Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Erke’nin atası ’Emişli Memiş’ mi

ERKE A.Ş’nin basına açıkladığı ancak prototipini göstermediği ve ayrıntı vermediği, hiçbir enerji kaynağına dayanmadan kendi kendine çalışan makinesi konusunda kamuoyundaki kuşkulara bir yenisi daha eklendi.

Manisa eski Milletvekili Tevfik Diker Erke makinesini duyunca yıllar önce tanık olduğu bir olayı anımsadı.

Bu ilginç olayı Diker şöyle anlattı:

"1985 yılında Genelkurmay’da Muharebe Elektronik Bilgi Sistem Başkanı Tümgeneral Özdemir Kandemir’in emir subaylığını yapıyordum. O yıllarda binbaşıydım.

ERKE olayını basına açıklayan emekli Tümgeneral Çetin Uğural da o sırada Genelkurmay’da bizimle beraber çalışıyordu. O zaman Kurmay Albay’dı./images/100/0x0/55ea23e0f018fbb8f86da74b

Bir gün Kandemir Paşa bana ’Ben bir makine icat ettim. Dünya dengelerini sarsar. Ama bunu açıklamaya korkuyorum. O nedenle de bu buluşu gizli tutuyorum’ dedi.

MAKİNEYİ GÖRDÜM

Ama nedense daha sonraki günlerde İzmir’e gittiğimizde Hilton Oteli’ne makineyi getirip bana ve bazı yakın arkadaşlarına gösterdi.

Makine, sapından tutup ileri itip geri çektiğiniz zaman bir emiş gücü yaratıyor ve gezdirildiği yerdeki her şeyi çekiyor. Tipik bir elektrik süpürgesi gibi ve elektriksiz, yakıtsız, sadece itme gücüyle yapıyor bu işi.

Erke olayını duyunca bu olayı anımsadım ve aklıma acaba bu makine
Kandemir Paşa’nın icat ettiği makine ile ilişkili mi diye de düşündüm."

MUCİT PAŞA ANLATIYOR

"Emişli Memiş"
i icat eden Elektronik Yüksek Mühendisi emekli Tümgeneral Özdemir Kandemir’i Milas Ören’deki yazlığında buldum.

Tevfik Diker’in anlattıklarını kendisine özetledim ve olayı sordum.

Kandemir Paşa 1956 yılında üsteğmenken açılan bir sınavı kazanıp Amerika’ya görderiliyor. Michigan Üniversitesi’nde eletronik mühendisliği eğitimi görüyor. Eğitimini bitidikten sonra masterını yapıyor.

Bu ilginç öykünün gerisini Paşa şöyle anlatıyor:

"1963 yılında Türkiye’ye döndükten sonra Silahlı Kuvvetler’in çeşitli birimlerinde görev aldım. Bu arada Silahlı Kuvvetler’de ilk bilgisayar işlemlerini ben başlattım.

Daha sonra hiç enerji kullanmadan çalışan bir makine üzerinde çalıştım. Sonunda böyle bir makine yaptım. Bunu bir elektrik süpürgesi olarak düşündüm.

Makinenin esası hareket ettirdiğiniz zaman bir vakum gücü yaratıyordu ve bir eletrik süpürgesi gibi büyük bir emiş gücüyle ortalığı temizliyordu. Hiçbir enerji kullanmadan tam bir elektrik süpürgesi gibi yerdeki çöpleri süpürüp torbasına dolduruyordu.

Bu makinenin prototipini parça parça çeşitli yerlerde yaptırdım. Makineyi daha geliştirmek istiyordum ama sonra doktor oğlumu kaybettim. Bu olay bizi darmadağın etti ve ben makineyi filan bıraktım.

Daha sonra da prototipi birine verdim ama o günlerde öyle perişan bir haldeydim ki şimdi makineyi kime verdiğimi anımsamıyorum."

Bu olayın en ilginç yanı Erke’nin çağın buluşu diye sunduğu makineyi basına açıklayan Emekli Tümgeneral Çetin Uğural’ın Kurmay Albay olarak Genelkurmay’da Tümgeneral "Emişli Memiş" makinesini icat eden Tümgeneral Özdemir Kandemir’in yanında çalışması.

Bu bir rastlantı olabilir. ERKE’nin makinesı ile Kandemir Paşa’nın icat ettiği makine arasında bir bağlantı var mıdır bunu söylemenin olanağı yok.

Ama ne olursa olsun, böyle bir olayı öğrenince, insanın aklına emekli Tümgeneral Özdemir Kandemir’in icat ettiği "Emişli Memiş"in Erke’nin "Con Ahmet’in makinesi"nin atası olup olmadığı geliyor.
X