Eş dost kapitalizmi Türkiye'yi kemirdi

Hürriyet Haber
07.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

Deniz SİPAHİIMF ile anlaşma sağlanınca piyasalar rahatladı.Faizin ateşi düştü; borsa kaybettiklerini geri almaya başladı.Şimdi içimize dönüp, özeleştiri yapma, mali sistemi baştan aşağıya revize etme zamanıdır.Bir daha benzer krizlerle karşılaşmak istemiyorsak özellikle bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması gerekiyor.Çünkü...Krizle birlikte bankalar, tüketici kredilerini tamamen kestiler.Bu faizlerle de ticari kredi kullanmak gelecekte iflası kabullenmek gibi birşey.Türkiye ithalatla büyüme stratejisinden bir an önce vazgeçmek zorunda.Reel sektörün sıkıntıya girmesi; istihdamın azalması, durgunluğun devam etmesi, kısacası insanların mutsuz olması demek.Öyleyse soğuyan ekonominin yeniden ısınmasını önlememiz şart.Hükümetin uyguladığı enflasyonla mücadele programının başarıya ulaşabilmesinin temel şartı üretimi, buna paralel ihracatı artırmak.İhracatın 26 milyar dolarlarda tıkandığını görüyoruz.Oysa Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde 100 milyar dolarlık ihracat rakamlarını konuşmamız gerekiyordu.Lokomotif sektör tekstil teklemeye devam ediyor.Ekim sonu itibariyle geçen yıla göre yüzde 10.6'lık bir azalma yaşandı.Yıllık artış ise yüzde 3'te kaldı; 5 milyar 296 milyon dolarlık bir hacim yakalanabildi.Derideki tablo ise çok daha kötü gözüküyor.1997 yılı sonunda 4.5 milyar dolar olan ihracat 1.5 milyar dolara inmiş durumda.*EGE Bölgesi ihracatında ise 11 aylık düşüş yüzde 9 oldu.Kasım ayındaki rakam 274.8 milyon olurken, toplam ihracat 2 milyar 615 milyon dolarda kaldı.Hazır giyim ve konfeksiyon sektöründeki yüzde 6'lık artış bile moralleri düzeltemedi.Bugün ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 51.4'lere gerilemiş durumda.Programın başlamasından bu yana TL'nin reel değerinde yüzde 7'lik artışı; ihracatçı firmaların rekabet gücünü iyice azalttı, sanayideki verimi de düşürdü.Ne yapmak gerekiyor?*BU sorunun cevabı net...‘‘Crony capitalizm’’ den yani eş - dost kapitalizminden hemen uzaklaşmamız şart.Eski, samimi arkadaş, yakın dost, kafadar olgusu yağmuru fırtınaya dönüştürdü.Sistemdeki belirsizlikleri artırdı; riskler yönetilemez boyutlara ulaştı.Bugüne kadar halının altına gizlenenler neredeyse Türkiye'nin geleceğini tehdit eder hale geldiler.Türk ekonomisinin yeni kuralı finansal sektörün, tasarufçulardan toplanan kaynakların, kamu kesimine aktarılması değil; ekonominin en verimli alanlarına yatırım olarak aktarılması olmalıdır.Listenin birinci sırasına da ihracatı koymamız gerekiyor.Yoksa bu eş dost Türkiye'yi yiyip bitirecek...
Etiketler:

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı