Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

’Ergenekon Belgelerinde Fethullah Gülen ve Cemaat’

ERGENEKON davasının savcı iddianamelerini okumadım. Benim işim değil. Ama bu metinler içinde yer alan belgelerin başta rahmetli Türkan Saylan olmak üzere, dava ile doğrudan ilgisi olmayan insanlar aleyhine basında nasıl kullanıldığını herkes gibi ben de biliyorum.

Başta sancaktar Vakit Gazetesi olmak üzere İslamcı, iktidarcı, AKP’ci medya olmak üzere nasıl kullanıldığını gördük, görüyoruz. Ama Fethullah Gülen ve cemaatinin Ergenekon iddianamesinde ve belgelerinde adının geçip geçmediğini kimse merak etmedi. Merak etmedi diyorum, belki de edemedi, çünkü basına yansımadı.

ŞENER’İN KİTABI

Ancak Milliyet Gazetesi muhabiri Nedim Şener’in "Ergenekon Belgelerinde Fethullah Gülen ve Cemaat" (Güncel Yayıncılık) adlı kitap çalışması bu merakımı sonuna kadar giderdi. Nedim Şener kitabına yazdığı önsözde şunları söylüyor:

"Bu kitapta yer alan belgelerin böylesi bir ihtiyacı (F.G. hakkındaki kuşkuları gidermek ya da kanıtlamak. Ö.İ.) ne ölçüde karşıladığı tartışılabilir. Ama Fethullah Gülen’in ifade ettiği şekilde, ’cemaatin anlaşılamamasının’ temel nedenlerinden birini oluşturduğu da gerçek."

"Dolayısıyla bu açıdan bakıldığında da, cemaat tam anlamıyla şeffaflaşıncaya kadar Ergenekon davası ekleri arasında bulunan Türkiye Cumhuriyeti güvenlik kurumlarının hazırladığı resmi istihbarat raporları anlam taşımaya devam edecektir."

"Nitekim ’gizli bir örgütlenme’ düşüncesi yaratan kendi propaganda faaliyetleri dışında, hareket hakkındaki en büyük bilgi yığını da bu raporlarda yer alıyor."

"Devlet ve Fethullah Gülen ’anlaşmazlığının’ arkasındaki bu raporlar, adeta bir ’külliyat’ gibi Ergenekon davasının ekleri arasında karşımıza çıkıyor."
(S.10-11)

RAPORLAR VARMIŞ

Benim bir fantezi olarak düşündüğüm şey meğer gerçekmiş; Ergenekon dosyaları arasında devlet birimlerinin hazırladığı raporlar varmış. İlginç! Peki hangi amaçla?

Emniyet Genel Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Teftiş Kurulu, MİT, Ankara Emniyet Müdürlüğü, Genelkurmay Başkanlığı gibi devlet kurumlarının Fethullah Gülen ve hareketi hakkında, ilgili makamlara ve Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne sunulmak üzere hazırladığı raporların Ergenekon davası dosyalarında işleri ne? Bu sorunun iki yanıtı var:

1. Fethullah Gülen ve hareketi şüpheli durumdadır, dava süresi içinde sanık durumuna geçecektir. Amaç: Resmi raporlara göre muzır olduğu kabul edilen Fethullah Gülen ve hareketini cezalandırmak.

2. Tam tersi: Dava süresi içinde, bu raporları hazırlayan kişi ve kurumları yargılayıp cezalandırmak.

Başka bir nedeni olabilir mi bu iki nedenin dışında? Savcılık, davanın gidişatına göre bu iki olasılıktan birini kullanacak. Belki de hiçbiri. Kim bilir?

SAVCI DA OKUSUN

5 Haziran 2009 tarihinde "Bir Polis Meslek Yüksekokulu" başlıklı yazımda, bu okullardaki Fethullahçı örgütlenmeyle ilgili bir elektronik ihbar mektubu yayınlamıştım. Polis Akademisi Başkanlığı’nın cevabını da 7 Haziran günü yayınladım. Daha sonra bir savcılık bana ihbarcının kimliğini sordu. Bilgisayardan sildiğim için kaynağımı açıklamadım. Silmeseydim de zaten açıklamazdım. Bilgime başvuran savcılığın Nedim Şener’in kitabını okumasını hararetle tavsiye ederim. Çok yararlanacaktır! Ama dikkat etsin, Erzincan Başsavcısı gibi başına dert açabilir!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI