"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Erzurum’daki açılışa sadece Tataristan Cumhurbaşkanı katılıyor

ÖNCE, 10 Ocak’ta 25. Dünya Üniversitelerarası Kış Olimpiyatları’nın yapılacağı 10 tesisin açılışı yapıldı.

Bugün 19.30’da oyunların resmi açılışı, yenilenen 25 bin kişilik Cemal Gürsel Stadyumu’nda gerçekleşecek.
Açılışın muhteşem olması için hiçbir fedakârlıktan kaçınılmadı.
‘Anadolu Ateşi’nin açılış gösterisinin ‘muhteşem’ olacağı belirtiliyor.
Daha sonra atlı gösteriler var, bir cirit atışıyla meşale yanacak.
Açılışa Cumhurbaşkanı Gül, TBMM Başkanı Şahin, Başbakan Erdoğan ile 17 Bakan, yerel milletvekilleri, yarışmacı ülkelerin büyükelçiler, yabancı misyon temsilcileri, işadamları ve gazeteciler katılacak.
Davet edilen cumhurbaşkanlarından bir tek Tataristan Cumhurbaşkanı’nın açılışta yer alacağı öğrenildi.
Oyunların 400 kişilik bir protokol listesi bulunuyor.
Cumhuriyet tarihimizde bir seferde yapılan en yüksek maliyetli spor yatırımı... Erzurum kış sporları ve kış turizminin merkezi oluyor bu yatırımla.
Başbakan son olarak Erzurum’da yapılan olimpiyat harcamalarının 650 milyon TL olduğunu açıkladı.
20 Ocak’ta Ankara’ya ayak basan ABD’nin yeni Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone’nin da oyunların açılışında bulunmak istediği ancak, güven mektubunun henüz Cumhurbaşkanı’na sunulmadığı için son anda gelmekten vazgeçtiği öğrenildi. Amerika’yı Ankara’daki müsteşarı temsil edecek.
UNUTULAN İSİMLER
- Olimpiyatlara dün akşama kadar 58 ülkeden, 2920 sporcu geldi.
- Kış sporları derken kültür-turizmin bakanı Ertuğrul Günay, İstanbul 2010 Projesi gibi yine dışta kaldı. Bu konuyu sorgulayan Sarıkamışlı kayakçı, spor adamı Muzaffer Ergöz, eleştirilerde bulundu. Ergöz şöyle diyor: “Kayak deyince akla bu işin turizmi gelir... Kültür ve Turizm Bakanlığı bu süreçte neden geride bırakıldı? Avrupa’dan ciddi kış turisti çeken yöresel kalkınma amaçlı plan ve projeler örnek alındı hatta bu konuda yabancılara plan ve projeler yaptırıldı. Bu projeleri başlatan, eski İTO Başkanı Mehmet Yıldırım, Doğu Anadolu’da bu projeleri gerçekleştiren ilk kişi olarak oyunlara davet edildi mi merak ediyorum. Aynı şekilde, o sırada Erzurum Valisi olan Celalettin Güvenç (şu anda Manisa Valisi), oyunların Erzurum’a getirilmesi için Fransa’da gayretli bir tanıtım yapmasına rağmen, kendisine bir davetiye gönderildi mi?”
- Başbakan Erdoğan, Erzurum’da gençlerle de buluşacak. TGB’li bir grup üniversite öğrencisinin de, Başbakan’ın topladığı gençlerden ayrı olarak bir Öğrenci Kurultayı toplayacağı açıklandı. İstanbul’da da Erzurum’da  Başbakan’ın toplantısına tepki olarak YTÜ’nün önünden Beşiktaş’a yürünecek.
ERZURUMLU KAYAK YAPIYOR MU
- Erzurum’daki STDM aktivisti Nihat Altay yazıyor: “Üzerinde durulması gereken başka bir konu, Erzurum’da yaşayan bir vatandaş olarak gözlemlediğim Erzurum halkının % 90’ının hiç kayak bilmediği, kayak yapmadığı veya yapamadığıdır. Günümüzde kayak sporu zenginlere has bir spor olarak bilinmektedir. Yani gelir düzeyi düşük vatandaşların kayak sporunu kendileri için lüks gördüğü veya çok paramız çıkar diye kayak yapmak için gitmeye çekindikleri bilinmektedir. (...) Palandöken’de bir günlük kayak ücreti 60 TL ile 90 TL arası değişmektedir. 60 TL’ye kayak yapmak isteyen dar gelirli birisi öğle yemeği için cebine börek koyup gidecektir ve hiç çay veya soğuk bir şeyler içmeyecektir. Erzurum halkının büyük çoğunluğunun gelir düzeyi düşüktür. Asgari ücretle geçinen bir vatandaşın bir günlük kayak için 60 veya 90 TL vermesi gerçekten lükstür.”
- Erzurum’un yaşadığı diğer bir sıkıntıda kar yağmaması. Eskiden büyük bir âlime sormuşlar “Hocam Erzurum’a ne zaman kar yağmaz” diye. Âlimin cevabı “Kar ne zaman para ederse o zaman yağmaz” olmuştur. Erzurum’un en ihtiyacı olduğu bir zamanda kar yağmamaktadır. Umarız en kısa zamanda kar yağar ve herkes rahat eder.

Kar yağmasın

ORGANİZASYON komitesinden bir ilgiye “Kar durumu nedir?” diye sorduk. Şu ilginç yanıtı verdi: “Artık kar yağsın istenmiyor, çünkü bir de yolları temizleme sorunu çıkacak. Dağdan bayırdan kar taşıdık, suları temin ettik. Kar makinelerimiz her zaman devrede. Pistlerimiz kayakçılara hazır durumda.”

Marmara Üniversitesi TOKİ’den kurtulur mu

MARMARA Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Gül’den gelen açıklama şöyle: “19 Ocak 2011 tarihili köşenizde ‘Biliyor musunuz’daki yazınızda Marmara Üniversitemizin bazı kampus ve binalarımızın TOKİ’ye verilip boşaltılacağından bahsetmişsiniz. Sultanahmet’teki rektörlük binamız köken olarak üniversitemizin kurucu akademilerinden İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ne ait olup en tarihi binalarımızdan birisidir.Göztepe Kampusumuz ise, her ne kadar 157 dönüm gibi görece küçük bir kampus alanı olsa da, üniversitemizin 25.000 öğrencisini barındıran en büyük yerleşkesidir. Bu yerleşkelerimizin TOKİ’ye verilmesi söz konusu değildir.
Kaldı ki Göztepe Kampusu’nda toplam 16.000 metrekare kapalı alanı olan iki ayrı fakülte binamızın ihalesi tamamlanmış olup inşaatı başlamıştır.”
Sayın Gül, bu konuşmalar bir yerlerde yapıldı, nerede olduğunu da biliyoruz... TOKİ’ye güven duyulmuyor, çünkü daha geçenlerde Yıldız Teknik Üniversite’nin kent içindeki arsalarını aldı, onlara Davutpaşa’da bina yapma karşılığında... Sizin de önününe böyle bir durum çıkarsa, şaşırmamak gerekiyor.

AKP derin devleti inşa edilmiş durumda

CHP Grup Başkanvekilleri M. Akif Hamzaçebi, Atilla Kart ve Anayasa ve Adalet Komisyonu üyesi milletvekilleri, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay ile ilgili Hükümet Tasarıları Hakkındaki Değerlendirmeleri hakkında bir açıklama yaparak, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti içinde artık  AKP’nin derin devleti inşa edilmiş durumdadır” dediler.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Türkiye’den yönetilmediği, bu süreçte Başbakanlık, Adalet ve İçişleri bakanlıklarının kilit rol üstlendiği belirtilen açıklamada özetle şöyle deniliyor: “Bakan, sayılarının 500’e ulaştığı ifade ve iddia edilen yabancı istihbaratçının varlığıyla ilgili olarak ısrarla sorulan sorulara, ‘Ben de bilmiyorum’ diyebilmektedir. Bugün görüşülmekte olan tasarılar yargı engelini tümüyle bertaraf etmenin ve rejimi dönüştürmenin nihai aracı haline gelmiştir.”

X