"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Ertuğrul Özkök: Alın arabanızı, bizi korumayın

Ertuğrul ÖZKÖK

Önceki akşam geç saatlerde eski İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir arıyor. Sesi ağlamaklı, büyük bir öfkeyle konuşuyor.

İçişleri Bakanlığı'nın koruma arabalarını geri çekme kararına çok içerlemiş.

HEM UYARIYORLAR...

‘‘Televizyonlar durmadan adımızı anons ediyor. Sanki suç işlemişiz gibi afişe ediliyoruz’’ diyor.

Arkasından da şu küskünlük ifadesi geliyor:

‘‘Alsınlar o zaman arabaları, bizi korumasınlar.’’

Tabii bu kolay bir şey değil.

Necdet Menzir, İstanbul Emniyet Müdürlüğü sırasında terör örgütleriyle mücadele etmiş.

Özellikle Dev-Sol'un çökertilmesinde Mehmet Ağar'la birlikte büyük emeği geçmiş.

Risk almış bir güvenlik görevlisi.

Bu devletin onu mutlaka koruması gerekiyor.

Aynı şekilde Mehmet Ağar'ı da...

Dün de onunla konuştum.

Ağar, Menzir'e göre tepkilerini daha iyi kontrol edebilen bir eski polis.

Ama o bile bu karara çok kırıldığını saklayamıyor.

Üstelik ilginç bir olay da olmuş.

Geçen hafta içinde İstanbul Emniyeti'nden üst düzey bir yetkili kendisini arayarak, Dev-Sol'un yeni bir örgütlenme ve eylem hazırlığı içinde olduğunu bildirip şunu söylemiş:

‘‘Örgütün hedef listesinin başında siz varsınız. Bunu size yazı ile de bildireceğim, ama yazı gecikebilir, o nedenle telefonla uyarmak istedim.’’

LÜKSÜMÜZ YOK

Ağar iyi korunan bir emniyetçi.

Geçmişte yaptığı işler nedeniyle iyi korunması da gerekiyor.

Eski içişleri bakanlarının ve kritik görevlerde bulunmuş öteki devlet görevlilerinin korunması kararı, İstanbul'da iki eski üst rütbeli komutanın öldürülmesinden sonra alınmıştı.

Yani bu kişiler kanun gereği korunuyor.

Korumanın, caydırıcı ve önleyici bir etkisi olduğu birçok olayda kanıtlandı.

Dolayısıyla korumayla ilgili böyle tasarruf tedbirlerinde ifrata kaçmamakta büyük yarar var.

Devlet, ülkede güvenliği sağlamak için çok kritik mevkilerde cesur görevler yapmış kişileri korumakla görevlidir.

Bunu yapmadığınız takdirde ileride benzer görevleri yapacak insan bulmakta güçlük çekersiniz.

Eski Cumhurbaşkanı Demirel'in, Güneydoğu'da kahramanca görev yapan askerlere hangi güvenceyi verdiğini unutmayalım. Ne demişti Demirel?

‘‘Yeni Muğlalı Paşa olaylarına izin vermeyiz.’’

Askerler de, Genelkurmay Başkanlığı'nın bahçesine diktikleri kahraman komutan heykellerinin arasına Muğlalı'nınkini de eklemişlerdi.

Yani bu ülkenin bir zamanlar idam istemiyle yargıladığı komutanın heykeli dikilmişti.

TERÖRÜN 2 HEDEFİ

Terörün mantığında değişmeyen bir hedef vardır.

Bazen kamuoyunda ses getirecek insanlara yönelir, bazen de kritik noktalarda görev yapan güvenlik elemanlarına.

Birinde amaç ses getirmektir.

Ötekinde ise güvenlik kuvvetlerinin mücadele gücü ve azmini kırmak.

Türkiye son 10 yılda hem siyasi terörle, hem de bölücü terörle çok başarılı bir mücadele verdi.

Sonunda her ikisini de nötralize etmeyi başardı.

Ama bu terör bitmiş değildir.

Her an yeniden canlanabilir.

Canlanması ve moral kazanması için böyle hedeflerden birini vurması yeterli olur.

Dolayısıyla devletin buna izin vermemesi gerekir.

İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın iyi niyetinden en küçük şüphem yok.

TERÖRE PRİM

Daha şimdiden fevkalade başarılı bir İçişleri Bakanı ve güvenlik mensubu olarak tarihe geçti.

Türkiye'nin, kendisine hizmet etmiş evlatlarına sağladığı korumayı bir şatafat olarak görme lüksü yoktur.

Hizbullah'a, menfaat çetelerine karşı cesur bir mücadele veren Tantan'ın da bugün ve gelecekte aynı nedenlerle çok iyi korunması gerekir.

O nedenle bu insanları, koruma şatafatı vesaire gibi onur kırıcı ifadelerle yıpratmak, hem onlara haksızlık, hem de teröre prim vermek anlamına gelir.

X