Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Ergenekon'da 'telefon dinleme' tartışması

    A.A - DHA - ANKA
    23.10.2008 - 08:31 | Son Güncelleme:

    Ergenekon davasında usul tartışmaları yapılırken Kemal Kerinçsiz’in avukatı, avukatların baskı altında olduğunu, telefonlarının dinlediğini, e-postalarının izlendiğin belirterek, “Mahkeme avukatlarının görevini sağlayacak önlemleri almalı” talebinde bulundu. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Şengün “Hâkimin dinlenmediğini kim iddia edebilir” yanıtını verdi. Şengün’ün bu yanıtı salonda büyük alkış kopmasına neden oldu.

    DAVANIN İKİNCİ DURUŞMASI / FOTO GALERİ

    Sanık avukatları Ergenekon davasının TRT’nin bir kanalında yayınlanması talebinde bulundular. Tutuklu sanık Oktay Yıldırım da terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’a tanınan yargılama koşullarının kendilerine tanınmasını isteyerek şunları söyledi:

    “Yanımda getirdiğim evrakları kullanamıyorum. Ailem buraya gelemiyor. Eli kanlı terörist bir avukat ordusu ile savunulurken, ömrünü vatanına adamış, bu uğurda yaralanarak gazi ünvanı almış olan bana bu hak verilmiyor. 16 ay sonra savunma hakkımı kullanacakken yapılan bu kısıtlamalar yargılanma aleniyetine gölge düşürüyor. Tutuksuz sanıklara soru sormak, tanık gösterme ve suç duyurusunda bulunma hakkım elimden alınıyor. Bir taraftan müebbet hapisle yargılanırken diğer tarafta kendimi savunacağım şartlar oluşturulmuyor."

    TUNCAY GÜNEY'İN AJANLIK TARTIŞMASI

    Tutuklu sanık Kerinçsiz’in avukatı Kadir Kartal iddianamede adı geçen Tuncay Güney’in kim olduğunu sordu. Kartal, “Tuncay Güney kim CIA mi yoksa MOSSAD ajanı mı? Neden burada yok. Burada hukuk iğfal edilmiş durumda” dedi

    ERGENEKON SÖZCÜĞÜ BU DAVADA KULLANILMASIN

    Kadir Kartal, mahkemenin "Ergenekon" kelimesinin bu davayla birlikte anılmasının önlenmesi için bir karar alınmasını istedi. Kartal, sözcüğün şuurlarda olumsuz bir etki, bir görüş olarak yer almaması için alınacak kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasını da istedi.

    SADECE İKİ MÜDAHİLLİĞE KABUL

    Ergenekon davasında müdahillik talepleri için yaklaşık bir saat duruşmaya ara verildi. Aranın ardından Cumhuriyet Gazetesi ile Prof. Dr. Şebnen Korur'un davaya müdahillik isteği kabul edildi.

    Ergenekon sanıklarının Danıştay baskını ve Cumhuriyet Gazetesi’ne 3 kez el bombası atılması eylemini azmettirmekle suçlandığı için müdahil olma istemleri kabul edildi.

    Korur ise telefon konuşmaları dinlendiği ve fişlendiği için müdahil olma isteğinde bulunmuştu.

    Hukukçular Derneği, DTP, İHD ve Diyarbakır Barosu'nun müdahillik talepleri ise reddedildi.

    TUTUKSUZ SANIKLARIN YAKINLARI CEZAEVİ'NDE

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davayı izlemek üzere cezaevi nizamiyesine gelen tutuklu 46 sanığın yakınları, burada işlemlerini yaptırdı.

    İşlemler sonucu, öncelikle tutuklu sanıkların eş ve çocukları, anne ve babaları ile birinci derece yakınları olmak üzere 2'şer yakınına izin verildi. Tutuklu sanıkların bu akrabalarının gelmemesi halinde ise diğer 2 yakını duruşmayı izlemek için içeri girebildi.

    MAHKEME NOKTAYI KOYDU: ERGENEKON DAVASI SİLİVRİ’DE GÖRÜLECEK

    Ergenekon davası verilen öğle arasının ardından saat 13:40’da yeniden başladı. Mahkeme Başkanı Şengün, yetkisizlik talebine ilişkin sanıkların yapmış olduğu itirazların reddedildiğini, mahkeme salonunun değiştirilmesi istemini de sanıkların adil yargılanma haklarına zarar gelmemesi için kabul edilmediğini açıkladı.

    Mahkeme, yetkisizlik talebinin yanısıra, sanık avukat Kemal Kerinçsiz’in müdafilik talebinin de reddine karar verdi. Tutuksuz sanık İlhan Selçuk’un avukatı Uğur Alacakaptan’ın önceki duruşmada Ergenekon davasının Silivri dışında daha büyük bir mahkeme salonunda yapılması gerektiği yönündeki talebi de karara bağlandı.

    Mahkeme Başkanı Şengün, bu talebi sanıkların haklarına ve yargılanmasına zarar gelmemesi açısından reddettiklerini belirterek şunları söyledi: “Sanıkların halen 1.5 yıldır tutuklu olması, sorgularının bu süre zarfında yapılmamış olması, istenen şartlarda bir duruşma salonunun yapılmasının uzun bir süre alacağı, bu durumun sanıkların haklarına adil yargılanmalarına zarar vereceği, bu nedenle taleplerin reddine oy birliğiyle karar verildi” dedi.

    TERBİYE TARTIŞMASI

    Silivri Cezaevinde görülen Ergenekon davasında mahkeme, sanıkların kimlik tespitine başladı. Kimlik tespiti öncesi mahkeme sanıkları müdahil avukatlarının yanına oturttu. Müdahil avukatları buna tepki gösterdi. Sanık avukatları yer sorunu çıkartan müdahil avukatların sanıkların yargılanma hakkını ihlal ettiğini belirterek, “Burada geçen her dakika sanıkların zamanından çalıyor. Meslektaşlarımı, dünden beri maraza çıkaranları terbiyeye davet ediyorum” diye uyardılar. Bunun üzerine müdahil avukatları “Bizi kimse terbiyeye davet edemez” yanıtını verince Mahkeme Başkanı Şengün’ün, “Efendim, sizi kimse terbiye edemez” diye müdahale etmesi salonda gülüşmelere neden oldu.

    BİLGİSAYAR TARTIŞMASI

    Sanık avukatı Hüseyin Buzoğlu, savcıların önünde bilgisayar bulunduğunu ve kimsenin onların bilgisayarında kamera olup olmadığını kontrol etmediğini, beş sanık avukatına ise bir bilgisayar düştüğünü belirterek, “Bize güvenilmiyor mu?” diye tepki gösterdi. Mahkeme Başkanı Şengün, “Sizin talebinizi yetkililerle görüşüp karara bağlayacağız” dedi.

    SANIKLARIN AYLIK GELİRİ ORTALAMA BİN YTL

    Ergenekon davasında tutuklu yargılanan 46 sanığın 28’inin kimlik tespiti yapıldı. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’e sıra geldiğinde mahkeme kayıtlarını alan CD’nin bitmesinin üzerine duruşmaya ara verildi. Sanıkların ortalama gelirinin bin ila bin 500 YTL olduğu gözlendi. En fazla gelire sahip olan sanık ise Semih Tufan Günaltay oldu. Günaltay, aylık gelirinin 21 bin YTL olduğunu söyledi.

    Tutuklu sanık Sami Hoştan ise ticaretle uğraştığını aylık 8-9 bin dolar geliri olduğunu söyledi. Tutuklu sanık Doç. Dr. Emin Gürses aylık gelirinin tutuklanmadan önce 3 bin YTL olduğunu, tutuklandıktan sonra maaşlara yapılan zamla maaşının 3 bin 400 YTL’ye çıktığını, onu da ev sahibinin istediğini söyledi. Sanıkların çoğu sabıkasız olduğunu söylerken, Semih Hoştan, Semih Tufan Günaltay, Ümit Oğuztan sabıkalı oldukları belli oldu.

    VELİ KÜÇÜK’ÜN AYLIK GELİRİ 3 BİN 200 YTL

    Tutuklu sanıklar arasında yer alan emekli Tuğgeneral Veli Küçük aylık 3 bin 200 YTL emekli maaşı bulunduğunu, oturduğu evin banka kredisiyle satın alındığını ve halen krediyi ödediğini söyledi.

    YÜKSEK: “TERÖRİST OLARAK GÖSTERİLDİM, EVDEN ATILDIM”

    Tutuklu sanıklardan Aydın Yüksek soruşturma kapsamında televizyonlarda ‘terörist’ olarak gösterildiği, ev sahibinin bu nedenle kendisini evden çıkarttığını, şuanda oturduğu bir evi bulunmadığını söyledi.

    Sanıklardan Fikret Emek ise, tutuklanmadan önce Ankara’da oturduğunu, olaylar nedeniyle ailesinin duyduğu rahatsızlıktan dolayı, ailesinin Eskişehir’e taşınmak zorunda kaldığını söyledi.

    POYRAZ: “EVİM DAĞITILDI”

    Tutuklu sanık Ergün Poyraz, mahkemeye vereceği bir ev adresi bulunmadığını belirterek, “Evim artık Silivri Cezaevi” dedi. Mahkeme Başkanı Şengün, “Evinizi kapattınız mı?” diye sorunca Poyraz, “Dağıldı, eşyalarım fakirlere verildi. Bir ev adresi veremiyorum” yanıtını verdi.

    Tutuklu sanıklardan Mahmut Öztürk, mahkeme başkanının “Sabıkan var mı” sorusuna, “Şu anda yok” yanıtını verdi.

    Sanıkların kimlik tespiti Doğu Perinçek’le devam edecek.



     

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı