Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Eşi: Kaçak yaşamı sürecek

    Mustafa SARIİPEK- Ercan KAYLI/DALAMAN (Muğla), (DHA)
    10 Ekim 2007 - 15:44Son Güncelleme : 10 Ekim 2007 - 10:02

    ULUSLARARASI spot döviz piyasasında işlem yapma vaadiyle bir tür saadet zinciri kurup, 21 yatırımcıyı dolandırdığı gerekçesiyle 22 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan, ancak 5 yıldır kaçak hayatı yaşayan 44 yaşındaki Zeynep Özaltın'ın, eşi 45 yaşındaki Gürhan İdikut yaşadıklarını DHA muhabirine anlattı. İdikut “Suçsuz eşimin hapis yatmasına gönlüm razı olmaz. Yasal düzenlemeler gerçekleşene kadar kaçak yaşamı sürecek” dedi.

    İstanbul'da, 1998 yılında kurduğu Elit Bilgi Danışmanlık Hizmetleri Şirketi'ni kullanarak, uluslararası spot döviz piyasalarında işlem yapma vaadiyle 21 kişiyi, 2003 yılında 20 milyon dolar dolandırmak suçundan 22 yıl 4 ay hapis, 340 milyar 602 milyon 572 bin 731 bin lira ağır para cezasına çarptırılan Zeynep Özaltın'ın Dalaman Havaalanı'nın karşısındaki villada yaşadığının Vatan Gazetesi'nde haber olarak yayımlanmasının ardından polis dün harekete geçti. Polisin villada yaptığı aramada Zeynep Özaltın bulanamadı.

    Zeynep Özaltın'ın ikinci eşi inşaat mühendisi Gürhan İdikut, 2002 yılından bu yana süren kaçak hayatta çekilen sıkıntıların had safhaya çıktığını söyledi, “Ne olursa olsun masum olduğuna inandığım eşimin cezaevine girmemesi için herşeyi yapacağım. Yeni ceza yasasındaki düzenleme gerçekleşene kadar eşimin kaçak yaşamı sürecek” dedi. İdikut, eşinin masumiyetini kanıtlamak için tüm servetini harcamaya hazır olduğunu da açıkladı. Mağdur olduğu iddia edilen 15 kişinin 500 bin doları bulan parasını ödediğini, geriye kalanların da parasını ödeyeceğini belirten İdikut şunları söyledi:

    “Dalaman Havalimanı'nın hemen karşısındaki Eska Evleri arkasında 4.5 yıl önce yaptığım villada bir süre eşim Zeynep Hanım'la beraber yaşadık. Ancak böyle bir hayat zulümden beter. 5 yaşında kızımız var. Yurt dışında yaşadığı dönemde, belli zamanlarda kızımızı görmeye geldi. Bazen biz yanına gittik. Şimdi yine yanımızda değil. Çocuğunu özlüyor tabii ki. Anne sonuçta. Bir gün bu zulüm bitecek. Birlikte yaşamaya başlayacakları gün de gelecek. Ülkeye geliş gidişleri için deniz yolu en uygun olanı. Bir arkadaşınızın teknesi varsa kimse bir şey sormuyor. Ben bu işi bitirene kadar bu şekilde devam etmek zorundayız. Cezaevine gitmesi onun hakkı değil. Bazı şeyler kader oluyor. Bana bir kız çocuğu verdi, bundan daha büyük mutluluk olamaz. Ben o insanın özgür kalması için elimden gelen herşeyi sonuna kadar yapacağım. Sonuçta adalete güvenmek zorunda olduğumuzu biliyorum. Bir insan bu kadar mağdur edilmemeli. Ben eşimin hiçbir zaman bu işi çıkar sağlayarak yaptığına inanmıyorum.”
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı