Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Erkek kusurlarına bilimsel kılıflar

Yaklaşık bir ay önce erkekler ufak çaplı bir şok geçirdi. Erkeği erkek yapan Y kromozomu mutasyona uğruyor, bozuluyordu. Cinsleri tükenecek, dünya biyolojik üstünlüğe sahip kadına kalacak, onlar da yapay döllenmeyle türü devam ettirecekti.

Erkekler gereksiz mi tartışmasını da başlatan bu iddiayı ortaya atanlar hatırı sayılır genetikçilerdi. Erkek gerekli midir tartışmasının bir de sosyal davranış boyutu var. Konuşmayan, sadece uzaktan kumanda cihazı kullanmayı beceren, çocuk bakmayan, ev işi yapmayan bir insan cinsi sosyal açıdan yararlı bir varlık mıdır? Bilimadamlarının yanıtı şöyle: Evet yararlıdır. Bir işe yaramaması tembellikten değil, beyninin kadınınkinden farklı çalışmasından kaynaklanmaktadır.

Feministler yıllardır söylüyor, kimse kulak asmıyordu. Sonunda dünyanın önde gelen genetikçilerinden biri sayılan Oxford Üniversitesi'nden Bryan Sykes mevzuya el koydu. Sykes ‘‘Adem'in Laneti’’ adlı kitabında, Y kromozomunda yüzyıllar boyunca meydana gelen aşınma yüzünden erkek neslinin yok olmaya mahkûm olduğunu ilan etti.

Aynı feministlerin iddia ettiği gibi erkek, kadına göre daha zayıf cinsiyeti oluşturuyordu. Kadınların çift X kromozomuna sahip olmasına karşın, ‘‘erkeklik hammaddesi’’ Y kromozomu tek olduğu ve giderek zayıfladığı için, bir süre sonra üremede hiçbir işlev üstlenemeyecekti.

İnsanın gelişimi ve üreme yeteneği üzerine yıllardır araştırmalar yapan Sykes erkekleri ‘‘genetik değişime uğramış kadınlar’’ olarak tanımlıyor. Y kromozomu erkekleri fizyolojik olarak daha güçlü, daha saldırgan ve daha yarışçı yapıyor. Bu açıdan bakıldığında bütün savaşların, dikta rejimlerinin ve tabii ekstrem sporların müsebbibi de erkekler oluyor.

Ancak şimdi o dehşet verici Y kromozomunun bozulup çürüdüğü ortaya çıkıyor. Kadınlarda ise böyle bir durum söz konusu değil. Kadın DNA'sında çift X kromozomu bulunduğu için, nesiller boyu meydana gelen mutasyonların olumsuz etkisi, iki kromozom arasındaki gen alışverişi sayesinde en aza indirgeniyor.

BEYİN FARKIYMIŞ

Erkek neslinin tükeneceği, kadınların yapay döllenmeyle üreyeceği konusunu fazla abartmayalım. Çünkü dünya, yakın gelecekte değil, 125 bin yıl sonra erkeksiz kalacak. Ayrıca Sykes'e göre erkek neslinden sonra kadınların tükenmesi de kaçınılmaz.

Yani erkeklerden şikayet etmek için 125 bin yılımız daha var. Neticede Y kromozomundan şikayetçi kadın duyulmuş şey değil ama, erkeğin sosyal varlık olarak işlevsizliğinden, tembelliğinden yakınan kadın çok ve bilim dünyasının bu konuda da bazı teorileri mevcut.

Amerikalı sosyal bilimci ve yazar Michael Gurian'a göre erkeğin gündelik yaşamıyla ilgili konuşmaları sevmemesi, ev işi yapmaması kesinlikle tembellikten kaynaklanmıyor. Cins ayrımcılığı ya da keçi gibi inatçı olmasıyla da ilgisi yok. Erkekle kadının beyni farklı çalışıyor, hepsi bu. Kadın uzun bir günün sonunda duygusal konuşmalar yaparak rahatlamaya çalışırken, erkek yorgun beynini dinlendirmek için bütün çetrefilli konulardan uzaklaşmak istiyor. Bu nedenle de uzaktan kumandayı alıp saçma sapan aksiyon filmleriyle spor görüntüleri arasında zaplamalarla gevşiyor. Kadınlar gibi duyusal ayrıntılara takılmıyor. Dağınıklığı, yapılacak işleri farketmiyor bile.

YARIŞMA HALİNDELER

‘‘Acaba ne düşünüyor? Erkeğin beyni aslında nasıl çalışır’’ diye bir kitap yazan Gurian, son 40 yıl içinde feministlerin, erkekler işe yaramaz yaratıklardır şeklinde son derece zararlı fikirler yaydığını, kendisinin ise iki cinsi birbirine yaklaştırmaya çalıştığını iddia ediyor. Aile terapistliği yaptığı için kadın ve erkek davranışları konusunda hayli deneyimli olan Gurian ‘‘Erkeklerin lüzumsuz olduğunu ileri sürmek çok büyük bir kültürel yanlışlıktır’’ diyor.

Kadın ve erkek beyni arasındaki farkı PET ve MRI (radyoaktif ve manyetik görüntüleme) çekimleriyle destekliyor Gurian. Kadınlara göre daha az miktarda oksitosin ve serotonin kimyasalları bulunan erkek beyni bu yüzden kimliğinin esas damgasını eviden çok iş yerine vuruyor. Testosteron hormonu ise erkeği daha yarışçı ve hiyerarşik gruplaşmalara daha eğilimli yapıyor. Erkek kendi değerini ve kimliğini kabul ettirmek için sürekli bir yarışma içinde bulunuyor. Karısı doğum yaptıktan sonra daha bir işkolik olan erkeklerin bu hal ve gidişi de testosterondan kaynaklanıyor.

Gurian erkek çocukları için beyin farkından ötürü farklı eğitim ve öğretimi savunuyor. Hatta savunmakla kalmıyor, Missouri-Kansas Üniversitesi bünyesinde kurduğu Gurian Enstitüsü'nde öğretmenlere, cinsiyete göre öğretim dersleri veriyor.

Sonuç olarak; erkeklere eğitim yoluyla farklı beceriler kazandırmanın mümkün olduğunu, ancak kadınların bütün beklentilerini karşılamanın imkan dahilinde bulunmadığını söylüyor.
X