"Ayşe Aral" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Aral" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Aral

Erkek olmak üzerine Özgür Bolat'a cevap...

Sevgili komşum, canım arkadaşım Özgür’cüm.

İlkin şunu belirteyim, bir daha asla rüyamda bir erkeğe dönüştüğümü görmek istemiyorum çünkü sevmedim. Sabah kalktığımda her yerim tutulmuştu, muhtemelen çok gerilmişim. Kaslarımı eski haline getirebilmek için üç kutu krem harcadık. İvanka’nın sihirli elleri bile yetmedi, üstüne bir de ağızdan kas gevşetici hüplettim...

ERKEKTEN İYİ BİR DİNLEYİCİ OLMAZ…
 
Ay bilmez miyiz sizin dinlemediğinizi, biliriz elbette. Zaten size anlattıklarımız laf ola şeylerdir, maksat muhabbet olsun diye. Hani diyesiniz ki ay bak benimki her şeyini paylaşıyor benle…
Biz bizi kim dinler biliriz. Olmadı kendimiz söyler kendimiz dinler, çareyi buluruz yine…
 Ay bu arada “erkek beyinli kadınlar” benzetmesini de hiç sevmedim Özgür’cüm. Muhtemelen hiçbir kadın da sevmez.
Kadın beyinli erkekleri mutlulukla kabul eder, gerisini de sizlere havale ederiz…
 
ERKEK KISKANIR
 
Aman ateş olsanız düştüğünüz yeri yakmazsınız. Dengesizlik vardır sizde; kıskanılacak zaman kafanız iyidir umrunuza gelmez, bi başka zaman eski bir dosta selam veririz yaygara koparıverirsiniz.
Ayrıca siz erkekler saçı uzun çıkıntısı bol herkesi beğenirsiniz. Biz kadınlar ise seçiciyizdir; normlarımıza uymadıkça ağzınızla kuş tutsanız eksenimize giremezsiniz….
 
YENİ NESİL KIZLAR

 
Bak işte burada seninle hemfikrim. Evet yeni nesil kızlar farklı, akılları başlarında. Biz uyumuştuk ama onlar uyanık. Erkek milleti ne halttır tespit ettiler, sizlere de ona göre davranmaktalar. Adeta hak ettiğiniz gibi……
Güç yeni nesil kadınlarda! Bunu fark ediyor olmanız da siz erkeklerin hayrına (???)
Her erkek aldatmaz demişsin. Eh o kadar da olsun yani. Ne mutlu biz hatunlara ki her 1000 kişide 10 aldatmayan adam var hala … Çok mutlu olduk bu duruma, bi nevi piyango. Bana rast gelmedi, umarım birilerine gelir….
 
“Erkek olmakla ilgili birkaç düşüncem kısacası böyle. Tabii bunlar benim düşüncelerim. İstisnalarımız, farklı düşünenlerimiz vardır” demişsin Özgürcüm. Bence sen bir istisnasın, bunu hem ben hem de arkadaşım olan sevgilin biliyoruz…
 
“Ama genetik yapımızın dışına çıkacak kadar da farklı düşünen yoktur sanırım.”
Yazını bu cümleyle bağlamışsın, bak işte orada çok güldüm. Ben boşa mı “GDO Erkekleri” dedim? Genetik yapının dışına çıkmak ne kelime! Genetik yapınızla oynanmış sizlerinnnn, en azından her 1000 adamda 990’ınızın.

NOT: Özgürcüm bayıldım bu yazına, haftaya daha da aç bu konuyu lütfen, ben buradayım bi “tık” altında ya da bi “tık” yukarında. Deşelim, kapışalım, eğlenelim, hatta bu konuda okur fikirleri alalım, tartışalım… Ne dersin?
Ben sana şimdiden ne diyeceğini söyliyim: “Bi daha Ayşe’yle ağız ay pardon yazı dalaşına girersem ne oliyim, kadına erkeğe dair.”
 
Not: Arkadaşım olan sevgilini çok öpüyorum; isim vermedim aman, ne olur ne olmaz kızarsın diye… Ben çok korkarım da erkeklerden…..!!!!

Erkek olmak üzerine Özgür Bolata cevap...

AYŞE ARMAN’LA RÖPORTAJ…

Geçen gün Ayşe aradı, seninle röportaj yapalım diye.Tamam dedim, olabilir. “Ben seni arayacağım” dedi ve sırra kadem bastı. Alem bir kadın Ayşe, ne zaman hangi kıtadan çıkacağı belli değil! Meğer başka bir röportaj için İspanya’ya gitmiş, kiminle olduğunu biliyorum ama söyleyemem! Pazarı bekleyin, gayet önemli bir isim...
Ayşe’den telefon beklerken bir başkası geldi. Arayan sevgili Senih, fotoğrafçı arkadaşımız.
“Yarına buluşalım mı?” dedi, “resimlerini çekmem lazım”.
“Ay olur da” dedim, “daha ortada soru moru yok!”.
“Olsun biz fotoğrafları çekelim gerisini Ayşe halleder, sen merak etme”…
Resim çektirmeyi hiç sevmem ben. Bir insan bu kadar mı fotojenik olmaz!? Kendi evimde bile bir tane resmim yok, bakıp bakıp sinir olmayayım diye...
Neyse, ertesi gün yeni cici evimde buluştuk Senih’le.
Durumu anlattım: “Ben maymun gibi çıkarım, ayrıca poz vermeyi de bilmem” dedim.
“Meraklanma, hepsi güzel olacak”…
Çekime başladık. Salak gibiydim başında; elimi kolumu nereye koyucam bilemedim, işte o anda da yardımıma evdeki dört ayaklı dostlarım yetişti, kucağımda onlar olunca el kol rahatladı…
Senih şak-şuk çektikçe ben de mi rahatladım ne?! Ay bir pozlar vermeye başladım sanırsınız tüm hayatım kamera karşısında geçti.
Senih süpersin dedikçe işi daha da ilerlettim, “ay bahçede de çekelim”,
“dur bak çok şık bir bluzum var onu da giyiyim”, “ay saç spreyimi ver İvanka, kabartalım saçları azıcık şuh gözükeyim  bari…”
Senih “ Tamamdır Ayşe, bunlar bana yeter” dedi...
“Sen bilirsin ama sanki az oldu Senih’cim”….
“Az mı oldu, üç yüz elli altı poz çektik. Sanırım seninki bir sayfalık bir röportaj, yoksa benim haberim yok da bu hafta gazete tüm sayfalarını sana mı ayırdı?”
Durum budur sevgili dostlar! Cumartesi günü kısa röportajım Hürriyet’te.

ÇOK ÖNEMLİ BİR NOT: Anladığınız üzre resim vermeyi pek sevdim ben! Şu an itibariyle fotomodellik  ve reklam teklifleri değerlendirilir, tüm Türkiye’nin haberi olaaaaa…..

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI