"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Ernie, pijama alerjimi yıktı

Ertuğrul ÖZKÖK

Onu ilk defa Washington'da büyük bir çarşının içindeki oyuncak dükkânının vitrininde gördüm.

Pijama giymiş, küçücük, tüylü bir yaratık.

Aslında ilk defa gördüm demem yanlış.

Televizyondan tanıdığımız çok ünlü bir kukla animasyon filminin tiplerinden biri.

* * *

Bu yılbaşının Amerika'da en gözde oyuncağı bu.

Pijama deyince aklıma hep geçmiş gelir. Akşamları eve girilir girilmez giyilen o acayip şey.

Rahat olduğunu bildiğim halde, nedense giyemediğim bir şey.

Kendime bir türlü uyduramadığım bir tarz.

Bu tüylü yaratık pijamalı, ama sempatik.

İnsan hemen ısınıyor.

Bunun büyüsü nedir? Akıl almaz reklam ve imaj bombardımanının etkisi mi? Yoksa bilemediğimiz, izah edemediğimiz başka şeyler mi?

İki günde ısındım.

Belli ki pijama satışlarını bile etkilemiş. Aynı çarşıda J.Crew mağazasında ona benzer pijamalar gördüm.

İtiraf edeyim.

Kendimi tutamadım bir takım aldım.

Giyer miyim bilmiyorum. Ama o pijamalı, tüylü yaratığın tuhaf cazibesi, 35 yıllık pijama alerjimi aldı götürdü.

Artık ben de pijamalı birisiyim.

Pazen, kalın mavi çizgileri olan bir pijamam var.

Ama kendime hafifletici bir neden bulmadım değil.

Pijamanın alt tarafı, Mick Jagger'ın 1970'lerde çıkardığı belden iple bağlı pantolonları andırıyor.

Yani ona pijama demek yanlış.

Zaten şimdiye kadar hiç giymedim.

* * *

Küçük tüylü yaratığa dönelim.

Adı Ernie...

Noel dolayısıyla bunlardan milyonlarcası satılmış.

Tipi, adına çok uygun.

Oyuncak mağazalarının alanları giderek büyüyor. Ama en çok büyüyen reyonlar ilginç.

Bunlardan biri, tüylü hayvanların kopyaları, televizyon tiplerinin kuklaları.

Öteki ise siber oyuncaklar.

Süper adamlar, çok fonksiyonlu araçlar, uzay silahları vs.

* * *

Washington'da bu oyuncak mağazasının vitrininin önünde aniden gerilere dönüyorum.

Hayatımdaki ilk ticari girişimim gözümün önüne geliyor.

Boynuma astığım küçük bir tezgâhta sattığım o küçük mika oyuncakları hatırladım.

Adı Hacıyatmaz'dı.

Satarken ‘‘Hacıyatmaz, çamura batmaz’’ diye bağırırdık.

Altına kurşun ağırlık yerleştirilmiş bu küçücük adam figürleri, o günün en ucuz oyuncaklarındandı.

Yana yatırırdınız, bırakınca kurşunun ağırlığı ile yine ayağa dikilirlerdi.

Şimdi geriye baktığımda, o oyuncaklarda, her devirde ayakta kalabilmeyi başaran insan tipleri görürüm.

* * *

İlk oyuncağım, yan tarafından kurulan küçük Oldsmobil marka bir otomobildi.

Sonradan açık bir İmpala veya ona benzer bir arabam oldu.

Kurunca dört beş metre yol alırdı.

Ama hepsi buydu.

O günler, oyuncağın prehistoryasına giriyordu. Yerli Malları Haftası ideolojisinin duvarlarını ancak varlıklı birkaç insan delebiliyordu.

Vitrinler oyuncak fakiriydi.

Pijama ise sadece eve girdiğimizde giydiğimiz o tuhaf şeydi.

Hemen hepsi çizgili, belden kuşaklı o tuhaf şeyler.

Şimdi Ernie, o pijamayı geri getiriyor.

X