"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Erotik Bay Grey’e Türk kadını ne diyor

Şu anda dünyanın en çok satan kitaplarından biri “Fifty Shades of Grey”. Dile kolay, 40 milyon adet satmış.

Kitap pek yakında Türkçe olarak da yayınlanacak, ama bu yaz birçok plajda çevirinin yayınlanmasını beklemeden İngilizce orijinali hatmeden kadınlar vardı.
Bu meşhur kitapta ne bulduklarını merak ettim, şezlonglarına usulca yanaşıp sordum: “Kızlar, nedir bu kitabın sırrı?”
İşte yanıtlar...

“SEKS DEĞİL, JEST DİKKAT ÇEKİCİ”

Bu kitap daha çok annelerimizin zamanında okuduğu pembe dizi serilerini andırıyor!
Erkek karakter zengin ve yakışıklı, ele avuca sığmaz şehir bekarı.
Kadın karakter yeni mezun ve bakire...
Sonuçta kitapta onların aşkından öteye bir durum yok.
Evet, birkaç tane açık açık yazılmış, alışılmışın dışında porno içerikli bölümler var.
Ama bence kitapta anlatılan seksten öte biz kadınların en çok hoşuna giden şey, erkek karakterin yaptığı pahalı jestler!
Helikopterle yemeğe gitmeler, ani ve pahalı hediyeler filan...
Bu arada kitabı plajda okurken birkaç kadının heyecanla yanıma gelip “Nasıl? Pornoymuş öyle mi?” diyerek gözlerinin ışıldamasına ayrıca şaşırdığımı söylemeden geçmeyeyim! (Sinem)

“ONCA FANTEZİNİN SONU PANJURLU EV!”

Edebi bir eser mi? Kesinlikle hayır!
Bir sürü tekrar ve klişe var.
Umutsuz ev kadınları için yaratılmış bir kitap gibi geldi bana.
Özenilen/hayal edilen bir karakter, seyahatler, üstüne bir de şahane seks hayatı...
Ayrıca ulaşılması zor bir adamın kadın tarafından ehlileştirilmesi, kendine bağlaması olayı da var...
Kitap baştan sona biz kadınların hayallerini gerçekleştiriyor aslında:
Biraz fantezi yap, gez toz, sonra dön dolaş pembe panjurlu ev saplantısına kapılıp kal!
Zaten biz kadınlar bu hayatta daha ne isteriz ayol!
Christian Grey’i tabii ki! (Ela)

İlker İnanoğlu’ndaki Bay Grey havası!

Fotoğraftan yansıyan şu:
Adam efeler gibi oturmuş, biraz kafası bozuk sanki./images/100/0x0/55eb5eeef018fbb8f8bcc277
Denizde dalgalanmakta olan sevgilisi ise onu sakinleştirmek üzere yanı başına gelmiş ve ayağına uzun uzun öpücük konduruyor.
Lakin adam yine arızalarda, ayağını öpen kadından hâlâ memnuniyetsiz çemkiriyor gibi: “Öpme diyorum leynn!”
İlker İnanoğlu-Zeynep Mutlu çiftinin bu plaj karesinde hafiften yerli “Fifty Shades of Grey” havası yok mu?
Kadınlar her ne kadar sevgilisinin ayağını öpen hemcinslerini yerden yere vursalar da, aslında kendileri de böyle hareketlerden pekala hoşlanmıyorlar mı?
Son olarak; İnanoğlu ve Mutlu çifti fotoğrafta olan biteni neden açıklama/savunma gayretine düşmüşler ki?
Hele Mutlu’nun açıklaması çok fazla abartılı ve “ne alaka/bir dur orada” olmamış mı hani:
“Ben feminist değilim. İnsanlar bunun için ayağa kalkmasın, PETA için kalksınlar. O kadar kedi köpek öldürülüyor.”

Türk işi düğün ertesi fotoğrafçılığı

Amerikalı bir fotoğrafçı yeni evli çiftlerin düğün sonrası sabahlarını çekmeye başlamış.
Eğer cingöz bir fotoğrafçı çıkıp uygularsa, bu düğün ertesi sabahı fotoğrafçılığı bizde de gayet tutar.
Ama işin şöyle handikapları var tabii:
-Gelinle damat düğünün masraflarından dolayı sabah sabah kavgaya tutuşmuş olabilir. O sırada romantik poz çekmeye çalışan fotoğrafçıyı da o sinir stresle bir güzel hırpalayabilirler.
-Fotoğrafçının cinsiyetine bağlı olarak ya gelin ya da damat kıskançlık krizine girebilir.
“Eşime niye öyle baktın? Niye onu uzun uzun çektin?” filan diye...
-Düğün ertesi sabahı yeni evli çifti anne babaları ansızın ziyarete gelmiş olabilir. Dolayısıyla yataktaki pozlar bir anda “sülale boyu” poza dönüşebilir...

 

X