"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

Erkan Gürvit:Çatlı'yı kullanmadık

Sedat ERGİN

Geçen hafta bu köşede çıkan yazımızda Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş'ın hazırladığı Susurluk raporunun 12 Eylül yönetimini konu alan bir tespitini değerlendirmiştim. Savaş, bu tespitinde 12 Eylül döneminde Abdullah Çatlı'nın Cumhurbaşkanlığı'nın onayı ile Ermeni hedeflere karşı kullanıldığını ortaya atmıştı.

Anılan dönemde Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in Güvenlik ve İstihbarat Başdanışmanlığı'nı yapan, damadı Erkan Gürvit'in bu yazımızla ilgili olarak yolladığı açıklamayı aynen yayınlıyoruz:

‘‘Yazınızı hayretle okudum. Bir ülkede, hiç kuşku yok ki cumhurbaşkanı da, başbakan da suçlanabilir, hatta mahkûm da edilebilir. Ama böylesine mesnetsiz ve yalan yanlış bilgilerle bir cumhurbaşkanı hakkında hüküm verildiği de dünyada görülmemiştir.

Sayın Evren'in de elbette kusurları, yanlışları olmuştur. Ama kendilerine hiç isnat edilemeyecek hususlar; yolsuzluk, terörist işbirliği veya kaçakçı himayesidir. Devlet Başkanı ve Cumhurbaşkanı olarak bütün gücüyle bu konularla mücadele eden bir kimsenin bu kadar kolay suçlanması ve bunun da, ülkemizin içine işlemiş pislikleri temizleme uğruna yapılması, gerçekten de çok ilginç ve düşündürücüdür.

Bilindiği üzere 1982 Ağustosu'nda Esenboğa Havaalanı'nda kanlı bir eylem yapılmış, eylemcilerden biri ölü, diğeri yaralı ele geçirilmiş ve zannediyorum tek celsede idama mahkûm edilmiş idi. Karardan sonra eylemci Leon Ekmekciyan, Milli Güvenlik Konseyi'ne müracaat ederek pişman olduğunu, kandırıldığını, her şeyi açıklayacağını belirterek, ölüm cezasının affedilmesini talep etmiştir.

Bu müracaat üzerine Ekmekciyan'la Mamak Cezaevi'nde müteaddit görüşmeler yapılmıştır. Ekmekciyan'ın vereceği bilgilere çok önem veriyorduk. Zira 1976'dan itibaren örgütlü bir şekilde yurtdışındaki temsilcilerimize saldıran ve nihayet Ankara'da da eylem yapan Asala hakkında hemen hemen hiç bilgi sahibi değildik ve ilk kez bir Asala militanı ele geçmişti.

Bu görüşmelerde Ekmekciyan, Türkiye'deki eylem hazırlıklarıyla Beyrut'taki Asala merkezleri ve eğitim yerleri ile ilgili bilgiler vermiştir. Bu bilgiler büyük ölçüde teyide muhtaçtı ve bunların da bir şekilde çözülmesi gerekiyordu. O tarihte bölgede MİT'in imkânları yoktu. Dışişleri Bakanlığı'nın ise imkânları çok kısıtlıydı. Beyrut'ta tam bir kargaşa hüküm sürüyordu. İşte bu sırada Ankara'ya her geldiğinde bana uğrayan merhum Hiram Abas, bu adresleri Beyrut'ta bulabileceğini belirterek, ısrarla gönüllü olarak gitmek istemiştir.

Sonuç olarak en sağlıklı bilgilerin Hiram Abas tarafından temin edileceği kanaatine varılmış ve Beyrut'a gönderilmiştir. Nitekim merhum Abas bir süre dönmüş, bazı bilgileri temin etmiş bazılarına ise ulaşamamıştır. Gelen bu son bilgilerle dosya tamamlanmış ve ‘Ekmekciyan'ın verdiği bilgiler' adı altında MİT'e gönderilmiştir.

İşte Cumhurbaşkanlığı'nda yapılan bütün iş budur. Bunun organizasyon neresindedir? Abdullah Çatlı neresindedir? Veya diğer ülkücüler nerededir? ‘Susurluk Skandalı' gibi ülkemizin gündemini bir buçuk yıldır işgal eden ve tüm kitlelerin aydınlanmasını sabırla beklediği bu çok önemli toplumsal olay böyle mi çözümlenecekti?

Hangi belge ve bilgilerle bu ülkede Cumhurbaşkanlığı yapmış bir kimseyi itham etmek gereği duyulmuştur? Tıpkı Haydar Aliyev'e yapıldığı gibi, bu ülkenin Cumhurbaşkanı'na karşı da hiçbir dayanağı olmaksızın yalan yanlış bilgilerle çok ağır bir kusur işlenmiştir.

İlgililer Sayın Evren'den özür dilemelidirler.’’













X