Ertuğrul Özkök: Gizli pişmanlık düşüncesi

Ertuğrul ÖZKÖK
Haberin Devamı

‘Hagakure’, yani ‘‘Samurayların Gizli Kitabı’’ felsefi bir soruyla başlıyor:

‘‘Bir kriz anında yaşamak ve ölmek şansınız eşitse hangisini tercih edersiniz?

‘‘Hagakure’’nin samuraya tavsiyesi kesin ve çok net:

‘‘Derhal ölümü seç...’’

Sıradan bir insan için ne kadar uzak, ne kadar acımasız ve zor bir tercih.

Oysa Hagakure'e göre, bu çok kolay bir şey.

Bunun için ihtiyacınız olan tek şey, biraz cesaret.

* * *

Bu kitap, 17'nci Yüzyılda yazıldı.

150 yıl boyunca samurayın gizli kitabı olarak kuşaktan kuşağa taşındı.

Bu kitap 150 yıl boyunca samurayın hayat ve ölümle hesaplaşmasının muhasebe defteri olarak kaldı.

Evet muhasebe devam ediyor:

Ünlü samuray Kirano Suke Şida yazıyor:

‘‘Ölüm veya hayat hakkında hiçbir bilginiz yoksa, yaşamayı tercih edin.’’

Kirano sıradışı bir samuraydı.

O yüzden bu sözleri, gençler tarafından yanlış anlaşıldı.

Korkaklık ve alçaklıkla suçlandı.

Oysa ölümünden sonra bulunan bir yazısında şöyle diyordu:

‘‘Yemek veya yememek arasında bir tercih yapamıyorsanız, en iyisi yemek yemekten vazgeçmektir. Ama ölüm ve hayat arasında bir tercih yapamıyorsanız, ölmek daha iyidir.’’

Bu ahlak, bu karakter, bu hayat ve ölüm muhasebesi bize ne kadar uzak.

Çünkü bizim için ölüm, kaybetmektir.

Yaşamak ise kazanmak.

İşte bu yüzden çoğu kez tercihimiz hep yaşamaktan yana olur.

Oysa bu bir samuray için kelimenin tam anlamıyla ‘‘alçaklıktır’’.

* * *

Geçen hafta sonunda Paris'te ‘‘La Hune’’ kitabevinden aldığım Yamamoto'nun kitabı, işte bize böylesine uzak bir şövalyelik ahlakının gizli kitabı.

Daha doğrusu, samuray ruhunu, hiç bitmeyen bir kriz iklimine ve her an gelebilecek bir ölüm ihtimaline hazırlama el kitabı.

Kitabın temel esprisi ise bana göre Üstad Joşo'nun şu sözlerinde özetleniyor:

‘‘Şimdi zamanı, zaman şimdi...’’

‘‘Şimdi zamanı’’, her an gelebilecek bir bilinmeyene karşı sürekli hazırlıklı olmak anlamını taşıyor.

O şeyin gelip gelmemesi hiç önemli değil.

Önemli olan samurayın hazırlıklı oluşudur.

* * *

Bir insanın ‘‘pişmanlık güncesi’’ tutabileceğini ilk defa bu kitapta okudum.

O bölümü aynen aktarıyorum:

‘‘Gençken bir pişmanlık güncesi tutuyordum. İçine her gün yaptığım hataları yazıyordum. Ama her gün bu defteri 20-30 defa açmak zorunda kaldığımı fark ettiğim an günce tutmaktan vazgeçtim. Bugün bile hálá hata yapmadığım gün yoktur. Hata yapmadan yaşamak mümkün değildir. Ama entelektüeller henüz bu gerçeği kabul etmeye hazır değildirler.’’

Oysa bizim kültürümüz, ‘‘Hatasız kul olmaz’’ diyerek, bu gerçeği en azından halk dilinde ibra etmiştir.

* * *

150 yıl boyunca gizli tutulan bu kitap niye yazılmış?

Sadece samuraya ölebilmeyi öğretmek, onu bu ahlak güzergáhının ilk ve son durağı olarak kabul ettirmek için mi?

Hayır.

Hatta tam aksine.

Kitabın 66'ncı sayfası, samuray felsefesinin gerçek özüne iniyor:

‘‘İnsan hayatı sadece bir an sürer. (O yüzden) en hoşumuza giden şeyleri yaparak yaşama gücüne sahip olmamız lazım.’’

Öyleyse bu gizli kitabın neredeyse üçte birinin, ‘‘ölümü tercih edebilme sanatına’’ ayrılmasının bir manası var mı?

Var elbette.

Hayatı iyi yaşayabilmek için her an ölümü tercih edebilecek güce ve inanca sahip olmak gerekir.

Gerektiğinde ölümü tercih etmesini bilemeyenler, kaliteli hayatı yaşama şansına da sahip olamazlar.

Benim gizli samuray ahlakından çıkardığım sonuç bu.



Yazarın Tüm Yazıları