumdalar?

Eski milletvekili anlatıyor:

‘‘Biliniz ki vekillerden bazıları ağır bir titreme içindeler; YSK'dan ne çıkacak diye... Milletvekiline her şeyi söyle ama sakın seçimden bahsetme... Bu gibi durumlarda insanın teri sırtından topuğuna kadar akar. Seçim olursa CHP'nin bu oranda gelme ihtimali yok. AKP'liler de korkmuyor değil; çünkü onların oyları çok konjonktürel; toplama oy... Yeni bir seçimde şansları eskisi gibi olamaz; gidip de dönmemek var. Bu psikolojiyi çok iyi değerlendirmek lazım.

Hükümet...

-
Vatandaşın sofrasına ne ekledi; fındığa ne geldi, pamuk, ayçiçeği üreticisi ne durumda; pancar kotası arttı mı? Başbakan Erdoğan meydanlarda konuşuyor ama hangi iyileşme oldu? Erbakan'ın ‘‘Üzüm tadı veriyorlardı şimdi sirke tadı veriyorlar’’ demesi önemli...

YSK'dan ne karar çıkabilir.

-
3 Kasım seçimleri öyle bir hukuki sürece sıkıştırıldı ki, Tayyip Erdoğan'ın ismi oy pusulalarına yazdırıldı; Genç Parti, Yeniden Doğuş Partisi'nin yerine seçime sokuldu. Bunlar fahiş maddi hatalardır. Yargıtay'ın son kararından sonra dünyadaki bütün hukuk otoriteleri bir araya gelse, kurumsal ve bireysel kamu vicdanına en uygun çözümü bulmakta ciddi anlamda zorlanırlar.

YSK seçim kararı verirse ne olur?

- Hukukçular arasında değişik görüşler var ama iptal kararı çıkarsa Meclis bunu görmemezlikten gelemez. Anayasal anlamda bir tasarrufta bulunmak zorundadır. Seçime gitmemesi durumunda... Hukuki varlığı olmayan bir Meclis'in karar alması gibi yine hukuk bakımından kabulü çok zor bir durum doğurur. Türkiye de bir başka meşruiyet tartışmasına girer...

- Siyasi dengeler ne olur?

-
Siyasi anlamda etkiler... Zaten 3 Kasım seçimlerinden beri dengeler oturmuş değil... Seçmenin %40'ının iradesinin Meclis dışında kalması ve bir de buna 1.9 milyon oyunun geçersiz sayılması gibi bir durum dünyanın hiçbir parlamentosunda yoktur. Bunu hangi demokrasi taşıyabilir? Demokrasi nedir; temsilde adalet, yönetimde istikrar değil midir? Burada yönetimde istikrar öne çıkarılıyor, ama temsilde adalet nerede? Bu nedenle sorun ciddidir.

YSK reddederse...

-
Artık Meclis'in balansı bozulacaktır. İnce ayarı kim yapacak bilemem ama.... Ancak 3 Kasım seçimlerinde ısrar eden merciler, makamlar, mahfiller, yüksek irtifada konuşmayı sevenler, bugün ne düşünüyor acaba diye sormak lazım kendilerine?

KİK, ihale yapma diyor!


AKP, bürokrasiden de yakınarak iktidara geldi. Şimdi reform adı altında yaptıklarına bakın. Gelen bir şikayetin özeti şu:

10.9.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu İhale Tebliği'nde 'doğrudan alımlar' ihale usulleri arasından çıkarılıyor. Fakat bir gecede ne oluyorsa oluyor! Kamu İhale Kurumu'nca (KİK) hazırlanan 11.9.2003 tarihli yeni bir tebliğiyle -kapsam dışı olmasına rağmen- acil alımlar için de KİK'in merkezinden İhale Kayıt Numarası alma zorunluluğu getiriliyor. Zorunluk sonucu, Türkiye'nin çeşitli yerlerinden binlerce idarenin başvurusu ile KİK'in içine düşeceği durumu tahmin etmek çok mu zor?

Hele 24 saat görev yapan hastanelerin, TCDD, THY, İDO, TDİ ve vs. gibi önemli kuruluşların acil alımları sırasında ne gibi sorunların yaşanacağı şimdiden öngörülüyor mu? Ameliyat hastasına, uçak, feribot veya tren yolcusuna, ‘‘Kusura bakmayın sizi bekletiyoruz, çünkü sizin için önce ihale kayıt numarası almamız gerekiyor’’ denebilir mi? Bu bir reform değildir.

Erdoğan’ın hemşerisi Adalet Müsteşarı oldu


İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi'nde Gürtuna ve Erdoğan döneminde Albayraklar'ın verilen ihaleler ile Tayyip Erdoğan'ın malvarlığı hakkında soruşturma yapan Mülkiye Başmüfettişi Candan Eren şimdi kim bilir nerede görev yapıyor?

Albayraklar hakkındaki bu soruşturma sonunda dava açıldı. Aralarında Erdoğan ve Gürtuna'nın da bulunduğu sanıklar, bu hükümet döneminde beraat ettiler. Büyükşehir Belediyesi ise davayı temyiz etmedi. Yine Eren'in Erdoğan'ın malvarlığı ile ilgili olarak hazırladığı soruşturma dosyası, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Bekir Selçuk dava açtı. Ancak dava görülürken Bekir Selçuk'un yerine bir başka savcı görevlendirildi. Duruşmalar sonunda yeni başbakan olan Tayyip Erdoğan beraat etti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Fahri Kasırga, karara 'kamu' adına itiraz etmesi gerekirken temyiz başvurusunda bulunmaya gerek duymadı. Ve Başbakan'ın beraat kararı kesinleşti.

Bu arada Mülkiye Başmüfettişi Candan Eren, AKP iktidara geldikten sonra İzmir'de bir ilçe belediyesinde ön inceleme yaparken bir başkan yardımcısını açığa aldı. Başkan yardımcısı usulsüz görevden alındığı gerekçesiyle kendisinden şikayetçi oldu. Başmüfettiş Eren hakkında, Danıştay'dan gelen dosya üzerine savcılık iddianamesini, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Fahri Kasırga düzenledi.

Eren
hakkındaki bu dava sürüyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Fahri Kasırga şimdi Adalet Bakanlığı Müsteşarı oldu. O da Başbakan'ın hemşerisi; Rizeli.

Yolunuyoruz


ANKARA'da yeni taşındığım evin su saatini ASKİ'ye kaydettirmek istediğimde 950 milyon TL kayıt parası isteniyor. (Benim 1 aylık maaşımdan çok.) Tek başıma yaşıyorum. Bu benim 900 ayda harcayacağım su parama denk gelmekte. Böyle başka bir şikayette bulunan oldu mu, bu uygulamayı mantıklı bir seviyeye çektirme şansım olabilir mi? Bu para müteahhidin borcu olamaz, onlar da tüm borçlarını ödediklerini söylüyorlar. ASKİ'den aradığım birisi bu bedeli arsa bedeli üzerinden hesapladıklarını söyledi. Daha önce elektrik için de 105 milyon TL depozito almışlardı. Yolundukça yolunuyorum devlet tarafından... Bu başıma gelenler normal olaylar mı?

Tekin TÜRKDOĞAN - ANKARA

MESAJ


ABD'deki elektrik kesintisi dünyada haber olurken, bizim elektriklerimiz her gün kesiliyor ve bu normal bir durummuş gibi algılanıyor. Bu yüzden hálá üstelik her gün bu sorunu yaşamayı anlamıyoruz. Üstelik kurum Boğaziçi Elektrik'ten de aydınlatıcı bir yanıt alamıyoruz. Hasköy Çıksalın'da oturan yüzlerce insanın evlerindeki elektrikli aletler bu gelgitler yüzünden bozuluyor. Toplu halde dava mı açmak gerek? Kendisine amblem olarak ampulü seçen AKP'ye duyurulur.

Mustafa YILDIRAY-BEYOĞLU

METRO
ile ilgili sorunları istasyonlara konan bilgisayar ile Ulaşım A.Ş'e aktarmış olsak da bir türlü yanıt alamadık. Bunları bir yana bırakırsak, Taksim-4. Levent girişlerindeki normal ve yürüyen merdivenlerin üstü neden kapatılmaz? Yoksa merdivenlerin bakımlarını yapanların ceplerini doldurmak için mi?

G. Mevlut ÇAKIR-İSTANBUL

TÜRK sanat musikisinin büyük bestekárı bir hocamızın pazar akşamı 80. doğum gününü kutluyoruz. Kim olduğu 0216-442 00 00, 0533-570 88 88'den öğrenilebilir.
X