Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

‘Ermeni gailesi’

Neyse, yine birlikteyiz. Bundan sonra gündemi hep birlikte izlemeyi sürdürürüz.***İstanbul’da Ermeni konferansını toplamayı başardılar. Fakat hızları biraz kesilmişti! Geçen mayıs ayında yapılması öngörülen ve gizlice örgütlenen toplantıda açıkça ‘Ermeni soykırımı yaptık, Ermenileri kestik’ diyeceklerdi. Bu kez onu yapamadılar; çünkü kamuoyunda oluşan büyük tepkiden korktular. Çatlak sesler fazla çıkmadı. Bütün bu şamatanın nedeni neydi?.. Çünkü ‘güya’ 3 Ekim’de AB ile müzakere masasına oturacaktık! Öncesinde AB’ye bir kez daha hoş görünmek gerekiyordu. Bu nedenle Ermeni konferansı düzenlendi, Hatayda ‘dinler buluşması’ gerçekleştirildi. İmamlar, patrikler, papazlar, hahamlar, Başbakan ve hükümet yetkilileri bir araya geldiler! AB ve Batı basınından göstermelik ‘aferin’ almayı başardık! Onlar isteklerinin bir bölümünü daha yaptırmış olmanın mutluluğunu yaşıyordu. Helal olsun bize bu yollar!İş ciddiye binmişti. Ermeni konferansı yapılmasaydı yine azar işitecek, kınanacaktık. Mayıs ayında bu girişim için ‘bizi arkamızdan hançerliyorlar’ diyen Adalet Bakanı bile 180 derece çark etti, mahkemenin durdurma kararı sonrasında yol göstermek zorunda kaldı:‘Mahkeme kararında Boğaziçi ve Sabancı üniversitelerinin adı geçiyor. Konferans başka bir yerde yapılabilir.’ Adalet Bakanı kendisiyle birazcık çelişkiye düştü. Türkiye’de Ermeni konferansı düzenleyip ‘soykırım yaptık’ diyenler var! Acaba Almanya veya başka bir AB ülkesinde ‘Hitler yararlı işler yapmıştır’ konulu bir toplantı düzenlenebilir mi? Nazi rejiminin olumlu yönleri varsa masaya getirilebilir mi? Hayır! Ya da Ermenistan’da birileri ‘soykırım olmamıştır’ diyebilir mi? Hayır!Ama burası Türkiye! AB’nin gölgesine sığınıp kendi ülkesini harcamaya kalkışanların cenneti!***Ermeni konusunun içyüzünü bilmeyenlerin sayısı çok fazla. Bugün size bir kitap önereceğim. Büyükelçi Bilal Şimşir, şimdi çıkan kitabıyla muhteşem araştırmalarına bir yenisini ekledi: ‘Ermeni Meselesi. 1774-2005.’ (Bilgi Yayınevi)Size arka kapağından birkaç cümle sunuyorum: ‘Eskiler ‘Ermeni gailesi’ diyordu. ‘Gaile’, dert, sıkıntı, keder, üzüntü, insanı bezdiren sıkıntılı iş demektir. Hatta baş belası. Ermeni gailesi karmaşık bir sorundur. Geçmişte Ermenilerin Osmanlı devletine ihaneti var. Düşmana hizmeti, Mehmetçiği arkadan hançerlemesi, alçaklık, yalanın ve hilenin daniskası, her türlü adilik ve emperyalizmin bütün çirkin oyunları var...Ermenistan’ın Türk sınırlarını reddetmesi, Türk topraklarına göz dikmesi, Azerbaycan topraklarını işgal etmesi var, var, var da var. Yani Türkiye’nin karşısında dengesiz, patolojik, iflah olmaz yüzsüz insanlar var. İnsanı uğraştırır, kahreder. Ermeni meselesi (Osmanlı’da) Tanzimatçıları uğraştırdı, Islahatçıları, Meşrutiyetçileri uğraştırdı, Kuvayı Milliyecileri de çok uğraştırdı. Ve bugün Cumhuriyet çocuklarını uğraştırıyor.’ Bilal Şimşir’in kitabını okursanız, eskilerin adına ‘Ermeni gailesi’ dediği bu büyük ve emperyalist belanın içyüzünü ve perde arkasını belgelerle görüp öğreneceksiniz. Bela başımıza 18. yüzyılda musallat edilmiş, halen de sürüp gidiyor. Kitapta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu konuda söylediği sözler de var. Aynen şöyle: ‘Efendiler, doğuda Trabzon’u, güneyde Adana’yı kapsayacak olan Büyük Ermenistan’dan eser kalmamıştır. Ermeniler, doğal sınırları (bugünkü sınırları) içerisinde bırakılmıştır.’ (13 Ağustos 1923.) Evet, İstanbul’da hükümetin de yol göstermesiyle toplanan Ermeni konferansı sonrasında hem Ermenistan, hem dünyanın dört bir yanındaki Ermeni lobileri, hem de Cemil Çiçek’in (şimdi vazgeçmek zorunda kaldığı!) mayıs ayındaki deyişiyle bizi arkadan hançerleyen içimizdekiler, hepsi zevkten dört köşe. Her biri ellerini ovuşturuyor. Ancak bir gerçek var: Meydanın o kadar boş olmadığını da öğrenmiş oldular.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI