Erkek olan öder!

“Yemeğe çıktığında hesabı kim öder?” diye sordu bir arkadaşım bana.

Haberin Devamı

“Cinsiyeti fark etmez, erkek olan öder” dedim.
Ama bu hesap meselesi benim için şöyledir:
Erkek, kadına kadınlığını hissettirmeli.
Bir dokunuşla...
Bir bakışla...
Bir güzel sözle...
Bir buket çiçekle...
Kadına kadınlığını hatırlatan şeyler önemlidir...
Yemek masasında hesap ödemek de bu anlardan biridir.
Ama sonuçta bazı kadınlar, erkeklerden daha erkektir. Bu yüzden “hesabı erkek olan öder” diyorum.
Oturduğum 10 masadan 7’sinin hesabını ödeyen biri olarak, ben de bu kategoriye giriyorum galiba.

Ben erkek olamazdım

Kadın olmaktan çok memnunum.
İyi ki kadın olarak dünyaya gelmişim, iyi ki bu mesleği yapıyorum diyorum.
Kadın, dünyada yaratılmış en güzel şey.
Bir o kadar da tehlikeli, çünkü kafası erkeğe göre çok daha fazla hinliğe çalışıyor.
Ben asla erkek olamazdım.
Pek çok kadın gibi benim de beynimin yarısı kadın, yarısı erkek gibi çalışıyor...
Her seferinde de erkek tarafımdan çok sıkılıyorum...

Nezih Kebap

Haberin Devamı

Benim gittiğim mekânlarla ilgili yazı yazmamı, yıldız vermemi eleştirenler çıkıyor.
Neden kızıyorsunuz arkadaşlar? Ben şarkı söyleyen, albüm çıkaran gazetecileri eleştiriyor muyum?
Tam aksine elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum onlara.
Ben de daha ilk başta çok gezip tozan ama ‘amatör bir gurme’ olarak yıldız verdiğimi söyledim.
Bakın Nezih Kebap’a gittim en son.
Her zamanki gibi yemekleri lezzetliydi.
Beğendim ve şu yıldızları verdim:
(Siz de gidip beğenirseniz siz de yıldız verin, herkesin yıldızı kendine göre...)
Ambiyans **
Servis ***
Yemekler ****

Arzuların bedeli vardır

Hayatta her şeyin bir bedeli vardır.
İhanetin...
Yalanın...
Dolanın...
Her şeyin...
Arzuların da bir bedeli vardır.
Bakıyorum da her seferinde boşanan kadınların aldığı tazminatlar çok tartışılıyor.
Ama arzuların da bir bedeli yok mu?
Zorla mı evlen dediler o erkeğe?
Zorla mı çocuk yaptırdılar?
Kendi kalbiyle hoşlandı, sevdi, beraber oldu, evlendi...
Üstüne bir de çocuk yaptı.
Bu bir istektir, arzudur.
Arzunun da bedeli vardır.
Kimi zaman az, kimi zaman çok...

Evlenen sanatçının hayranları azalır mı?

Yılarca bizi böyle kandırdılar. “Bırakın evlenmeyi, sevgiliniz olduğunu bile söylemeyin, hayranlarınız azalır” dediler.
Böyle bir kural dünyada yok arkadaşlar!
Evli olup da üretmeye, harika şarkılar yapmaya devam eden sanatçılar olduğu gibi...
Evlendikten sonra üretkenliği düşen sanatçılar da var.
Ama hiç evlenmemesine rağmen yok olup giden bekar sanatçılara ne diyeceğiz?
Amerika’da sabah evlenip akşam boşanan şarkıcılar var, kimsenin umurunda bile değil...
O yüzden bu işin tek bir kuralı yoktur.
Ha pardon tek bir kural var:
Seviyorsan evlen...

Haberin Devamı

Benim üç favori aktörüm

Gazeteciler, “Çağatay Ulusoy’u nasıl buluyorsunuz?” diye sordu.
“Beğeniyorum” dedim.
Gerçekten “Medcezir”i izliyorum ve Çağatay’ın oyunculuğunu da, duruşunu da beğeniyorum.
Peki yalnızca Çağatay mı?
Diğer iki beğendiğim aktöre haksızlık yapmam istemem.
Biri Burak Özçivit.
“Muhteşem Yüzyıl”da da beğeniyle takip ediyordum, şimdi “Çalıkuşu”nda da beğeniye takip ediyorum.
“Çalıkuşu” artık günümüzde kalmayan çok naif bir hikâyeyi anlatıyor.
Burak da çok iyi oynuyor.
Diğer beğendiğim oyuncu da tabii ki Kıvanç Tatlıtuğ.
Ben de herkes gibi yeni başlayacak “Kurt Seyt ve Shura” dizisini iple çekiyorum.
Peki sadece aktörler mi?
Beğendiğim genç kuşak kadın oyuncular da var elbette.
İşte favorilerim:
- Serenay Sarıkaya
- Fahriye Evcen
- Beren Saat
- Hazal Kaya

Haftanın sözü

Haberin Devamı

Hayatın ‘püf’ noktalarını kaçırırsan hayatın boyunca ‘tüh’ noktalarında yaşarsın...

Yazarın Tüm Yazıları