Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Erken dönemde güvenli bağ oluşturma

Bebekler hayatta kalabilmek için annelerine bağımlı doğarlar. Anne ve bebek arasındaki yakınlık bağı, bebeğe güvenlik hissi verir.

Bebekler tahmin edilen ve tekrarlanan ilgilenilme deneyimleriyle “güvenli üs”lerini oluşturur. Çocuklar da bebeklikten itibaren içselleştirdikleri güvenlik modeli sayesinde çevrelerindeki yeniliklikleri keşfetmeye başlar.

Güvenli bağlanma, sosyal, duygusal ve zihinsel olarak çocukların olumlu yönde gelişmesiyle yakından ilişkilidir. Araştırmalar, ebeveyn-çocuk ilişkisinin, çocuğun kendi yaşıtlarıyla ilişki kurabilmesi, dünyayı keşfetmek için kendini güvende hissedebilmesi, gerginlik karşısında sağlam durabilmesi ve duygularını dengeleyebilmesi için önemli olduğunu göstermiştir. Ayrıca ileride diğer insanlarla ilişki kurabilme yeteneklerinin gelişimi için de ebeveyn-çocuk ilişkisi belirleyicidir. Bağlanma, çocuğun dünyayı nasıl algıladığını belirler.
Bir insanın kişiliğinin oluşumunda, kendi kişilik özellikleri ve doğuştan getirdiği miraslarının yanı sıra büyüdüğü aile ve yaşıtlarıyla ilişkileri de belirleyici rol oynar.
Çocuğun halihazırda sahip olduğu özellikler, onun gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Bunun yanında, yaşadıkça edindiği deneyimler de çocuğun bazı genlerinin aktifleşmesinde ve beyninin şekillenmesinde etkili olur. Genlerimiz ve çevremiz etkişileşime geçerek bizim kim olduğumuzu belirler.
Bebeğin erken dönemde anneyle kurduğu bağlanma ilişkisi, gelişiminde en önemli güçlerden biridir. ınsanlar, bağımlı canlılar olarak dünyaya gelir. Bunun yanında beynimiz fazlasıyla sosyalliğe duyarlıdır. Donanım ve gelişim, kurulan ilişkilerle şekillenir ve gelişir. Bu yüzden erken dönemde bağlanma deneyimleri ileriki yaşamımızı şekillendirmemiz açısından önemlidir.
Bazı insanlar, bağlanma ile yapılmış araştırmaları düşünerek erken dönem yıllarının bizim kaderimizi belirlediğini düşünür. Oysa biz biliyoruz ki, ebeveyn-çocuk ilişkisi değişkendir ve değiştirebilmek bizim elimizdedir. Asıl önemlisi çocuğunuzla olan ilişkinizi değerlendirip, eksiklerinizin farkına varmanız ve ilişkinizi nasıl daha iyi ve sağlıklı hale getirebileceğiniz hakkında düşünmenizdir.

UYUM, DENGE VE TUTARLILIK

Güvenli bağlanmanın oluşumu için gerekli üç ana öğe vardır. Bunlar, uyum, denge ve tutarlılıktır. Bu öğeler bir arada olduğunda bebek anneye bağlanır, kendini güvende hisseder ve annesi tarafından anlaşıldığını anlar. Uyumu sağlamak için bebeğinizin sözel olmayan işaretlerini anlamanız gereklidir. Bu sayede bebeğiniz anlaşıldığını ve size bağlandığını hisseder.
Aranızdaki uyum ise bebeğinizin duygusal ve vücut dengesini kurmasına yardımcı olur.
Bebeğinizin isteklerine karşı tutarlı olmanız da onun kendi içinde bütünleşmesini ve etrafındakilere bağlanmasını sağlar. Bağlanma yenidoğan beyni için gereklidir ve çocuğunuzu güvende kılar. Bu sayede çocuğunuz büyüdükçe ebeveynden kolayca ayrışabilir, ihtiyaç duyduğunda sakinleşmek için tekrar anne-babasının güvenli kollarına gelebilir ve anne-baba ile kurduğu bu güven ilişkisini model olarak içselleştirir.
Bebekte güvenlik duygusu, tekrar edilmiş deneyimlerle pekiştirilerek ve bağlanma figürü ile ilişki kurularak oluşur. Bu sayede bebek sağlıklı bir birey olarak büyür, çevresini keşfetmeye motive olur ve diğer insanlarla ilişki kurmaya başlar.
Güvenli bağlanma için gerekli olan ana öğeler karşılandığında bebek, sağlıklı bağlanma geliştirir ve büyüdükçe içselleştirdiği bu bağlanma sayesinde yenilerini kurmaya başlar.
Örneğin, babası tarafından ilgilenilen 4 aylık bir kız çocuğunu düşünerek güvenli bağlanmayı açıklayalım: Bebek acıkır ve ağlamaya başlar. Babası onu ağlarken gördüğünde hemen yaptığı işi bırakıp yanına gelir ve sorunun ne olduğunu anlamaya çalışır. Bunu yaparken onu nazikçe kucağına alır ve göz göze gelerek yumuşak bir ses tonuyla “Ne oldu? Neyi var benim kızımın? Babanın seninle oynamasını mı istiyorsun, yoksa karnın mı acıktı? Bana anlatmak istediğin bu mu canım?” gibi cümleler kullanarak onu rahatlamaya çalışır. Unutmayın, bebekler konuşulan dili anlamasalar da kelimelerdeki vurguları anlarlar ve ona göre tepki verirler. Baba, kızı kucağındayken mutfağa gider ve ona mamasını hazırlar, bu sırada onunla sakin bir ses tonuyla konuşmaya da devam eder. Mamayı hazırladıktan sonra rahatça oturur ve onu beslemeye başlar. Bebek bu sürede babasının gözlerine bakarak mamasını yer, hem mamadan hem de babasıyla olan şefkatli iletişimden tatmin olur, kendini iyi hisseder.
Bebeğin sıkıntısıyla ilgili verdiği sinyaller, babası tarafından hemen algılanmış, doğru şekilde anlaşılmış ve hemen karşılanmıştır. Bebek bu deneyimiyle öğrenir ki babası onun ne hissettiğini bilir, saygı duyar ve bu konuda gerekeni yapar. Hayatında onun için önemli olan biri tarafından anlaşıldığını hisseder. Buna benzer deneyimler tekrarlandıkça bebek babasıyla bir bağ kurar ve zamanla bu bağı içselleştirir. Bu tür deneyimler, bebeğin kendi dünyasında büyük bir etki yaratır: “Eğer ben iletişime geçersem, dünya bana istediğimi elde etmem için bir yol bulur.”
Bu sayede güvenli bağlanma gelişmeye başlar. Araştırmalara göre, erken dönemde güvenli bağlanma kuran çocukların liderlik özelliklerine sahip olduğu görülmüştür.

SİZ NASIL BİR BAĞ KURDUNUZ

Bazı durumlarda aileler bebeklerinin güvenli bağlanma için ihtiyaç duyduğu öğeleri karşılayamayabilir. Bu tür durumlarda bebekler güvenli olmayan bir bağlanma geliştirirler ve bu durum onların ileriki yaşamlarında kuracakları ilişkileri için de belirleyici olur. Unutmayın ki, bağlanma hayat boyunca değişkenlik gösterme potansiyeline sahiptir. Çocuk-ebeveyn ilişkisi zaman içinde nasıl değişirse bağlanma deneyimleri de aynı derecede değişkenlik gösterir. Bu yüzden ilk yıllarda sağlıklı bağlanma kuramayan aileler, çocuklarının gelişimi ve onlarla olan iletişimlerinin sağlıklı olması için bunun önemini anladıklarında değişime motive olurlar.
Çocuğunuzun hayatında pozitif bir değişim yaratmanız için hiçbir zaman geç kalmış sayılmazsınız!
Siz nasıl bir bağlanma kurdunuz? Bunu düşünmek için aşağıdaki sorular size yol gösterici olabilir:
* Çocuğunuz size yakın olmak istediğinde ona nasıl karşılık verdiniz? Üzgün olduğunda ve rahatlamaya ihtiyaç duyduğunda ona nasıl yaklaştınız? Sizinle ilişkisi onun için güvenli üs olarak tanımlanır mı sizce?
* Çocuğunuzun büyüdükçe yeni şeyler keşfetmesini nasıl desteklediniz? Çocuğunuzun güvenli bağlanmasını geliştirmesi ve gerektiğinde kendi başına hareket etmesi için sizinle olan ilişkisini nasıl geliştirebilirsiniz?
* Siz çocuğunuzla olan ilişkinizde güvenli bağlanma için gerekli olan öğelerden hangilerinin bulunduğunu düşünüyorsunuz? Bu öğelerden hangileri çocuğunuzu büyütürken sizi zorladı? Çocuğunuzla olan iletişiminizi nasıl geliştirebilirsiniz?
X