Gündem Haberleri

    Ersümer: Yargılandığım Mavi Akım imdada yetişti

    ANKARA (A.A)
    08.02.2006 - 14:38 | Son Güncelleme:

    Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer, kendisinin yargılanmasına neden olan Mavi Akım Projesi'nin bugün “imdada yetişen bir hat” olarak değerlendirildiğini belirterek, “Ülkenin başbakanı bu hattan gelen gazın artması konusunda talepte bulunmuştur” dedi.

    Ersümer ve Çakan'ın Yüce Divan'da yargılandıkları davaya devam edildi. Duruşmada söz alan Cumhur Ersümer, suçlandığı Mavi Akım projesiyle ilgili fiyatın pahalı olduğu iddialarının ortaya atıldığını anımsatarak, sonradan bu iddiaların gerçek olmadığının belirlendiğini söyledi. Türkiye'nin son günlerde doğalgaz sıkıntısı içine girdiğini belirten Ersümer, “Bu kaderin cilvesidir. İşin gerçeği şudur ki, benim dönemimde yaşanan sıkıntı, maalesef aradan 8 yıl geçmesine rağmen aynı şekilde yaşanmıştır. Kış uykusundan başımıza bu sıkıntı geldikten sonra kalkılmıştır” diye konuştu.

    Enerji santrallarını ikincil yakıtla çalıştırdığı suçlamalarıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Ersümer, şu anda da söz konusu santrallerin ikincil yakıtla çalıştırıldığını kaydetti. Türkiye'de 9 yıldır doğalgaz yer altı deposu kurulmasıyla ilgili hiçbir işlem yapılmadığını öne süren Ersümer, “Yeraltı depoları bitirilmiş olsaydı gazlar muhafaza edilecekti, sıkıntı olmayacaktı. Santraller de ikincil yakıtla çalıştırılmayacaktı” dedi.

    ENERJİ DARBOĞAZI

    Kendisinin yargılanmasına neden olan mavi akım projesinin bugün ”imdada yetişen bir hat” olarak değerlendirildiğini söyleyen Ersümer, “Ülkenin başbakanı bu hattan gelen gazın artması konusunda talepte bulunmuştur. Gaz sıkıntısı mavi akımdan aktarılan gaz miktarıyla karşılanmıştır” diye konuştu. Ersümer, doğalgazda yaşanan aynı sıkıntının enerji sektöründe de görüldüğüne işaret ederek, 'ülkeyi 125 milyon dolar zarara uğrattığı' iddia edilen yönetmelik değişikliğine dayandırılarak yapılan yap-işlet-devret santrallerinin mevcut hükümet tarafından çalıştırıldığını ifade etti. Ersümer, şöyle konuştu:

    “3.5 yıldır hiçbir hidrolik, termik santral ihalesi yapılmadı, temeli atılmadı. Bizim dönemimizde yapılanlar şimdi törenlerle açılıyor. 2009 yılından sonra Türkiye'nin, enerji darboğazına gireceğinden söz ediliyor. Bu kadar kısa sürede ne kömür ne termik santral yapabilirsiniz. Eğer biraz daha bu tedbirler alınmazsa sıkıntılar doğalgaz üretimi yapmak için santrallar kurmak zorunda kalacaksınız.”

    ÇAKAN'IN KONUŞMASI

    Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Zeki Çakan da 9 Mayıs 2001 ve 18 Kasım 2002 tarihleri arasında 18 ay bakanlık görevi yaptığını ve bu dönemde bir tek doğalgaz alım-satım sözleşmesi imzalamadığını söyledi. Türkiye'ye doğalgaz sağlayan mavi akım ihalesi döneminde kendisinin bakan olmadığını belirten Çakan, ihaleyi feshetmediği gerekçesiyle Yüce Divan'a gönderildiğini anımsattı. Çakan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, geçen yıl İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile mavi akım projesini açtığını ve mavi akımın kapasitesinin artırılmasının gündeme getirildiğini söyledi. Çakan, “Başbakan projede emeği geçenlere de teşekkür etti” dedi.

    Zeki Çakan, bakanlık görevinden ayrılırken Türkiye'de ithal doğalgazlar içinde en ucuz gazın mavi akım olduğunu belirterek, ”Bugün bir kurtarıcı olarak görülen mavi akımın ülke için ne kadar önemli olduğu dile getirilmişken beni Mavi Akım ile ilgili olarak Yüce Divan'a sevk etmelerini anlayabilmiş değilim” diye konuştu. Bakanlık görevinde bulunduğu süre içerisinde doğalgazda ilk defa fiyat ve miktar indirimi yapıldığını, Azeri doğalgazının ihracı için imza atıldığını anlatan Çakan, kendi döneminde Yunanistan'a doğalgaz ihracı için mutabakat zaptı imzalandığını, ancak Başbakan Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis'in doğalgaz ihracı için törenler düzenlediğini belirtti.

    Türkiye'deki ilk doğalgaz yeraltı depolama tesisinin de kendi döneminde ihale edildiğini söyleyen Çakan, bu depolamanın ne kadar önemli olduğunun bu kış ortaya çıktığını söyledi. Çakan, şöyle konuştu:

    “Beni siyasi linçe tabi tutarak yanlış bilgi vermişler ve doğruyu söylememize engel olmaya çalışmışlardır. Karadeniz'de petrol ve doğalgaz aranması işlemini ilk biz başlatmamıza rağmen, 'ilk defa biz yapıyoruz' demişlerdir. Bunda benim ve bürokratlarımın katkısı vardır. Mesnetsiz isnatlarla beni buraya gönderip siyasi linçe tabi tutanlar, gerçekleri er yada geç göreceklerdir.”

    Enerji santralleri ihalelerine katılan 6 firma yöneticisinin tanık olarak dinlenildiği duruşmada ara kararı açıklayan Yüce Divan Başkanı Tülay Tuğcu, duruşmanın 7 Mart 2006'ya bırakıldığını bildirdi.

    İŞBAŞARAN: ARACILIK ETMEDİM

    Duruşmada tanık olarak dinlenilen Fevzi İşbaşaran, 14. Bölge Elektrik Dağıtım ihalesini kazanan Ahmet Yıldız'ın kendisini arayarak, Bakan Ersümer ile tanıştırmasını istediğini söyledi.
      
    İhaleden çok sonra Ersümer'i telefonla arayarak randevu aldığını ve Ahmet Yıldız ile tanıştırdığını belirten İşbaşaran, ayrıca Yılmaz'ın isteği ile Bakan ile Yıldız'ı bir de TBMM'de görüştürdüğünü aktardı.
      
    Ahmet Yılmaz'ın ihaleyi kazandığını, ancak finans sıkıntısı içinde olduğunu bildiğini kaydeden İşbaşaran, ondan sonra Yılmaz ile bir daha görüşmediğini söyledi.
      
    İşbaşaran, daha önce tanık olarak dinlenilen Ahmet Yıldız'ın, ”ortaklık için kendisinin aracılık ettiği” iddialarını yalanladı.
      
    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı avukatları, tanık ifadesini kabul etmediklerini belirttiler.
      
    İhaleyi kazanan Ahmet Yıldız'ın ortak olması için baskı gördüğü iddia edilen işadamı Rahim Özkaymak da Konya'dan ihaleye katılan firmaların, ihale sonuçlanmadan anlaşma yaptıklarını ve ihaleyi hangi firma kazanırsa kazansın ortaklık yapılacağına karar verdiklerini anlattı.
      
    İhale netleşmeden alınan bu kararı, protokole bağladıklarını ve Ahmet Yıldız'ın da buna imza attığını söyleyen Özkaymak, ihalenin ardından ortaklıktan, herkesin sermayesine göre pay alacağını ifade etti.
      
    Ortaklık konusunda bakanlıktan herhangi bir öneri gelmediğini kaydeden Özkaymak, kendisinin de Yıldız'a ortaklık konusunda baskı yapmadığını söyledi.
      
    “HAYAL ETMİŞ”
      
    Ahmet Yıldız'ın bu yöndeki ifadelerinin gerçek olmadığını belirten Özkaymak, “Ahmet Yıldız yalan söylüyor, hayal etmiş” dedi.
      
    Yıldız'ın ifadelerinde, kendisinin ANAVATAN'lı olduğunu söylediğini ifade eden Özkaymak, “Hiçbir zaman ANAVATAN'lı olmadım. Bunu ispatlasınlar, tüm suçlamaları kabul ederim. İhaleye giren ve bazı ANAP'lıların oluşturduğu bir şirket vardı. Bakanlık baskı yapsa o grup için yapardı” dedi.
      
    Ahmet Yıldız'ın ortağı olarak ihaleye giren Şükrü Koçoğlu da ihaleyi kazandıklarını, ancak ortağı Yıldız nedeniyle ihalenin gerçekleşemediğini söyledi.
      
    Koçoğlu, Konya'nın ileri gelenlerinden Rahim Özkaymak ile ortaklık konusunu ihale sonuçlanmadan konuşmaya başladıklarını, ihaleyi kazanan kim olursa ortaklık yapılmasına karar verdiklerini anlattı.
      
    Bunu Ahmet Yıldız'a da ilettiğini belirten Koçoğlu, Yıldız'ın da buna olur verdiğini kaydetti.
      
    Ortaklık konusunda ihale öncesinde protokol imzalandığını, ancak sorunun Ahmet Yıldız'dan kaynaklandığını belirten Koçoğlu, “Ahmet Yıldız, ruhu dengeli bir insan değildir. Akşam yaptığımız toplantılarda evet diyor sabah vazgeçiyordu. Bu arkadaşın şahsıyla ilgili bir şey yaşadık biz. Tabi bu tıbbi bir şey” dedi.
      
    Dönemin bakanı Cumhur Ersümer ile hiçbir temasının olmadığını belirten Koçoğlu, Konyalı bir firma ile ortak olmaları konusunda Bakanlık'tan bir baskı gelmediğini, ortaklığı kendisinin teklif ettiğini söyledi.
      
    “DOKTOR RAPORU İSTEYİN”
      
    Ahmet Yıldız'ın bu iddialarda neden bulunduğunu bilmediğini kaydeden Koçoğlu'nun, “Bunları ya ona birileri söyletiyor ya da Ahmet Yıldız ile ilgili doktor raporu isteyin” demesi üzerine Mahkeme Başkanı Tülay Tuğcu, “Psikolojik durumu bizi ilgilendirmiyor” dedi.
      
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili Abdurrahman Yalçınkaya, Koçoğlu'na, “Neden ruh hali durumu böyle bir kişiyle konsorsiyum yaptınız” diye sordu. Koçoğlu'nun, “Bilmiyordum” demesi üzerine Yalçınkaya, “İnanılacak bir şey mi? Bilinçli bir insansınız, yaş tahtaya basmayacağınız belli” dedi. Koçoğlu da “Yıldız'ın durumu belki de zor zamanlarda ortaya çıkıyor. İlk dönemlerde anlamadım. Çok sonra öğrendim, kusura bakmayın zamanında öğrenememişim” dedi.
      
    Yüce Divan üyesi Serruh Kaleli'nin, ihaleyi kazandıktan sonra Konyalı grupla ortaklık kurularak oluşturulan şirket içinde Ahmet Yıldız'ın neden yer almadığını sorması üzerine Koçoğlu, Yıldız'ın önce ortaklık için imza attığını, sonra bundan vazgeçtiğini söyledi.
      
    Duruşmada, 5. bölge elektrik dağıtım ihalesini kazanan firmanın 3 yetkilisi de tanık olarak dinlenildi.
      
    Tanıklar Yiğit Akbaş, Recep Vural ve Cemal Eligül, ihaleyi kazandıklarını, ortaklık için bir firmayla görüşme yapmadıklarını belirttiler. Tanıklar, sorular üzerine, ihaleyi kazanmalarına rağmen işletme hakkının verilmemesiyle ilgili bakanlık aleyhinde yasal yollara başvurmadıklarını söylediler.
      
    “DEVLETİN İRADESİ, DOĞRU BELGE VERMEK İSTEMİYOR”
      
    Duruşmada söz alan Ersümer'in avukatı Bülent Acar, bir grup arasındaki ticari çekişmelerin mahkemeye yansıtılmasını doğru bulmadığını söyledi.
      
    Soruşturmanın genişletilmesi istemine ilişkin daha önceki duruşmalarda verdiği dilekçenin gerekçelerini açıklayan Acar, Mavi Akım ile görüşmelerin ve protokol anlaşmasının Ersümer döneminden önce yapıldığını, iddialarla ilgili Ersümer'in bir fiilinin olmadığını söyledi.
      
    Ersümer'in, Mavi Akım ile ilgili iddialarda işlemin tarafı olmadığını belirten Acar, “Müvekkilim, yapılan işlemlere tanık sıfatıyla imza atmıştır. Protokolde imzası bulunanlarla ilgili takipsizlik kararı veriliyor, onlar yargılanmıyorsa şahit sıfatıyla imzası bulunan bir bakanın yargılanması gibi bir durum olabilir mi?” diye konuştu.
      
    Soruşturmanın genişletilmesi için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Devlet Planlama Teşkilatı gibi kuruluşlardan bilgi ve belge istediklerini anımsatan Acar, “Devletin iradesi, davaya doğru belge vermek istemiyor” dedi.
      
    Duruşmada ara kararı açıklayan Tülay Tuğcu, Acar'ın, soruşturmanın genişletilmesi isteminin gelecek duruşmada karara bağlanacağını bildirdi.
      
    Tuğcu, daha önce çağrılan fakat adresi tespit edilemeyen Bilal Öztürk'ün tanıklığından vazgeçilmesine karar verildiğini kaydederek, 7 Mart'a ertelenen gelecek duruşmada, 2 tanığın dinlenilmesi için yazı yazılmasına karar verildiğini belirtti.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı