Gündem Haberleri

    Erdoğan'dan sert çıkış

    Hürriyet Haber
    16.10.2007 - 12:26 | Son Güncelleme:

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Şunu kesin bir dille herkes söyleyebilmelidir: Hayatını kaybeden vatandaşlarımız, güvenlik mensuplarımız bizim şehitlerimizdir, şehitlerimizin hayatlarına kastedenler ise bu ülkeye ve millete düşmanlık yapan teröristlerdir. Terör örgütüne 'terörü bırak' diyemeyenler, bize 'sınır ötesi hareket yapmayın' diyemez. Bu milletin vekilleri böyle hukuksuz eylemleri kınamamazlık edemez” dedi.

    Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Ramazan Bayramının son günlerinde 13 Mehmetçiğin şehit olmasına yol açan menfur terör saldırısının milleti derinden yaraladığını söyledi.

    Millet olma bilinci ve teröre karşı kararlılıklarını bu olayın güçlendirdiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

    “Buradan çok açık bir şekilde ifade etmeliyim ki bu milletin birlik ve beraberliğine kasteden her türlü kirli oyun, her türlü menfur girişim yine milletimiz o güçlü iradesine çarparak parçalanacaktır. Bu milletin gencecik evlatlarına, bu ülkenin bütünlüğüne, bu milletin birlik ve beraberliğine kasteden hain odakları nefretle kınıyor ve lanetliyoruz.

    Türkiye, 23 yıldır bölücü terör örgütü ile mücadele içindedir. Geçen süre zarfından teröre çok kurban verdik, büyük acılar yaşadık. Ülkemizin kaynakları ve enerjisi boşa gitti. Gelinen noktada, geçmişten ders almayıp Türkiye'nin güven ve istikrar ortamını bozmaya çalışan, hala terörden medet umanlar olduğunu görmek üzüntü vericidir. Türkiye Cumhuriyeti, dün olduğu gibi bugün de ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü koruma idealiyle kendisine karşı yönelen her türlü tehdidi göğüsleyerek, üniter yapısını, toprak bütünlüğünü ve Cumhuriyetin temel niteliklerini muhafaza etme azmindedir. Bu süreçte güvenlik güçlerimizin terörizm karşısındaki haklı mücadelesini her türlü şart altında yılmadan devam ettirmesi kaçınılmazdır.”

    “TERÖRLE MÜCADELE”

    Erdoğan, milletin desteği, güvenlik güçlerinin cansiparane çalışmaları, tüm kurum ve kuruluşların yoğun işbirliği ile terörle mücadeleyi, gelişen şartlara uygun olarak en etkin şekilde sürdürmekte kararlı olduklarını bildirdi.

    Türkiye'nin terörizm ve teröristle uzun zamandır mücadele ettiğini anlatan Erdoğan, bu konuda engin bir tecrübeye ulaşıldığını söyledi. Terörizmle mücadelenin çok boyutlu olduğu, hukuki, siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda bazı tedbirler geliştirilmesi gerektiği kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu çerçevede, bataklığı kurutmak için geçen 5 yılda çok önemli mesafeler kaydettik. Terörün istismar edebileceği olumsuzlukları gidermek ve halkımızın layık olduğu yaşam standartlarını geliştirmek için büyük bir çaba gösterdik. Özellikle bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi ve nispeten ülkemizde geri kalmış bölgelerin geliştirilmesi için Hükümetimiz yoğun bir çalışma sürdürmektedir. 2003-2006 yılları arasında Doğu ve Güneydoğu Anadoluda kamu yatırım ödenekleri toplamı yaklaşık 5,5 katrilyonu (5 milyar YTL) bulmuştur.

    Biz, bir bütün olarak halkımızı seviyoruz. Halkımızı etnik, dini, mezhepsel, sınıfsal, bölgesel ayrım yapmadan bir bütün olarak kucaklıyor, halkımıza hizmet için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Biz, bunları yaparken birileri de altındaki zeminin kaydığını düşünerek yeniden silaha, kan dökmeye, huzursuzluk üretmeye çalışıyor.”

    “TERÖR ÖRGÜTÜ RAHATSIZLIK İÇİNDE”

    Terör örgütünün iki konuda büyük rahatsızlık içinde olduğunu belirten Erdoğan, bunlardan birinin Hükümetin bölgeye yönelik sosyo-ekonomik adımları ile demokratik açılımlar, ikincisinin ise güvenlik güçlerinin kararlı şekilde yürüttüğü çalışmalar sonucunda etkinlik alanın daralması olduğunu söyledi.

    Erdoğan, “Yani terör eylemlerinin artmasının sebebi, Hükümetin attığı bu kararlı adımların, olumlu adımların neticesidir” diye konuştu. Devlet-millet kaynaşmasının yeniden ve daha güçlü bir şekilde tesis edilmiş olmasının, özellikle terör örgütünü rahatsız ettiğini belirtti.

    “HER DEVLET CEVAP VERİR”

    Başbakan Erdoğan, her devletin kendisine, halkına, vatanına, özellikle milletinin bütün olarak, ayrım yapılmaksızın her bir ferdine yönelen terörist unsurlara gereken cevabı vereceğini, vermek zorunda olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

    “Terörle mücadele konusunda, Hükümetimizin azmi ve kararlılığı tamdır. Uluslararası diplomasiden askeri operasyonlara kadar her alanda ne gerekiyorsa Hükümetimiz yapmaktadır, yapacaktır. Ve burada üç adım, şüphesiz ki işin siyasi boyutu, askeri boyutu, diplomatik boyutu bizler için önem arz etmektedir. Türkiye'nin bugüne kadar gösterdiği sabır, büyük bir devlet olmasının, aklı selimi arıyor olmasının bir sonucudur. Ancak, bugün çok açık olarak görülüyor ki Türkiye; sabrının, metanetinin, iyi niyetinin karşılığını muhataplarında görememektedir. Akan kanı durdurmak, bölgede terörist faaliyetleri sona erdirmek, huzuru geri getirmek adına bir takım yeni tedbirler almamız kaçınılmaz hale gelmiştir.

    Bu çerçevede uluslararası hukuktan doğan haklarımızı kullanmak ve uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli tedbirleri almak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerimizin sınır ötesi harekatına izin veren tezkereyi, Bakanlar Kurulunda imzalayarak Meclise sevk ettik.

    Meclisimiz inanıyorum ki bu konuda ortak bir irade ortaya koyacaktır. Terörle mücadele konusu, bir milli meseledir, bir devlet meselesidir. Tüm siyasi partilerin ve kurumların ortak duruş sergilemesi gereken bir meseledir. Terörle mücadele, kesinlikle bir siyasi polemik veya siyasi rant sağlama meselesi değildir.”

    “HERKES SÖYLEMELİ...”

    Erdoğan, Meclis çatısı altında terörle mücadelede ortak bir iradenin ortaya konulması gerektiğinin önemine dikkati çekerek, grubu bulunan veya bulunmayan tüm partilerin bu konuda aynı hassasiyet ve duyarlılıkla hareket etmeleri gerektiğini söyledi. Bağımsız milletvekillerinden de aynı duyarlılığı göstermelerini isteyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Şunu kesin bir dille herkes söyleyebilmelidir: Hayatını kaybeden vatandaşlarımız, güvenlik mensuplarımız bizim şehitlerimizdir, şehitlerimizin hayatlarına kastedenler ise bu ülkeye ve millete düşmanlık yapan teröristlerdir. Masum halkın kanını döken, ülkenin kaynaklarını heba eden, milletin huzur ve güvenliğini tehdit eden, devlete silah çeken, bu ülkenin, bu milletin, bu devletin düşmanıdır.

    Terör örgütüne 'terörü bırak' diyemeyenler, bize 'sınır ötesi harekat yapmayın' diyemezler. Terörün verdiği zararları sıralayamayanlar, sınır ötesi harekatın zararlarını sıralayamazlar.

    Terörle kan dökerek, toplumsal hayatı zehirleyerek, nifak çıkartarak hareket edenler, bu milletin geleneklerinden, dini ve kültürel değerlerinden, bu toprakların mayasından nasibini alamayanlardır. Böyle insanlık dışı bir yönteme, böyle vahşi bir yola tevessül edenler kadar, bunları onaylayanlar, bunları meşrulaştırmaya çalışanlar, bunlarla işbirliği yapanlar da aynı derecede sorumludurlar. Temel insanlık değerlerinden ve toplumsal vicdandan bunlar da aynı derecede nasibi alamamışlardır.

    Biz, her zaman halkımızın yanındayız. Halkımızın değerleriyle, gelenekleriyle, hassasiyetleriyle uyumlu bir anlayışa sahibiz. bu toprakların mayası teröre geçit veremez. Bu ülkenin gelenekleri, inançları, masum insanları, savunmasız insanları katletmeye müsamaha gösteremez. Bu milletin vicdanı, böyle kanlı saldırıları onaylayamaz. Bu ülkenin vekilleri, böyle hukuksuz eylemleri kınamamazlık edemez. Herkes bilmelidir ki teröre verilecek en büyük cevap milletimizin birlik, beraberlik ve kardeşlik örneği ortaya koymasıdır.”

    “HERKES, TERÖRÜN ARKASINDAKİ DURUMUNU NETLEŞTİRMELİ VE TAVRINI ORTAYA AÇIKÇA KOYMALIDIR. TERÖRLE ARASINA MESAFE KOYAMAYANLARIN, TERÖRLE MÜCADELEDEN OLUMSUZ ETKİLENMESİ KAÇINILMAZDIR”

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, tezkerenin Meclis'ten geçmesinin, hemen bir operasyon yapılacağı anlamına gelmemesi gerektiğine işaret ederek, “İhtiyaç olması halinde ve en iyi neticeyi alacak şekilde, doğru zaman ve zeminde gereken yapılacaktır. Tezkerenin kullanılmasına gerek kalmamasını temenni ediyorum” dedi.

    Erdoğan, Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin, terör örgütüyle arasına kalın bir duvar örmesi ve net bir tavır takınması gerektiğini de söyledi.

    Başbakan Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Irak'ın kuzeyinden Türkiye'ye yönelik terör tehdidinin ve saldırıların bertaraf edilmesi amacıyla, Hükümete bir yıl süreyle izin verilmesini öngören Başbakanlık Tezkeresinin yarın Genel Kurulda görüşüleceğini anımsattı.

    Tezkereye yönelik eleştirilerde bulunulduğunu hatırlatan Erdoğan, “Yok şurası böyleydi, burası böyleydi... Şu anda bunun kavgasını yapma noktasında değiliz. Çünkü biz şu anda tek hedef üzerindeyiz. O da nedir? Terörizm ve terörist... Buna kilitlenmemiz lazım” diye konuştu.

    Başbakan Erdoğan, birlik ve beraberliğin korunması gerektiğine işaret ederek, “Birbirimize şüpheyle bakan değil, sevgiyle, güvenle, kardeşlikle bakan bir toplum olarak kaldığımız sürece hiç bir terörist eylem amacına ulaşamayacaktır” dedi.

    Tezkereyle ilgili hassasiyetlerini paylaşmak istediğini belirten Başbakan Erdoğan, Hükümetin, tezkere adımını durup dururken atmadığının altını çizdi. Tezkerenin, terör örgütünün kanlı eylemleri sonrasında gündeme geldiğini ifade eden Erdoğan, “Suçluların iadesi gibi bazı uluslararası konular bugüne kadar yapılsaydı, belki bugün bu noktaya gelinmeyecekti” diye konuştu.

    “HERKESİN KENDİ MENFAATİNEDİR”

    “Tezkerenin kullanılmasına gerek kalmamasını samimiyetle temenni ediyorum. Ancak terörle mücadele konusunda Türkiye'nin kararlı ve tavizsiz davranacağını da herkesin bilmesi, anlaması lazım” diyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Tezkerenin Meclis'ten geçmesi hemen bir operasyon yapılacağı anlamına gelmemeli. İhtiyaç olması halinde ve en iyi neticeyi alacak şekilde, doğru zaman ve zeminde gereken yapılacaktır. Muhtemel sınır ötesi bir harekatın hedefi, sadece ve sadece - bunun altını özellikle çiziyorum - terör örgütüdür. Kimse tezkerenin arkasında başka bir amaç ve hedef aramamalı. Irak bizim komşumuzdur. Oradaki insanlar bizim kardeşlerimiz, akrabalarımızdır, bugüne kadar her türlü sorunlarında yardımcı olduğumuz insanlardır. Böyle bir harekat ne sivil insanlara, ne de Irak'ın siyasi birlik ve bütünlüğüne yönelik olacaktır.

    Irak'ın toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine büyük önem veriyoruz. Ancak şunu da görmeliyiz. Herkes terörün arkasındaki durumunu netleştirmeli ve tavrını ortaya açıkça koymalıdır. Terörle arasına mesafe koyamayanların terörle mücadeleden olumsuz etkilenmesi her zaman için kaçınılmazdır. Bölge halkımız nasıl her geçen gün terörle arasına kalın bir duvar örüyorsa, Kuzey Irak bölgesel yönetimi de terör örgütüyle arasına kalın bir duvar örmeli, net bir tavır takınmalıdır. Bu, herkesin kendi menfaatinedir.”

    TERÖRİSTLERİ KORUYANLAR

    Başbakan Erdoğan, Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin geçmişte zaman zaman olduğu gibi, şimdi de terörist unsurlara karşı Türkiye'yle işbirliği yapmasının doğru olacağını kaydetti.

    Terör örgütünün bölgesel bir huzursuzluk ve gerilim kaynağı olarak herkes için sıkıntı yarattığına işaret eden Erdoğan, Türkiye'nin artık kendisine silah doğrultanlara değil, onlara cesaret veren, destekleyen, koruyanlara karşı da sabrının sonuna geldiğini bildirdi.

    “Mesele, müttefiklik ve komşuluk hukuk bağının bize yüklediği sorumluluk kısmını geçmiş, nefsi müdafaa noktasına gelmiştir” diyen Erdoğan, dünyanın her yerinde geçerli olan hukukun temel ilkelerinde, nefsi müdafaanın olduğu yerde diğer hukuk kurullarının geçerliliğini yitirdiğini söyledi.

    Başbakan Erdoğan, “Biz Türkiye olarak terör konusunda nefsi müdafaa durumuna geldik. Sağduyuyu ve aklıselimi ortaya koyup, gerekeni yapmakta kararlıyız. Bunu etnik kökeni ne olursa olsun, hangi bölgeden olursa olsun, tüm vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği için yapmak durumundayız” dedi.


     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı