Esat Yılmaer sporun diplomatı

Güncelleme Tarihi:

Esat Yılmaer sporun diplomatı
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 23, 1998 00:00

Tulûhan TEKELİOĞLU Gazetemizin Spor İstihbarat Şefi, basketbol yazarı Esat Yılmaer, Avrupa Spor Yazarları Birliği görevinden sonra bu kez de geçtiğimiz hafta FİBA Basın Komisyonu Üyeliği’ne seçildi.FIBA sizden ne gibi görevler bekliyor?- FIBA basın komisyonunda 7 ülkeden temsilci bulunuyor. Biz hepimiz basketbolun her zaman gündemde olması, daha fazla basında yer alması için basın mensuplarına eğitici çalışmalar düzenleyeceğiz. Basının dünyanın her yerinde oynanan maçların sonuçlarını daha kolay alabilmesi için çalışacağız. Yine basının daha iyi koşullar altında maçları izleyebilmesi için çeşitli temaslarımız var. Türkiye'deki koşullar nasıl?- Avrupa standartlarında diyebiliriz. Basının özel tribünleri var, muhabirler maç sonuçlarını hiçbir zorluk çekmeden gazetelerine iletebiliyorlar. FIBA'nın temel amacı basketbol sporunu kitlelere sevdirmek. Bunu da en kolay basın yoluyla yapabilirsiniz. Biz şu anda basketbolu tüm dünyaya sevdirmek için neler yapabilirizi düşünüyoruz.FIBA'ya seçilmek için hangi özelliklere sahip olmak gerekiyor?- Basketbolun içinde olmak şart tabi. Aynı zamanda yabancı dil bilmeniz de gerekli. Tüm dünya ve Avrupa turnuvalarını yakından izlediğim için artık FIBA yetkilileri beni tanıyor. Siz aynı zamanda Avrupa Spor Yazarları Birliği Yönetim Kurulu üyesisiniz...- Bundan iki yıl önce seçilmiştim Avrupa Spor Yazarları Birliği Yönetim Kurulu üyeliğine. Bu yıl tekrar dört yıllığına seçildim.Avrupa’yı ağırlayacağızTürk Basketbol Federasyonu'nun girişimiyle 2001 yılında Avrupa Basketbol Şampiyonası finalleri İstanbul'da oynanacak. FIBA Basın Komisyonu Üyesi olarak sizi hangi sorumluluklar bekliyor? - Türkiye'ye gelecek bütün Avrupalı spor yazarlarına ev sahipliği yapacağım. Hem de onların en iyi koşullar altında çalışmasına gayret edeceğim. Akreditasyon işlemlerinden, otel rezervasyonlarından, sağlıklı haber alabilmelerine kadar hiçbir ayrıntıyı kaçırmadan her türlü etkinliği benim organize etmem gerekecek. Zor ama zevkli bir çalışma...Efes Pilsen takımı antrenörü Aydın Örs sizin için basketbolun duayeni diyor....- Ben 20 yıldır basketbol sevgim yüzünden belki de, gazetedeki spor istihbarat şefliği görevimin yanında basketbol yazarlığından hiçbir zaman kopmadım...Basketbolla futbolu karşılaştırdığınızda hangisinde uluslararası başarıyı yakalayacağımızı düşünüyorsunuz?- Kesinlikle başarıyı basketbolda yakalayacağız. Çünkü basketbol üniversitelilerin sporu. Eğitimli insanların sporu. Ve artık günümüzde matematikle, bir satranç gibi oynanıyor. Üç hamle sonrasını düşünmeniz gerekiyor. Bu yüzden insanların atletik kapasitesinin yanında anlama ve kavrama yeteneğinin de yüksek olması gerekiyor. Zannediyorum ki Türk insanının yapısına basketbol uygun. Belki çok uzun boylu değiliz ama mücadeleciliği sevdiğimiz için başarılı olacağımıza eminim. Mesela Avrupa'nın iyi şutörleri Türkiye'den çıkıyor. Ve üç, dört dönemdir Milli basketbol takımı Avrupa Şampiyonası finallerinde yer alıyor. Futbol takımı sadece bir sene ingiltere'ye gitti, kıyametler koptu. Ama Türkiye basketbol takımı son dört yıldır üst üste Avrupa'da final oynuyor. Ve Türkiye kulüpler bazında baktığımız vakit, Avrupa'nın ilk dört takımı arasında yer alıyor.Hilton’da oda kiraladıkHayatınızın ne kadarlık bir kısmını basketbol işgal ediyor?- Basketbol benim hayatım zaten. Gece yarısı uyanıp basketbol maçlarını seyrederim. Bir zamanlar kablolu televizyon, uydu antenleri yokken, rahmetli Aydan Siyavuş'la Hilton'da bir oda tutar, Sattelite televizyondan NBA finallerini seyrederdik. Bir kanalda dünya futbol şampiyonası finalleri oynansın, diğer kanalda iyi bir basketbol maçı olsun, ben ikincisini tercih ederim.Altyapıyı da takip ediyorsunuz. Sizce altyapıdan yarın bir Harun Erdenay, İbrahim Kutluay gibi yıldız olacak oyuncu görüyor musunuz?- Çok var. Mesela Efes Pilsen'den Hidayet. Fenerbahçe'de Mustafa Abi gibi. Türk basketbolunun geleceği çok parlak. Bir Mirsad'ın önünde oynayacağı 15 yılı var. Bir İbrahim Kutluay'ın önünde 10 yılı var. Belki yıldız oldular ama olgunluk dönemlerine daha gelmediler.Avrupa basketboluyla Türk basketbolunu karşılaştırdığınızda gözünüze ilk neler çarpıyor?- Biz ülke olarak uzun oyuncu bulmakta sıkıntı çekiyoruz. Ama görüyorum ki 15-16 yaşlarında yetişen uzun boylu bir kuşak geliyor. Yavaş yavaş o sorunu aşıyoruz. Bence en belirgin fark eskiden vardı. Eğitimdi temel sorun. Ama bu fark da git gide kapanıyor. Basketbol Türkiye'de Avrupa'dan geç başladı ama arayı kapatmayı başardık. Bunun da sebebi Türk gençliğinin basketbolu çok sevmesi. Salonlara gidin, maçlarda bakın. Seyircinin yüzde 80'ini 17-21 yaşlarındaki gençler oluşturuyor. Ortaokul, liselerde herkes basketbol oynuyor. Esat Yılmaer takım tutar mı?- Bütün spor yazarları takım tutar. Ben Galatasaray'lıyım. Ama bana göre Türkiye'nin en başarılı takımı Efes Pilsen. Onlarla da çok seyahat ettiğim için kalbimi onlara verdim. Bugün hangi takıma giderseniz gidin, Beşiktaş'a, Fenerbahçe'ye, Galatasaray'a sorun herkes Efes Pilsen'in en iyi olduğunu itiraf ediyor.Doğum günümü unuttumSezgilerinize güvenir misiniz? Mesela Efes'in Final Four'da final oynayamayacağını tahmin etmiş miydiniz?- Bir maçı hissedersiniz. Bazen tabi yanıldığınız da oluyor. Benim yanılma payım yüzde 25'i geçmez. Ama bu yıl Efes Pilsen'in Final Four'da final oynayacağını iddia etmiştim. Naumoski'nin sakatlığı olmasaydı, Efes kesinlikle finali oynardı.Futbol basınında artık yazarların takım tuttuğunu görüyoruz. Fenerbahçe, Beşiktaş yazarları var... Yakında basketbolda da böyle takım tutan yazarlar olacak mı sizce?- Keşke olsa. Çünkü gazeteler basketbola hala çok küçük yerler ayırıyor. Sporun içinde olan insanlar mutlaka kulüp tutarlar. Ben takım yazarlığına karşı değilim. Keşke daha fazla insan basketbolla ilgilense, keşke daha fazla gazete basketbol sayfalarına yer verse, keşke takım tutan basketbol yazarları olsa...Eşiniz basketbola olan bu bağlılığınızı kıskanıyor mu?- Zaman zaman onları unuttuğum için eşim ve kızım şikayet ediyorlar maalesef. Geçen yıl maç yüzünden doğum günümü unuttum. Milli maça Letonya'ya gitmiştik. Maça öyle kaptırmışım ki kendimi, bir de kazanınca doğum günümü unutmuşum. Pasaport kontrolunda farkettim.Maçlardan önce özel bir hazırlık yapar mısınız?- Her maç öncesinde iki takımın antrenörüyle konuşuyorum ve sahada uygulamayı düşündüğü oyun planlarını soruyorum, oyuncularla konuşuyorum, bana çok faydası oluyor. Basketbol yazarı olarak Sigara içmeye devam ediyorsunuz...- Sigara tiryakiliğim maalesef basketbol yazarlığından değil., gazetecilikten kaynaklanıyor (hahahaha).Basketbol tutkusuBelki iyi bir basketbolcu olamadı ama bu sporun peşini hiç bırakmadı. Beşiktaş genç takımdan sakat bir dizle ayrıldığında henüz 19 yaşındaydı. Her ne kadar oyunculuk kariyeri kısa sürse de o bu spora bambaşka bir alandan emek verdi ve basketbol yazarı olarak hep ilklere imza attı. 1980 yılında Hürriyet Gazetesi'nde Türkiye'nin ilk basketbol istatistiklerini yayınladı, ilk kez basketbol haberlerini tam sayfaya taşıdı ve kimi zaman manşete bile çıkardı. Mesai saatleri dışında bile basketbol maçlarına giden, geceyarısı uyanıp Amerika basketbol ligi finallerini izleyen Esat Yılmaer, kimi zaman eşinden bile azar işittiğini itiraf ediyor.FIBA NEDİR? 1932 yılında sekiz ülkeyle faaliyete geçen FIBA, Uluslararası Basketbol Federasyonu, dünyada basketbolu idare eden bir kuruluş. FIBA'ya bugün tam 201 ülke bağlı bulunuyor. Her ülkenin Basketbol Federasyonları FIBA'nın kurallarını gözeterek faaliyetlerini sürdürüyor. Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin üyesi. Basketbolun kurallarını FIBA düzenliyor. FIBA'nın 13 komisyonu var. Komisyonlar finans, müsabakalar, milli müsabakalar, pazarlama, basın olarak kategorilendiriliyor. Oyuncuların ülkeler arası transfer kurallarını düzenleyen FIBA, dünya üzerindeki tüm maçları düzenleyip kontrol ediyor.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!