"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Ertuğrul Özkök: Sesi, kravatı, boyu bosu

Ertuğrul ÖZKÖK

Yeni Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in kamuoyu önündeki ilk konuşmasını hepimiz aynı merak ve dikkatle dinledik.

İlk izlenimlerimiz nedir?

Önce çizgi kahraman Press Bey'in çizeri Latif Demirci'nin gözlemini aktarayım: ‘‘Sezer'in karikatürü güç çizilir’’ dedi. Türk siyasetçileri içinde Turgut Özal ve Süleyman Demirel'in karikatürlerinin kolay olduğunu söyleyen Demirci; ‘‘Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz'ın da zor’’ diye ekledi.

İLK İZLENİMLER

Gelelim öteki fiziki gözlemlere...

Belki yanındaki iki uzun boylu kişi yüzünden, beklediğimizden daha kısa göründü.

Sesi, bir cumhurbaşkanı için yeterince kuvvetli ve etkileyici değildi.

Konuşurken dişlerini sıktığı belli oluyordu.

Televizyon, çok küçük ayrıntıları büyüten bir araç.

O nedenle, kravatının biraz yan bağlanması ve gevşek olması da hemen göze batıyordu.

Konuşmasıyla ilgili gözlemlerimiz çok daha farklı.

Konuşması biter bitmez telefonlarım çalmaya başladı.

Arayan tanıdıklarımın hemen hepsi aynı gözlemi aktarıyordu:

‘‘Laiklik ilkesinin altını çok kuvvetle çizdi.’’

Bu benim de dikkatimi çekti.

Benim için asıl önemli olan yanı şuydu.

Sezer, basit bir cümleyle ‘‘Laiklik ilkesine bağlı kalacağım’’ diyebilirdi.

Ama o noktada ve sığlıkta kalmadı.

Bu konudaki görüşünü daha da derinleştirdi ve ‘‘Dinin siyasete sokulmasının kabul edilmez’’ olduğunu söyledi.

Kanımca bu cümle, birincisinden daha da önemliydi.

BAHÇELİ ETKİLEDİ Mİ?

İlk bakışta, bu sözlerde ne var, diye sorulabilir.

Çünkü söylediği sözler, Anayasa'nın değiştirilemez maddesinde yazılı olan bağlayıcı kurallar.

Ama orada kalmayıp o ikinci cümleyle bunu desteklemesi, din ve siyaset arasındaki ilişkilere bakışını açıkça ortaya koydu.

Konuşmayı izlerken aklımdan şu soru geçmedi değil:

Acaba Sezer, bugünkü gazetelerde Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'nin yeni cumhurbaşkanına yaptığı tavsiyeleri gördükten sonra hazırladığı yazılı metne bazı eklemeler veya çıkarmalar yaptı mı?

Bana yapmış gibi bir his verdi.

Konuşmada dikkatimi çeken bir başka nokta daha vardı.

Sayın Sezer, Anayasa Mahkemesi'nin kuruluş günü töreninde yaptığı son konuşmada, cumhurbaşkanının yetkilerinin fazla olduğunu söylemişti.

Ancak dünkü konuşmasındaki tonu ve üslubu, kullandığı bazı cümleler, sahip olduğu yetkileri kullanma konusunda çok da hasis davranmayacağı gibi bir izlenim verdi.

Anayasa'da, cumhurbaşkanının görev ve yetkileri bölümünde yazılmayan bazı konulara girdi.

YETKİ HASİSİ Mİ?

Daha ilk konuşmasında, gelir dağılımındaki adaletsizliklerin giderilmesi gerektiğini söylemesi dikkat çekiciydi.

Dikkati çeken bir başka nokta da şuydu:

Daha seçilir seçilmez, Türkiye'de demokratikleşme konusundaki eksikliklere değinmesi, o makama kendi üslubunu da birlikte götüreceği işareti veriyordu.

Bu konuda yaptığı eleştirilerin bir bölümü, daha bir saat önce kendini seçmiş Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni de ilgilendiriyordu.

Yine dikkatimi çeken çok önemli bir cümlesi daha vardı.

Yeni Cumhurbaşkanı, üzerine basa basa, ‘‘kamu harcamalarının’’ çok sıkı kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı.

Bütün bunları alt alta yazdığım zaman önüme çıkan portre, ‘‘etliye sütlüye dokunmaz’’ bir cumhurbaşkanı olmuyor.

Tam aksine, sahip olduğu yetkileri kullanacak izlenimi veriyor.

Ama yine de ihtiyatlı olmakta yarar var.

KONUŞMA KOLTUĞU

Ahmet Necdet Sezer henüz bütün yanlarıyla tanıdığımız bir sima değil.

Bugüne kadar ‘‘sessiz’’ hukukçu imajıyla gölgede kalmayı seçmiş bir kişi.

Ama şimdi daha rahat konuşabileceği bir mevkiye geliyor.

Yani üst düzey yargı organının gerektirdiği suskunluğu aşabileceği bir koltuğu olacak.

O koltukta çok daha rahat konuşabilir.

Daha da önemlisi, tavır alabilir.

O nedenle bu koltukta nasıl davranacağını zamanla göreceğiz.

X