"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Ertuğrul Özkök: Creme de la creme'le barış mı

Ertuğrul ÖZKÖK

DYP önümüzdeki dönem için kritik bir karar aldı. Parti, muhalefeti Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden dışarıya kaydıracak.

Bunun ilk adımını da 17 Şubat günü İzmir'in Torbalı İlçesi'nde atıyor.

Burada bir açık hava mitingi düzenlenecek.

DIŞARIDA MUHALEFET

Yanılmıyorsam bu 18 Nisan seçiminden bu yana bir partinin düzenleyeceği ilk açık hava mitingi olacak.

DYP, ‘‘dibe vurduğu’’ bir anda neden böyle bir riski göze alıyor?

Genel Başkan Tansu Çiller'e çok yakın bir parti yöneticisi şu ilginç tahlili yapıyor:

‘‘Meclis'teki parmak çoğunluğu tahakkümüne karşı bir şeyler yapmalıyız.’’

Bu sözlerde, Meclis içi muhalefet konusunda bir umutsuzluk seziliyor.

Başka açıdan bakarsanız da, Meclis'te çok güçlü bir iktidar koalisyonunun bulunduğu anlamı çıkıyor.

Tabii bunun adına ‘‘istikrar’’ da diyebilirsiniz.

Hizbullah olayının Fazilet Partisi'nde beklenenden büyük bir kriz yaratması, Meclis içindeki muhalefeti daha da etkisiz hale getiriyor.

İşte bu siyasi ‘‘vakum’’ içinde, DYP de şimdi kendine yeni bir yol arıyor.

Şu an için bulunan yol da muhalefeti Meclis dışına kaydırmak oluyor.

Bu açık hava mitingleri önümüzdeki aylarda da devam ettirilecek.

Genel Merkez, Türkiye'yi 11 bölgeye bölerek her biri için bir genel başkan yardımcılığı oluşturuyor.

Bir genel başkan yardımcılığı da Almanya için kuruldu.

DÖNÜŞ YOLU

Bu genel başkan yardımcıları bütün Türkiye'yi gezecek.

Parti yönetimlerine danışarak, daha önce DYP'den ayrılmış etkili kişilerin yeniden partiye dönmesi için zemin hazırlanacak.

Ama bunun için yerel partililerin mutlaka görüşü ve onayı alınacak.

Konuştuğum parti yöneticisine, ‘‘Bu durumda Mehmet Ağar'ın DYP'ye dönüşü banko’’ diyorum.

‘‘O milletvekili. Dolayısıyla durumu farklı. Onun dönüşü için mutlaka Genel İdare Kurulu kararı gerekiyor’’ diyor.

Ama ben, DYP içinde bazı etkili kişilerin Ağar'ın yeniden DYP'ye dönüşü için çaba harcadıklarını biliyorum.

Parti, Refahyol'la iktidar ortaklığından sonra yıpranan ‘‘liberal kimliğini’’ onarmak için girişimler yapacak.

Sözünü ettiğim yönetici, ‘‘Bir takım partiler gardrobumuzun kapısını açık bulup, içinden liberal elbisemizi aldılar. Bu liberal elbise üzerlerinde sakil duruyor, bol geliyor. O nedenle liberal elbisemizi geri istiyoruz’’ diyor.

LİBERAL ARSA

Bu sözlerin muhatabının kim olduğu açık.

DYP, Ecevit'in DSP'si ile Bahçeli'nin MHP'sinin liberal bir kimliğe doğru gitmek istediğini görüyor.

Oysa onların gitmek istediği ‘‘arsanın’’ asıl sahibinin kendisi olduğunu düşünüyor.

O nedenle o liberal arsa için şiddetli bir mücadeleye girmeye hazırlanıyor.

Ancak burada şu soru akla geliyor.

DYP'nin gerçek sorunu, ‘‘liberal kimliğini kaybetmesi mi’’, yoksa liderlik kimliğinin yıpranması mı?

Konuştuğum yönetici bu sorulara cevap vermiyor.

Ancak şunu da söylemeden edemiyor:

‘‘Biz hırçın bir politika izlemeyeceğiz.’’

Tabii bu sözler, geçmişteki hırçın politikanın partiye zarar verdiğini zımnen kabul anlamına geliyor.

Bu arada Çiller'in aile çevresi ile ilgili bazı gelişmeler de var.

Mesela eşi Özer Çiller artık Ankara'ya hemen hemen hiç gelmiyormuş.

İSTANBUL BARIŞI

Üç aydan bu yana hiç uğramadığı bile söyleniyor.

Daha çok İstanbul'da oturuyormuş.

Buna karşılık Çiller haftanın iki gününü İstanbul'da geçiriyormuş.

Konuştuğum kişi ‘‘Orası hem seçim bölgesi, hem de Türkiye'nin en güçlü ekonomik merkezi’’ diyor.

Belki biraz abartılı olma riskini göze alarak, ben bu sözleri de Çiller'in bir zamanlar ‘‘creme de la creme’’, yani kremanın kreması olarak nitelediği İstanbul ile barışma adımı olarak yorumluyorum.

Yani kobilerin yanı sıra, İstanbul sermayesine geri dönüş olarak.

Gerçekten böyleyse, doğru bir karar. Çünkü liberal bir partinin Anadolu sermayesi ile İstanbul sermayesi arasında ikilik yaratacak tavırlardan kaçınması gerekir.

X