"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Ertuğrul Özkök: Ankara'yı by-pass mı

Ertuğrul ÖZKÖK

Dünya Birleşik Belediyeler Federasyonu, önümüzdeki günlerde Diyarbakır'da bir seminer düzenliyor. Konusu ‘‘Türkiye'nin Güneydoğu şehirleri ile Avrupa şehirleri arasında merkezi olmayan ilişki.’’ Yani bir anlamda, Ankara'yı by-pass ederek Güneydoğu'yla direkt ilişki kurma. Ankara, HADEP'ten bu seminere destek vermemesini bekliyor.

MİLLİ Güvenlik Kurulu'nun 29 Eylül günü yapacağı toplantıda çok ilginç ve kritik bir konu var.Son 48 saattir Ankara'daydım.

Bu konunun Ankara'yı belli biçimde rahatsız ettiğini hissettim.

ANKARA'YI BY-PASS

Olay şu.

Dünya Birleşik Belediyeler Federasyonu (FMCU) önümüzdeki günlerde Diyarbakır'da bir seminer düzenlemeye karar vermiş.

Seminerin konusu da şu:

‘‘Türkiye'nin Güneydoğu şehirleri ile Avrupa şehirleri arasında merkezi olmayan ilişki.’’

Tabii insanın aklına hemen şu soru geliyor:

Neden İç Anadolu veya Marmara Bölgesi değil de, Güneydoğu Anadolu?

Ayrıca ‘‘merkezi olmayan ilişki’’ ne anlama geliyor?

Yani, ‘‘Ankara'yı by-pass eden bir ilişki mi aranıyor?’’

Seminerin konusu, nereden bakarsanız bakın, iğreti, zorlama ve kötü amaçlı.

Yani, bir ‘‘Avrupa şehirleri ile Kürdistan arasındaki ilişki’’ demedikleri kalmış.

Toplantıda başka iğreti duran ayrıntılar da var.

Mesela seminer için hazırlanan belgelerde Tunceli'den ‘‘Dersim’’ olarak söz ediliyor.

Üstelik FMCU, Ankara'da Dışişleri Bakanlığı'na gönderdiği evraklarda bile Tunceli'den ‘‘Dersim’’ olarak söz ediyor.

FMCU o kadar ileri gitmiş ki, Ankara'nın fikrini dahi almadan hazırladığı bu toplantıya, Türkiye'nin resmi desteğini de istiyor.

Federasyonun genel sekreteri Michel Bescond, Dışişleri'ne yazdığı yazıda ‘‘Türkiye'nin resmi desteğini istediklerini, seminere hükümet adına bir kişinin katılmasını arzu ettiklerini’’ bildiriyor.

HİÇ ÇEKİNMEDEN

Ankara'nın rahatsızlığı şu.

Bu semirenin ne fikir, ne de gerçekleşme aşamasında Ankara'nın hiçbir görüşü alınmamış.

Görüşü alınmadığı gibi, bilgi de verilmemiş.

Görüşmeler HADEP yöneticileri ve Avrupa'daki bazı PKK çevreleri ile yapılmış.

Ve şimdi son aşamada, Türkiye'nin resmi desteği isteniyor.

Olay bana ilk anlatıldığı zaman, ‘‘Acaba Ankara bu konuda biraz abartılı mı davranıyor’’ diye düşündüm.

Ancak olayın ayrıntılarına, perde arkasına biraz girdiğim zaman, işin görüntüsü tamamen değişti.

HADEP'TEN BEKLENEN

Dünyanın neresinde olursa olsun, bir devlet böyle bir olup bittiden rahatsız olur.

O nedenle Ankara bu konuda hassas davranmakta sonuna kadar haklı.

Son zamanlarda Güneydoğu'ya inanılmaz bir heyet akını var.

Sanki Güneydoğu'ya, ‘‘ayrı bir bölge’’ havası verilmek isteniyor.

Bazı HADEP yöneticileri de, ya bilerek bu işin içinde, veya bu amaçla kullanılıyorlar.

Son zamanlarda HADEP'le Ankara arasında yumuşak bir hava doğdu.

Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'nin Diyarbakır ziyareti, Türkiye'nin her tarafında ılımlı bir havanın yayılmasını sağladı.

Ama korkarım, bu tür olaylar HADEP'in bütün Türkiye ile barışma ve birleşme projesine zarar verecektir.

Ankara'da konuştuğum üst düzey yetkililer, bu toplantıyı engelleme gibi bir hava içinde görünmüyorlardı.

Ancak son günlerde oluşan yumuşak havadan sonra HADEP'in bu girişiminin bazı kafalarda yeniden soru işaretleri yarattığını hissettim.

Anladığım kadarı ile Ankara, HADEP'ten bu konuda bir jest bekliyor.

Daha doğrusu, ‘‘PKK yönlendirmesindeki’’ bu toplantıya, HADEP'in destek vermemesi gerektiği yolunda bir beklenti var.

Beni görüşüm şu:

HADEP, siyasi amaçları apaçık belli bu toplantıya destek vermez ve bu toplantı gerçekleşmezse, bölgedeki yumuşama daha da artacaktır.

Aksi takdirde HADEP'in ‘‘ikili bir oyun içinde olduğu’’ tezini savunanlar Ankara'da mevzi kazanacaktır.

HADEP son zamanlarda, ‘‘Türkiye'nin partisi olduğu’’ tezini işliyor. Üniter devletten yana olduğunu ilan ediyor.

YABANCILARA

Bu konuda samimiyse, Ankara'yı by-pass eden böyle bir toplantıya neden destek veriyor?

Bir çift sözüm de yabancı kuruluşlara...

Bu tavırları ile Türkiye'nin barışmasına değil, tam aksine yeniden çatışmaya gitmesine yol açıyorlar.

Bu da dostça bir davranış değil...

X