"Sahrap Soysal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sahrap Soysal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sahrap Soysal

Eski bayramlar

Bayramda kapımıza gelen ramazan davulcusuna kaçımız gönlümüzden koparak harçlık veriyoruz?

Ya da kaçımız yanımızda çalışan kişilere küçük de olsa birer bayram hediyesi alıyoruz? Kaçımız bayramları bir yerlere kaçmak için fırsat olarak değerlendirmek yerine başkalarını sevindirebileceğimiz fırsatlar olarak görüyoruz?
Sanırım pek azımız.
Şimdi şöyle eskilere bir gidelim ve bakalım bayrama nasıl hazırlanıyormuş eski zaman insanları. Bir kere, bayram alışverişi denen şey pek ciddiye alınırmış o zamanlar. Evin hanımı ya da evin hizmetçisi ve çocukların dadısı bayrama bir hafta kala başlarlarmış alışveriş faslına. Bu alışverişler planlı programlı yapılır, ne almak için nereye gidileceği önceden bilinirmiş. Tabii nereye gidileceği konusu biraz da maddi duruma bağlıymış. Yani, Mahmutpaşa’dan ya da Kapalıçarşı’dan da alışveriş yapan varmış, Beyoğlu’ndaki pahalı dükkanlardan da. Hatta bazı kadınlar bayramda giyecekleri kıyafetleri İstanbul’un en meşhur terzilerinde diktirirlermiş.
O zamanlar bırakın davulcuya harçlık vermekten kaçmayı, bayram için davulculara da küçük hediyeler alınırmış.
Bayram harçlığı istemek için kapıya gelen davulcuya alınacak bir hediye de varmış alışveriş listesinde, evin büyükannesine dikilecek elbise için alınacak pazen kumaş da. Alışverişe çıkan hanımlar bazen lüks bir arabanın arka koltuğundan inerek, bazen de mahalledeki arkadaşları ile toplu olarak yürüyerek giderlermiş bayramlıkları almaya.
Erkekler de evin eksiğini tamamlar, örneğin bayram şekeri alırlarmış evlerine. Bir de baba-oğul gidilen bir yer varmış bayram öncesi; Bahçekapı’daki fesçi dükkanları. Oğlunun elinden tutan baba, sıra sıra dükkanlardan birini seçer, iki adet fes beğenir ve feslerin kalıplara konup püsküllerinin dikilmesini beklermiş. Sonra da fesler için yapılmış özel kutularla çıkılırmış dükkandan.
Evet, bayram demek telaş demekmiş eskiden.
Şimdilerde de telaş yaşıyoruz bayram gelirken. Ama bayram tatili uzayacak mı, bu tatilde nereye gitsek ya da kredi kartına kaç taksit yapıyorlar telaşı...

KAKAOLU ISLAK KURABİYE

Yumurtaları derin bir karıştırma kabına kırın. Toz şeker, kabartma tozu, kakao ve vanilyayı ekleyin.
Unu da azar azar ilave ederek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edinceye kadar yoğurun.
Hamurdan kabuklu ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp avuçlarınız arasında yuvarlayın.
Bu topları yağlanmış tepsiye aralıklı olarak yerleştirin.
175 dereceye ayarladığınız fırında ortalama 25-30 dakika pişirin.
Şerbeti hazırlamak için su ve toz şekeri bir tencereye koyun.
Şeker eriyip şurup kaynamaya başlayınca ocağın altını kapatın.
Soğuyan kurabiyeleri ılık haldeki şerbetin içine atıp bir dakika kadar bekletin.
Sonra el kevgiri yardımıyla süzerek çıkarın.
Kurabiyeleri yarım su bardağı hindistancevizi koyduğunuz tabağa batırın ve servise sunun.

Malzeme listesi

- 250 gr bitkisel margarin (Oda sıcaklığında  beklemiş olmalı.)
- 3 adet yumurta
- 3 kahve fincanı toz şeker
- 3 yemek kaşığı kakao
- 1 paket kabartma tozu
- 1 paket vanilya
- Alabildiği kadar un
Şerbeti için;
- 2 su bardağı su
- 1 su bardağı toz şeker
Üzeri için;
- Yarım su bardağı hindistancevizi

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI