"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Ertuğrul Özkök: Ben aynı görüşte değilim

Ertuğrul ÖZKÖK

Hayret bir şey... Türk Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Sermet Atacanlı, Yunanistan Dışişleri Bakanı'nın sözleri için, ‘‘Bunda yeni bir şey yok’’ diyor.

Bunu diyor ama hemen arkasından, bu konudaki Yunan resmi tezini şöyle açıklıyor:

‘‘Yunan resmi tezi, Lozan Antlaşması'na göre Yunanistan'da Türk azınlık yoktur şeklindedir.’’

İyi ya, şimdi bir Yunan Dışişleri Bakanı çıkıp, ‘‘Yunanistan'da Türkler vardır’’ diyor.

BİZ DEĞİL MİYDİK

Biz değil miyiz yıllardır bütün dünyada kapı kapı dolaşıp, ‘‘Bunlar Türk kimliğini tanımıyorlar’’ diye Yunanistan'ı şikáyet eden.

Şimdi nasıl olup da bu sözlerde ‘‘Yeni bir şey yok’’ diyebiliyoruz.

Böyle yapmak, Yunanistan'ın yıllardır eleştirdiğimiz ‘‘gözükara düşmanlık’’ politikasına dönmektir.

Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı'nın yaptığı açıklamayı kendisinin de ‘‘İnsafsız’’ bulduğuna eminim.

Demek ki günlük politika böyle bir açıklama yapmayı gerektiriyor.

Belki de Yunanlılar gibi onlar da, kamuoyundan yumuşama yolunda bir baskı gelmesinden endişe ediyorlar.

Veya, orada Türkler'in varlığını kabul etmenin, Türkiye'nin kendi içindeki kimlik meselelerini gündeme getirmesinden çekiniyorlar.

Ya da Papandreu'nun, ‘‘takkıye’’ yaptığına inanıyorlar.

Bu olay yüzyılın sonunda bir gerçeği önümüze koyuyor.

Artık gerek uluslararası, gerek ulusal meselelerde çife standart uygulamaları giderek zorlaşıyor.

HAKLILIK FOBİSİ

Türkiye'nin Güneydoğu sorununu durmadan kaşıyan Yunanistan'ın artık kendi Türk etnik sorununu dünyadan saklayabilmesi mümkün değildir.

Ama aynı şey Türkiye için de geçerli.

Başka ülkelerdeki soydaşlarımızın sorunlarını ve haklarını savunurken kuvvetli olabilmek için, kendi içimizdeki sorunu yumuşak yoldan halletmemiz gerekiyor.

Kendi içinizdeki bir sorunun varlığını reddedebilirsiniz.

Hatta bu sorunun niteliği konusunda haklı da olabilirsiniz.

Ama günümüzde sadece haklı olmak yetmiyor.

KOÇ ÖRNEĞİ

Dünya tarafından ‘‘haklı olarak algılanmak’’ da gerekiyor.

O nedenle, haklılığı, ‘‘haklılık paranoyasına’’ dönüştürmeden savunmanın yolunu bulmalıyız.

Önceki gün Turizm Bakanı Erkan Mumcu ile sohbet ediyorduk.

Kabinedeki en talihsiz bakan herhalde kendisidir.

Türkiye'ye turist gelmemesinin nedenleri üzerinde konuşuyorduk.

Bugün için resmi tezimiz, ‘‘PKK terörü nedeniyle turistlerin gelmekten kaçındığı’’ şeklinde.

Acaba sadece böyle mi?

Günümüzde bir ülkenin imajı, insan haklarına saygılı olması, sicilinin temiz olması da turizm açısından önemli unsurlar olarak kabul ediliyor.

Batı toplumları özellikle insan hakları konusunda giderek daha duyarlı hale geliyorlar.

Bu eğilim devam ettiği takdirde, yarın terörün kökünü kazısanız dahi, turist çekmekte zorlanabilirsiniz.

Nitekim Türkiye, olay bakımından son yılların en sakin yazlarından birini geçiriyor olmasına rağmen sezonu kaçırdık.

Dönelim Papandreu'nun çıkışlarına.

Ben Dışişleri Bakanlığı ile aynı görüşte değilim. Bu tavırda yeni bir şeyler var.

Böyle küntleşmiş ilişkilerde, insanların cesur çıkışları çok yararlı oluyor.

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç, iki ülkenin ilişkilerini düzeltmek için çok cesur adımlar atmıştı.

Hatta kendi kurumu içinde eleştirilecek kadar cesur adımlar atmıştı.

CESARET

Ama bu adımlar, Yunan tarafında en küçük bir hassasiyet yaratamadığı için Rahmi Bey'in cesareti de kırılmıştı.

Şimdi biz aynı şeyi Papandreu'ya yaparsak, aynı sonucu alırız.

İşte bu nedenle, Yunan Dışişleri Bakanı'nın sözlerindeki yeni tarafı desteklemek gerekir.



X