Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Eski okulumda Sinan’ın geleceğini gördüm

Geçen hafta çok eğlenceli ama garip bir gün yaşadım. İlkokul öğretmenim Nahide Hanım (ki geçen hafta annemin köşesinde adı geçmişti) arayıp öğrencilerine iletişim dersine konuk olmamı istedi.

Nahide Hanım’ı çok uzun zamandır görmüyor, konuşmuyordum. Bu davet üzerine eski okulum Şişli Terakki Lisesi’ne koşa koşa gittim. Tabii bizim okuduğumuz bina artık otopark olduğu için, Etiler’deki yeni yerlerine...

Ay, o okul kokusu geldi burnuma. Bu temizlikle, parlaklıkla, modernlikle alakalı değil; okul, okul kokuyor işte.

Ben ortaokul çocukları ile konuşacağımı sanırken karşıma ilkokul ikinci sınıf öğrencileri çıktı. Onlara bir şey anlatmak ne zormuş... Daha doğrusu onlar anlayabiliyor da, keşke bir de ben anlatabilseydim!!! Öğretmenim rahat olmamı, kolaylıkla anlayabileceklerini söylemesine rağmen, ne kadar gelişmiş olduklarını bir türlü idrak edemedim.

Karşımda yüzlerce çocuk, hepsi soru sormak için çırpınıyordu. Ne güzel bir görüntü! Bizim zamanımızda karşımıza biri geldiğinde soru soran iki üç kişi ya çıkardı ya çıkmazdı.

SİNAN ŞİMDİDEN BÜYÜKLERE ÖZENİYOR

Konuşmadan önce çocuklarla aynı salonda yemek yeme fırsatım da oldu. İçim açıldı. Sinan’ın birkaç sene sonra nasıl bir ortamda olacağını gördüm. Bir ilkokul öğrencisi olarak.

Okul aynı olmasa da, kurallar farklı olsa da, saçları biraz uzun olan erkek öğrencileri görmek hoşuma gitti. Ne de olsa benimkinin saçları uzun ve kesmek istemiyorum. Demek ki eskinin katı okulları artık biraz daha yumuşamış durumda.

Neyse, bu önemli değil, gerekirse de keseriz saçları tabii ki. Önemli olan o çocukların pırıltıları, heyecanları ve meraklarıydı. Hatta bana küçük hediyeler verenler, imzamı isteyenler bile oldu.

Sabahları Sinan’ı okula bırakırken de daha büyük öğrencilerle karşılaşıyorum, liseli gençlerle. Kendi okula gidişim, okul çıkışlarım geliyor aklıma. Ne büyük havalarda hissederdim kendimi. Sokakta yürüyen kimse beni anlamıyordu. Ben başka dünyadaydım. (Bütün diğer ergenler gibi) Sokakta bağırır, çağırır, arsızlık yapardık.

Sokaklar bizimdi ya!!! Başkalarını rahatsız ettiğimi kabul etmezdim çünkü başkalarının benden rahatsız olmaya hakları yoktu!!!

Ama en azından çifte standart uygulamıyorum çünkü ben de şimdi onlardan rahatsız olmuyorum. Sinan da onları izliyor sokakta. Hatta sırt çantasını onlar gibi taşımak da istiyor. Ne var ki onun kalın çantası tek omzunda durmuyor, kayıyor; benimki de sinirleniyor!!!

İşte böyle... Çocuğumuz kaç yaşında olursa olsun, diğer yaştaki çocuk ve gençler de artık görüş alanımıza giriyor ister istemez.

Umarız iyi örnekler görürler hayatları boyunca...

Müziğin ustaları hem anneleri hem de çocuklarını bekliyor

Bahçeşehir Üniversitesi’nde özellikle anneleri çok ilgilendiren bir müzik okulu açıldı. ‘Bizim çocuğumuz var, okula nasıl gideriz’ demeyin, çünkü bu okul sadece çocukları değil, anneleri de öğrenci olarak kabul ediyor. Müthiş bir kadrodan oluşan BİG, hem size, hem de çocuğunuza ciddi bir eğitim ve beceri imkanı sunuyor. Eğitim kadrosunda Attila Özdemiroğlu, Garo Mafyan, Aşkın Arsunan, Uğur Başar, Cana Dürmen, Emin Fındıkoğlu, Okay Temiz, Oktay Keresteci, Hülya Aksular ve Tülay Uyar gibi müzik ve dans dünyasının önemli isimleri var.

İstanbul Gelişim’i herkes bilir, 35 yıldır ülkemizin en köklü ve başarılı orkestralarından biri. Bünyesinde 40-50 sanatçı barındıran ekibin son projesi eğitim. Bahçeşehir Üniversitesi’nin sanata meraklı sahibi Enver Yücel ile bir araya gelen İstanbul Gelişim, her yaş grubunu hedefleyen bir müzik okulu açtı.

BİG adını verdikleri müzik okulunda pek çok kişiyi müzik ve müzikle ilgili yan konularda yetiştirmeyi amaçlıyorlar. BİG’in hedeflerinden biri de, Anadolu kültür mozaiğini çağdaş ve evrensel boyutlara taşıyacak değerler yetiştirmek. Klasik müziğin yanı sıra Türkiye’de eğitim açığı bulunan doğaçlama, caz ve pop müziği gibi güncel müziklere yönelik profesyonel eleman yetiştirmek de amaçları arasında.

‘Öğrenci kaç yaşında olursa olsun onu müzik dünyasına kazandırmak önemli’ diyerek çıktıkları yolda yetişkinlerin yanı sıra, çocuklar da bekledikleri öğrenci adayları arasında. Böylece yetenekli çocukları ana okulu döneminden başlayarak, sanatın ana dalları olan müzik ve dans bölümlerinde akademik kariyer düzeyine yükseltebilecekler.

İçinde müzik eğitimi alma hevesi olan tüm anne-babalar da çocuklarıyla aynı okula gidebilecekler ama tabii çocuklarıyla aynı sınıfta olamayacaklar, çünkü dağılım yaş gruplarına göre yapılacak. Ayrıca her yaş grubunda, öğrencilerin seviye ve yetenek durumuna göre ayrı ders grupları oluşturulacak.

Dersler müzikle ilgili pek çok bölümden oluşuyor. Klasik, pop, rock ve cazın temel enstrümanları; piyano, gitar, bas, yaylı sazlar, nefesli sazlar, drums, perküsyon eğitimi, şan dersleri bölümünde klasik ve pop bazlı şan eğitimi verilecek. Solfej derslerinde solfej, harmoni, ritim ve kulak duyum egzersizleri yapılacak. Harmoni bölümünde de caz, modern harmoni, orkestrasyon ve aranjman tekniği dersleri verilecek.

SEÇMELER BUGÜN VE YARIN

Okulda dans eğitimi de var. Klasik bale, modern bale ve latin dansları, BİG’in eğitim vereceği alanlar arasında. Dans bölümündeki eğitmenler Hülya Aksular, Oktay Keresteci gibi uzun yıllardır Devlet Opera ve Balesi’nde dans eden sanatçılar.

13 hafta sürecek eğitimin sonucunda katılımcılara sertifika verilecek. Ayrıca daha sonra alınabilecek ek ve özel dersler sayesinde de kişinin seviyesini yükseltmesi mümkün. Sonbaharda ise ayrı bir anaokulu sınıfı açmayı planlıyorlar. Zaman zaman konuk eğitmenlerin de olacağı kursta, öğrenciler ve eğitmenler birlikte performans sunacaklar. BİG, ileride kuracağı insan kaynakları bölümü ile mezunlarına iş bulma imkanı da sağlamayı planlıyor. Okulun kurucuları, öğrencilerin zaten tanınan öğretmenleriyle birlikte performans sunacakları için müzik piyasasına girmelerinin çok da zor olmayacağını düşünüyor.

İlgileniyorsanız kaçırmamanızı öneririz. Çünkü bugün Beşiktaş Bahçeşehir Kampusu’nda, yarın da Bahçeşehir Koleji’nde seviye tespiti yapılıyor. Bugün ve yarın saat 10.00’da başlayan seçmelere katılmak ve detaylı bilgi için 0212 669 25 00-125’i arayabilirsiniz.

MÜZİSYEN UĞUR BAŞAR

Hedefimiz müzik lisesi kurmak

Dört sene önce başlayan bir proje bu. Arthur Andersen da dahil olmak üzere pek çok alanda pek çok kişi ile çeşitli araştırmalar sonucunda ortaya çıktı. Nihayetinde Bahçeşehir Üniversitesi ile anlaşarak çalışmalara başladık. 13 hafta tabii bir alanda eğitim için yeterli değil. Bu yüzden ilgili ve yetenekli kişiler eğitim sürelerini istedikleri kadar uzatıp, sertifika derecelerini ve tabii bilgilerini yükseltebilecekler. Bu bizim için büyük bir başlangıç çünkü adım adım gerçekleştirmeyi planladıklarımızın ucunda bir müzik lisesi de var.

ÜÇ EĞİTİM MERKEZİ VAR

Kurs, Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampusu, Bahçeşehir Koleji ve Taksim Gümüşsuyu’ndaki İstanbul Gelişim Okulu’nda verilecek. 21 Mart’ta başlayacak ilk eğitim dönemindeki dersler hafta içi 16.30-18.30, hafta sonları ise 10.00-18.00 arasında yapılacak. Kursun toplam katılım ücreti kişi başına 975 YTL.Ko

ANNEMİN KÖŞESİ

Anneme yaşlı diyorlar

Geçen hafta kahkahalarla güldüm... Okuldan bir yazı geldi; 18-25 Mart Yaşlılar Haftası sebebiyle anneanne-babaanne ve dedelerden torunlarına birer mektup yazmalarını istiyor öğretmenlerimiz.

Sonra Yaşlılar Haftası ve annemi bir arada düşündüm. Bunu anneme nasıl açıklayabilirdim ki? Sinan da benimle birlikte kahkahalar attı. ‘Sinan, anneanneye Yaşlılar Haftası diye nasıl dersin? Benim cesaretim yok valla’ diye sordum.

Bu kelimeye direnen ve elinden geleni yapan annem ister istemez bu sınıf altına girdi yine... Ana oğul gülerek aradık ve alay ederek anlattık. Annem, hiçbir şekilde rahatsız olmadığını ve bunu olgunlukla karşıladığını söyledi.

Ama size bir şey itiraf edeyim mi: Yaşlılar Haftası artık anneanne ya da babaanneleri değil, onların annelerini kapsıyor bana kalırsa.

Yeni nesil değişti de yeni anneanneler değişmedi mi sanıyorsunuz?!
X