"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Ertuğrul Özkök: Demirel'in ‘aman yapma’ dediği an

Ertuğrul ÖZKÖK

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in, Çankaya'da Cumhurbaşkanı Demirel'le yaptığı sondan bir evvelki görüşmede ilginç bir olay cereyan ediyor.

Görüşme bittikten sonra tam vedalaşma anında Aliyev, Demirel'e şunu söylüyor:

TAM ÇIKARKEN

‘‘Ben şimdi kapıdan çıkarken, beş Türk cumhuriyetinin cumhurbaşkanlarının sizin yeniden seçilmesini istediklerini açıklayacağım.’’

Cumhurbaşkanı Demirel, konuğunu kolundan tutarak ‘‘Aman yapma’’ diyor.

Ve devam ediyor:

‘‘Aman yapma. Böyle yaparsan başıma iş açarsın. Bunu Bakü'ye döndüğünde yaparsın.’’

Azerbaycan Cumhurbaşkanı bunun üzerine yapacağı açıklamadan vazgeçiyor.

Ancak döndükten bir süre sonra Bakü'de Türk gazetecilerini çağırıp şu açıklamayı yapıyor:

‘‘Biz beş Türk Cumhurbaşkanı, Demirel'in yeniden cumhurbaşkanı seçilmesini istiyoruz.’’

Denilebilir ki, ‘‘Size ne, bu bizim kendi iç meselemiz’’.

Ama iş o kadar basit değil.

Cumhurbaşkanı Demirel, bu bölgede ciddi bir istikrar unsuru haline gelmiştir.

Bunu Türkiye dışında herkes böyle kabul ediyor.

Ama ne yazık ki, iç siyasetin kendi kuralları bazen dış dünyadaki algılamalardan çok farklı olabiliyor.

GORBAÇOV GİBİ

Rahmetli Özal bütün dünyada hayranlıkla izlenen bir siyasetçiydi.

Ama kendi ülkesinde durum farklıydı.

Keza Gorbaçov.

Bana göre 20'nci yüzyılın en büyük devrimcilerinden biriydi.

Komünizmin yıkılışında onun yaptığı cesur zihniyet devriminin rolü çok büyüktü.

Üstelik komünizmden serbest pazar ekonomisine ve demokrasiye geçişin bütün dünyada kansız olmasını sağlayacak bir psikolojik iklimi de yaratmıştı.

Ama gelin görün ki kendi ülkesi bunu böyle algılamadı.

Veya bütün o yaptıkları kendi iç kamuoyunun umurunda bile değildi.

Sonunda gelinecek ve inanılacak nokta demokrasi ise elimizdeki tek ölçü oy oluyor.

Başbakan Ecevit, Demirel'in ikinci defa seçilmesi için elinden geleni yaptı.

Bunu yaparken sonuna kadar samimi olduğuna da içtenlikle inanıyorum.

Türkiye, belki de 15 yıldan bu yana elde edemediği bir siyasi istikrarı yaşıyor.

TAŞ OYNARSA

Bundan iki yıl öncesine kadar bütün komşularıyla neredeyse savaşın eşiğindeydi.

Bugün hızla barışa doğru gidiyor.

Şimdi bu istikrarı bozmak kimin yararına olacak?

‘‘Canım bir başka cumhurbaşkanı bulunsa ne olur’’ diyebilirsiniz.

Evet ama şunu unutmayın.

Bir Özal'ın Çankaya'ya çıkışı dengeleri altüst etmişti.

Demirel'in Çankaya'ya çıkışı bir anlamda hem merkez sağın hem merkez solun tarihi bir kaosa girmesine yol açtı.

Şimdi ne olur bilmiyoruz.

Hep birlikte göreceğiz.

Herkes de bunun sorumluluğunu sırtında taşıyacak.

Peki bunu çözmek için bulunan formüle ne demeli?

Doğrudur, görüntü sakildir.

SAKİL AMA

Cumhurbaşkanının görev süresinin uzatılmasını sağlayacak bir anlaşma paketi içine, milletvekillerinin maaşlarıyla ilgili bir düzenlemeyi de ‘‘sokuşturmak’’ sakil bir görüntü ortaya çıkarıyor.

Ama kabul edelim ki, milletvekillerinin maaşlarının ayarlanması da her seferinde sorun oluyor.

Olay her defasında Anayasa Mahkemesi'ne gidiyor. Her defasında yapılan tartışmalar Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni yıpratıyor.

O nedenle TBMM'nin kendi özlük haklarıyla ilgili düzenlemeleri kanunla yapması normaldir.

Peki milletvekilleri bunu istismar ederse ne olur?

Onun hesabını sorma mercii de sandıktır.

Dolayısıyla, görüntü sakil olsa da cumhurbaşkanlığı paketi içine bu konunun da sokulmasını fazla yadırgamamak gerekir.

X