"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Eşimden boşanıyorum telefona sarıldım

DURUM aynen şöyle...<br><br>Karınızdan ayrılmak üzeresiniz (veya kocanızdan).

Feci bozulmuşsunuz, içiniz acayip dolmuş.

Eh, iki kadeh de atmışsınız, kafa tam yerine gelmiş.

Açıp telefonu, höykürmek, içinizi boşaltmak istiyorsunuz.

Numarayı çeviriyorsunuz... Allah kahretsin, telefon yine kapalı...

Ve o nazik ses:

“Lütfen mesajınızı bırakınız...”

* * *

- Kafa yerinde, içiniz dolu ya...

İstiap haddini aşmış konteynıra dönmüş kafatasınızı açıyorsunuz ve hepsini mesaj kutusuna boşaltıyorsunuz.

Biraz sonra kendinize geliyorsunuz, “Aman Allahım, ben ne yaptım?”

Şimdi ne olacak?

Doğru dürüst, medeni bir boşanma işini becerememişsiniz, karşınızdaki hiçbir fırsatı kaçırmıyor.

Mesela bir gazeteye, bir internet sitesine, ne bileyim bir haber kanalına gidip kutuyu oraya boşaltırsa ne olur?

* * *

Hürriyet Ankara bürosundan Oya Armutçu, hukuk meselelerinde en güvendiğim uzmanlardan biridir.

Üst yargıda, iletişim ve özel hayat konularında uzman bir yargıçla görüştü. Özeti şu:

ÖNCE İYİ HABER

Türk Ceza Kanunu’nun 132’nci maddesi, teorik olarak hepimizi güvence altına alıyor.

Buna göre;

Kişiler arasında haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kişi, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılıyor.

Eğer bunu, telefonunuzu sizin onayınız olmadan kaydetmişse, cezası 3 yıla kadar çıkıyor.

Eğer kaydettiği konuşmayı açıklarsa yine 2 yıla kadar hapis alabiliyor. Bunu basın yoluyla yaparsa cezası 3 yıla kadar çıkabiliyor.

Hatta telefon bile değil, mesela bir ev toplantısındasınız ve bu kamuya açık değil. Oradaki konuşmayı izinsiz kaydetmeniz ve açıklamanız halinde de aynı cezalar var.

* * *

BİR İYİ HABER DAHA

Peki o kızgın anınızda mesaj kutusuna bıraktıklarınız ne olacak?

Size o konuda da iyi bir haberim var.

Oya Armutçu’nun konuştuğu yargıcın yorumu şu:

“Mesaj kutusuna bırakılmış mesajlar da özel iletişim alanına girer ve açıklanamaz.”

Peki bu konuda kanunda özel bir durum maddesi var mı?

Hayır yok.

Bir içtihat var mı?

Hayır, bugüne kadar Türk yargısının önüne böyle bir durum gelmemiş.

Yani bir mahkeme, “Cep telefonunda otomatik uyarma sesi var. Dolayısıyla bunu bilerek bırakmışsınız” diyerek bu konuda farklı karar verebilir mi?

Bence verebilir.

* * *

GELELİM KÖTÜ HABERE

Kanunun maddesi açık. Kişiler arasındaki telefon konuşmalarını izinsiz kaydetmek yasak. İfşa etmek yasak.

Dolayısıyla ayrılmakta olduğunuz kadına veya erkeğe ağzınıza gelen her şeyi söyleyebilirsiniz...

Maalesef öyle değil.

Çünkü bazı mahkemeler, eşlerden birinin kaydettiği konuşmaları, delil olarak kabul ediyor.

Yani bazıları için kötü olan bu haber, başkaları için iyi olabilir.

* * *

SİZE ARKADAŞÇA TAVSİYELER

BİR;
Ceza Kanunu’na güvenerek, telefonda ağzınıza geleni söylemeyin.

İKİ; kafanız atmışken, iki kadeh atmışken, hele hele kafa tam yerindeyken asla bu tür konuşmalar yapmaya kalkmayın.

VE ÜÇ; burası, özel hayat mahremiyeti N.Ç.’ninkinden yüzlerce kere daha fazla tecavüze uğramış bir ülke.

Yani mümkünse; telefonda “Nasılsın canım”dan başka bir şey söylemeyin.

* * *

BUNU BAŞARMAK MÜMKÜN MÜ

Vallahi ben başaramadım ve asla da teslim olmaya niyetim yok.
Ama siz bana güvenip öyle yapmayın.

(*) Bu olayı sakın benim başıma gelmiş gibi algılamayın. Boşanmam söz konusu değil. Örnek olsun diye bu şekilde yazdım.

X