"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Erkan Mumcu: Uzun yola çıkmaya hüküm giydim!

(Uyarı: ‘Gündemdeki politikacı’ ile bir görüşme yapan yazarınız, hiç bilmediği sularda kulaç atacak ve bir parça Yavuz Donat üslubuna öykünecektir, lütfen mazur görünüz.)

Erkan Mumcu ile görüştüm.

Dedim ki ‘Neler oluyor?’.

Bana ünlü şair İsmet Özel’in bir zamanlar ortalığı kasıp kavuran meşhur şiiri ‘Mataramda Tuzlu Su’yun en çarpıcı dizesiyle yanıt verdi:

‘Uzun yola çıkmaya hüküm giydim!’

Şiir mevzuunu uzatmadık. Eğer uzatsaydık, sanırım Mumcu, aynı şiirden, ‘ruh hali’ni çok iyi yansıtan şu dizeleri de okurdu:

‘Bir hayatı, ısmarlama bir hayatı bırakıyorum / Görenler üstünde iyi duruyor derdi her bakışta ... / ... Burada bitti artık işim ocağım yok / Uzun yola çıkmaya hüküm giydim.’

* * *

Ve sıra geldi kritik sorulara ve cevaplara.

Dedim ki:

‘Siz de türbana özgürlük istiyorsunuz, Tayyip Erdoğan da. Siz de AB’den yanasınız, Erdoğan da. Siz de vesayet rejimine karşısınız, Erdoğan da. Siz de din özgürlüğünü savunuyorsunuz, Erdoğan da. Peki nedir aranızdaki fark? Neden AKP’den istifa edip ayrı bir siyasi oluşuma heves ettiniz? Millet aranızdaki farkı nasıl fark edecek?’

Dedi ki:

‘Ben özgürlükçü demokratım, onlar muhafazakár demokrat!’

Dedim ki:

‘Ne demek bu? Özgürlükçü demokrat kime derler?

Dedi ki:

‘Özgürlükçü demokrat, birey haklarını ve özgürlüğü odağa koyar. Muhafazakár değerleri bireyin tercihi olarak görür ve bu değerlere sonuna kadar saygı gösterir.’

Dedim ki:

‘Peki muhafazakár demokrat kime derler?’

Dedi ki:

‘Muhafazakár değerleri odağa koyar ve demokratik düzenin bu değerler etrafında şekillenmesini, dizayn edilmesini savunur.’

Dedim ki:

‘Biraz daha açar mısınız?’

Dedi ki:

‘Mesela türban sorunu... Muhafazakár demokrat bu konuyu ‘muhafazakár değerlerin savunulması’ olarak, yani bir değer savunuculuğu olarak algılıyor. Oysa özgürlükçü demokrat, olayı ‘herhangi bir bireyin temel insan hakkı’ olarak görür ve bu bağlamda yaklaşır.’

Dedim ki:

‘Bu çok önemli bir fark mıdır?’

Dedi ki:

‘Bu çok önemli farktır. Bu ideolojik bir farktır!’

Dedim ki:

‘Bu başka bir siyasi parti kurmayı gerektirecek kadar önemli bir fark mıdır?’

Dedi ki:

‘Evet, öyledir!’

* * *

Ve tabii başka şeyler de konuştuk...

Dedim ki:

‘Bazıları ciddi ciddi yazıp çiziyor, Erkan Mumcu CHP ile temas halinde filan. Aslı astarı var mı bunun?’

Dedi ki:

‘Yok. Bunların hepsi uydurma! CHP ile hiçbir temasım yok. Ben ilkelerimi net bir şekilde ortaya koyuyorum. Bunlara bakılmalı.’

Dedim ki:

‘Peki Başbakan Erdoğan, sizin için ‘Giderse gitsin, bakanlıktan istifa etmesi yetmez, partiden de istifa etsin’ diye bir şey söylemiş olabilir mi? Böyle bir mesaj size geldi mi?’

Dedi ki:

‘Böyle bir şey yok. Maalesef Başbakan’ın yakın çevresi bu tür dedikoduları servis ediyor. Ama ben nezaketimi korudum ve koruyacağım.’

Dedim ki:

‘AKP’ye girmelerini sağladığınız iki milletvekili arkadaşınız var. Onlar da istifa edip sizinle birlikte hareket edecekler mi?’

Dedi ki:

‘O iki arkadaşım bana ‘Biz ne yapalım?’ diye sordular. Onlara ‘Siz önce benim yaptığım işin ne olduğunu görün ve anlayın, ondan sonra benim yaptığım bu çıkış sizi ikna ederse gereğini yapın. Ben öyle milletvekili tırtıklamaya ayarlı bir işe girişmedim ki!’

Dedim ki:

‘Peki AKP içinde sizin gibi düşünen başka isimler var mı?’

Dedi ki:

‘TRT 3’ü açıp bakın! Milletvekili sıraları bomboş! Bu durum, aslında toplumdaki umut ve beklentilere karşın, parti grubundaki derin hayal kırıklığını yansıtıyor. Milletvekilleri partide katılıma açık olmayan bir yapıyla karşı karşıya. Lider ve çevresinde örgütlü mekanizmaya karşı bir güven erozyonu var.’

* * *

Erkan Mumcu gibi ‘gerçekçi’ bir siyasetçiye sorulması gereken ‘en önemli’ soruyu da sordum.

Dedim ki:

‘Karşınızda parlamentoda ezici çoğunluğu olan bir parti var. Bu partinin oy oranı her geçen gün yükseliyor. İyimserlik ve umut yüzde 60’lara dayanmış durumda. Girişiminizin sonuç vereceğine inanıyor musunuz?’

Dedi ki:

‘Bunların farkındayım. Ama ben AKP ile aramızdaki ideolojik farkın hayatta karşılığı olduğunu düşünüyorum. Özgürlükçü demokrat ile muhafazakár demokrat ayrımının toplumda karşılığı var. O karşılığın siyasallaşması bir süreç sorunudur. O sürecin hazmedilerek yaşanması gerekiyor. Benim acelem yok. Dedim ya: Uzun yola çıkmaya hüküm giydim.’
X