GeriSeyahat Erzincan'da yaz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Erzincan'da yaz

Erzincan'da yaz

İLK TURİSTLER ULAŞTI

Fırat suyunda rafting... Munzur Dağları'nda paraglidinig, kaya tırmanışı, trekking... Baraj Gölü'nde su kayağı... Erzincan Ovası'da atçılık ve cirit, Kemaliye'de kanyoning... Buyrun yeni tatil merkezi Erzincan'a! Erzincan Doğa Sporları Merkezi sadece bir yıllık bir rüyaydı. Ve gerçekleşti. Bunun için Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu ve Belediye Başkanı Talip Kaban önayak oldular ama neredeyse tüm Erzincanlılar çalıştı. İlk turist kafileleri Erzincan'a ulaştı bile.

DOĞAL JAKUZİ TURİZMİ

Erzincan Ovası'nın her yanından değişik sular fışkırıyor. Üzümlü İlçesinde ise dünyada çok az rastlanır bir doğal gayzer bulunuyor. Belediye Başkanı daha önce serbestçe küçük patlamalarla akan bu gayzerin etrafına bir havuz yaparak doğal jakuzi turizmini başlatmış. Bildiğimiz maden suyunun çıktığı bu gayzer ve çevresinde serbestçe akan suların tamamı değişik tadlarda maden sularından oluşuyor.

BARAJDA SU KAYAĞI

Erzincan Baraj Gölü, Türkiye'nin tek nizami su kayağı pisti olan baraj gölü. Burada daha önce Türkiye Şampiyonası gerçekleştirilmişti. Şimdi bu spora meraklı tatilcileri bekliyor. Ve orayı gören ilk tatilciler, gördükleri herşeyin beklentilerinden kat kat fazla çıktığını anlatıyorlar. Erzincan'ın Türkiye'nin başka yerlerine de emsal olmasını istiyorlar.

OVADA YÜZME KEYFİ

Erzincan Türkiye'nin en yüksek ovalarından biri. Dört bir tarafı yüksek dağlarla çevrili. Bundan önce çok büyük iki deprem geçirmiş olmasına rağmen, bu handikap depreme dayanıklı yapılar yapılarak aşılmaya çalışılmış. Şehir modern yapılarla, bulvarlarla donatılırken, çevresi de yerli yabancı pek çok turistin ilgisini çekebilecek bir tatil beldesine dönüştürülmüş.

EN UZUN KANYON

Erzincan'da yeni trend tatil yapmak isteyenler, Fırat suyunu takip ederek önce Kemaliye'ye, oradan da teknelerle Türkiye'nin içinden nehir geçen en uzun kanyonuna ulaşabilirler. Sekiz kilometrelik Kemaliye Kanyonu'nun sonunda, yukarı bakıldığında gökyüzünün görülemeyeceği darlıkta ve yükseklikte blok kayaların arasında bir başka şelale var. Herşey büyüleyici.

Görmeyeli çok değişti

Erzincan Doğa Sporları Merkezi sadece bir yıllık bir rüyaydı. Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu ve Belediye Başkanı Talip Kaban yönetiminde neredeyse tüm Erzincanlılar'ın çalıştığı bu proje, Fırat suyunda rafting; Munzur Dağları'nda paraglidinig, kaya tırmanışı, tracking; baraj gölünde su kayağı; Erzincan Ovası'nda atçılık ve cirit; Kemaliye'de kanyoning yapılabilmesini öngörüyordu. Bunun için tüm ekip alt yapı çalışmalarına soyundu. Çalışıldı, başarıldı ve sonunda ilk turist kafileleri Erzincan'a ulaştı.

Gelenler, sıradan insanlar değillerdi. Hemen hepsi büyük şirketlerde önemli görevlerde çalışıyorlardı. Çok uzun yıllar önce terör belasından kurtulmasına rağmen ismini temizleyememiş Erzincan'a hiç korkmadan geldiler. Kendi deyişleriyle doğunun yükselmesini sağlayacak böyle bir projeye, çorbada tuzları olsun diye katılmışlardı.

İlk gün, ayaklarının tozuyla Fırat'a rafting yapmaya gittiler. Onları Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu ve Belediye Başkanı Talip Kaban karşıladı. Turistlerimizi en şaşırtan olay ise Erzincan'ın bu önemli iki insanının da onlarla birlikte rafting yapması oldu. Suyun girdaplar oluşturduğu Paşa Düşüren, adını rafting yapan bir paşanın suya düşmesinden alıyordu. Çok kayalıklı bir yer olan Vali Batıran'ın adı ise valinin suya düşmesinden geliyordu. İşte Erzinçan'ın yeni halinin ilk turistleri bu sularda birer usta raftçı gibi keyifle kaydılar. Korkulacak hiçbir şey yoktu. Çünkü rehberleri Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu'ydu.

KAYAKTAN SONRA CİRİT

İkinci günün programı Erzincan Baraj Gölü'nde yapılan su kayağıyla başladı. Türkiye'nin tek nizami su kayağı pisti olan baraj gölünde daha önce Türkiye Şampiyonası gerçekleşmişti. Turistler, su kayağının temel kurallarını ve ilk kalkışları öğrendikten sonra keyifle kaydılar su üzerinde. Sonra da Yaylabaşı İlçesi'nde cirit oyunlarını izlemek için yola çıktılar. Bir sonraki program, atlara binerek 1800 metre yükseklikteki kamp yerine gidilmesiydi. Ardından 2300 metre yüksekliğe trekking yapıldı ve o gece büyük kamp ateşinin etrafında sucuk ve sıcak şarap partisi düzenlendi. Bizim turistlerimiz gecenin karanlığında zümrüt gibi parlayan Erzincan ışıklarına bakarak uyku tulumlarına sarıldılar ve temiz havayı soluyarak günü sonlandırdılar.

Üçüncü gün Fırat suyu takip edilerek Kemaliye'ye doğru yola çıkılacaktı. Kemaliye'de motorlara binildi ve Türkiye'nin içinden nehir geçen en uzun kanyonuna girildi. Görüntü mükemmeldi. Sekiz kilometrelik kanyonun sonunda yukarı baktığınızda gökyüzünü göremeyeceğiniz darlıkta ve yükseklikte blok kayaların arasında bir başka şelale vardı ve turistler doğal masajın devamını getirdiler. Kemaliye gecesi ise ‘‘40 Gözeler Bölgesi’’ denilen ve pınarların kaynadığı yerden, Fırat seyredilerek sonlandırıldı. Şefliğini Belediye Başkanı'nın yaptığı fasıl heyeti eşliğinde!

KENDİ İŞİNİ KENDİN YAP

Erzincan Ovası'nın her yanından değişik sular fışkırıyor. Üzümlü İlçesinde ise dünyada çok az rastlanır bir doğal gayzer bulunuyor. Belediye Başkanı daha önce serbestçe küçük patlamalarla akan bu gayzerin etrafına bir havuz yaparak ‘‘Doğal Jakuzi Turizmi’’ni başlatmış. Bildiğimiz maden suyunun çıktığı bu gayzer ve çevresinde serbestçe akan suların tamamı değişik tadlarda maden sularından oluşuyor.

Erzincan Türkiye'nin en yüksek ovalarından biri. Dört bir tarafı ise yüksek dağlarla çevrili. Bundan önce çok büyük iki deprem geçirmiş olmasına rağmen, bu handikapı depreme dayanıklı yapılar yaparak geçiştirmişler. Şehir geniş alanlara toplu konutlarla yayılmış ve tümü modern yapılarla, bulvarlarla donatılmış. Güzel bir sineması ve bir de kültür merkezi bulunan şehrin planlamasını İl özel İdaresi ve Belediye birlikte yapıyor. Örneğin Keban baraj gölü yapımı sırasında kaybolan yolları tekrar yaparken Kemaliye'de Fırat üzerine köprü yapılması gündeme gelmiş. Karayolları yaptığı fizibilite çalışmasında böyle bir köprünün bir trilyon liraya mal olacağını ileri sürmüş ve vazgeçmiş. Oysa, Vali Recep Yazıcıoğlu ve mühendisler bir araya gelerek yeni bir proje yapmışlar ve kanyonun taşlarını patlatarak Fırat'ın en yakın iki yakası arasına 100 milyar liraya köprüyü inşa etmişler.

Erzincanlı'nın devletten bir şey beklemeden tamamen kendi olanaklarıyla gerçekleştirdiği ikinci bir hayali var. Kemahlılar kanyonu oluşturan dağları delerek yol yapıyorlar. Erzincan Ankara yolunu 300 kilometre kadar önemli bir mesafe kısaltacak sekizbuçuk kilometrelik yolun tamamlanmasına ise sadece 1 kilometre kalmış.

Erzincan'da terör sorunu en son 1993'te Yaylabaşı baskınından sonra ortadan kalkmış. Devlet, Munzurlar'ı son sistem termal kameralarla donatarak denetlemeye başlamış ve o günden bu yana Erzincan'ın sınırları içinde tek bir olay olmamış. Şimdi, Erzincan'ın güvenli bir yer olduğunu anlatmaya çalışıyorlar. Artık Munzur dağında her türlü sporu yapabiliyorsunuz ve geceyi de dağda geçirebiliyorsunuz.

Erzincan siz görmeyeli çok değişti. İnanmıyorsanız, gidin görün.

BİLENLER NE DİYOR

Projenin mimarı Selim Kemahlı

Cennet olacak

Selim Kemahlı Erzincan projesinin mimarı ve danışmanı. ‘‘Munzur Dağı Kayak Tesisleri projesi için de çok yol katettik. Dünyanın kesintisiz en uzun kayak pistinin inşasına başlayacağız. İstanbul'dan sadece bir saatlik uçuşla Erzincan'a direkt gelinebilir ve hemen havaalanından mekanik sistemlerle tesislere ulaşılabilir. Şimdi bizim ihtiyacımız olan para sadece 55 milyon dolarlık bir devlet kredisi. Bu krediye Dünya Bankası'nın karşısına çıkmak için ihtiyacımız var.

Profesör Oya Başak

Burada devlet dinamik

Prof. Dr. Oya Başak, Boğaziçi Üniversitesi’nden. Kulaktan duyma yöntemiyle Erzincan'a gelmiş. ‘‘Gördüğüm herşey beklentilerimden kat kat fazla çıktı. Misafirperver, güleç yüzlü ve verici insanlarla tanıştım. Bir de burada devletin organizasyonunun vali ve belediye başkanı sayesinde klasik biçiminden sıyrıldığını ve dinamik bir yapıya kavuştuğunu gördüm ve Türkiye'nin başka yerlerine de emsal olmasını bütün yüreğimle istedim.’’

Yüksek Mimarı Rukiye Devres

Öğreneceğimiz çok şey var

‘‘Buraya ikinci gelişim. Salihli ve Kemaliye'deki doğa ve mimarinin bütünleşmesi çok değerli. Çünkü, bu kombinasyon burada çok sağlıklı bir toplum yaratmış. Buranın mimarisinden ve şehir planlanlamacılığından öğrenilecek çok şeyin olduğunu düşünüyorum. Ayrıca tamamen doğal bir ortamda su kayağı yapabilmek ya da diğer herhangi bir sporu tercihli olarak uzun süre yapabilmek açısından bu organizasyon benim için biçilmiş kaftandı.’’

Yazar yönetmen Gökhan Karakuş

Doğuda yeni bir hayat

‘‘Bizim burada bulunmamız birşeylerin başlangıcıydı. Doğuda yeni bir ekonomik ve politik havanın teneffüs edildiğini hissettik. Vali ve belediye başkanıyla birlikte raft yaparken televizyon kameralarının bizi izlemesi, arka planda askeri konvoyun geçiyor olması Erzincan'ın bugün yaşadığı değişimleri ve yeni hareketleri birlikte bana anlattı. Bu değişimi şehrin kendi gerçeği ile birlikte görmek beni çok etkiledi.’’

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle