Gündem Haberleri

GÜNDEM

Erdoğan'dan etnik, dinsel milliyetçilik şikayeti

Ümit KOZAN- Erhan GÖĞEM/ KIRIKKALE, (DHA)
26 Ekim 2008 - 17:46Son Güncelleme : 26 Ekim 2008 - 17:46

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, Kırıkkale'de yaptığı konuşmada Türkiye'nin bazı yörelerinde yıllarca bölgesel, etnik, dinsel milliyetçilik yapıldığını anlatırken, “Bunun bedellerini hala ödemeye devam ediyoruz” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kırıkkale'de inşaatı tamamlanan TOKİ konutları anahtar tesliminin yanı sıra Kırıkkale Belediyesi'nin içmesuyu arıtma ve birçok tesisin toplu açılış törenine katıldı.

Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan töreni izlemek için toplanan yaklaşık 7 bin kişinin büyük bölümü ellerindeki Türk bayraklarını salladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ardından, Başbakan Erdoğan, konuşmasında halk ile aralarında gönülden gönüle giden bir yol olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, “Bu yol gizli değil. Halk müziğinin büyük ismi Neşet Ertaş'ın dediği gibi ‘Dost elinden gel olmazsa varılmaz, Rızasız bahçenin gülü derilmez, Kalpden kalbe bir yol vardır görülmez, Gönülden gönüle yol gizli gizli.’ Bizim sizlerle aramızda gönülden gönüle giden yol var. Üstelik bu yol gizli değil. Burada olduğu gibi çok açık. Vatandaşımızla gönül bağı kopuk olanların asla anlayamayacakları bir yoldur” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yola çıkarken Aşık Veysel'in deyişinden esinlenerek, ‘Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece' dediklerini bildirirken şöyle konuştu:
“Gideceğiz gündüz- gece', ‘Durmak yok, yola devam’ demiştik. Yola devam edeceğiz. Bu can bu tende kaldıkça, bu güzel topraklara hizmet, bizler için şandır, şereftir. Zira ‘Baki kalan bu kubbede hoş bir sedaymış' anlayışıyla yolculuğumuza devam ediyoruz. Bu hoş sedayı biz bırakacağız bu gök kubbede. Dün Tunceli'deydik, bugün Kırıkkale’deyiz. Türkiye'nin sorunlarının çözümü işte bu ikisinin bir arada yapılmasından geçiyor. Hem Tunceli'de, hem Kırıkkale'de aynı anlayış hakim olmadan, önümüzdeki engelleri aşamayız.
Türkiye'yi aynı ruh, aynı anlayışla kucaklamadan aydınlık yarınlara ilerleyemeyiz. Ülkemizin bütünlüğünün, milletimizin birliğinin yolu 70 milyon vatandaşımızı 81 ili aynı samimiyetle, aynı sevdayla kucaklamaktan geçiyor. İç Anadolu'da, Kırıkkale'de yaşayan herhangi biriyle, Doğu ve Güneydoğu'da yaşayan bir vatandaşımızı aynı anda kucaklayan anlayışla hareket ediyoruz. Batı ile doğuyu, kuzey ile güneyi birbirinden ayıran anlayışla değil. Yıllar yılı bu yapıldı, ihmal edildi ülkemizin bazı yerleri. Maalesef bölgesel, etnik, dinsel milliyetçilik yapıldı ve bunun bedellerini hala ödemeye devam ediyoruz. Şimdi bunları tamamiyle ortadan kaldırma dönemi. 780 bin kilometrekarelik vatan toprağımızın tamamını abad etme dönemi yaşıyoruz.”

Başbakan Erdoğan, yoğun çalışma sonucu önümüzdeki yılın sonuna kadar ‘ölüm yolu’ haline gelen Elmadağ virajlarının kaldırılmış, duble yollara geçilmiş olacağını söyledi. Kazalarda ölümleri en az düzeye indirmenin kendi görevleri olduğunu, 79 yılda 6 bin kilometre duble yol yapıldığı halde kendilerinin 4- 5 yılda 9 bin kilometre duble yol yaptıklarını anlattı. “İşte bizim farkımız bu' diyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
“Bu farkı anlayamanlar var. Ama benim vatandaşım anlıyor. Meydan burada. Meydanların dili bunu söylüyor. Bu işler lafla olmuyor.
Bunu hala anlamayanlar, anlamak istemeyenler var. Ama aklı selim anlıyor. Bizler diyoruz ki; ‘Usanmadan bu hizmete devam edeceğiz.' Hani diyorlar ya; ‘At denize balık bilmezse halik bilir.' Milletim gerçekleri, yapılan hizmetleri görüyor. Duble yollardan geçtikçe diyoruz ki; ‘hamdolsun.' Ulaştırma Bakanıma diyorum ki; şimdi Hazine'ye ait yerleri gördüğün zaman iki şeritli yapmayacaksın. 3 gidiş 3 geliş olacak. Bundan sonra bunu yapacağız. Zira halkımın artık yaşam standardı yükseliyor. Bir ülkede iç piyaada trafiğe giren araç sayısı arttığına göre bizim de bu yolları yapmamız lazım. Benim vatandaşım rahat seyretsin, kaza riski asgariye insin” dedi.
Cumhuriyet'in 100'üncü yılını, dünyanın en büyük ekonomisinden biri haline gelmiş Türkiye'de kutlamak istediklerini belirten Başbakan Erdoğan, herkese sosyal güvence, iş sağlanması, geçim sıkıntısı çekilmemesi için çalıştıklarını her ferdinin demokratik hak ve gelişmelerden yararlanmasını istediklerini söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Demokratik hak ve özgürlükler noktasında ideal olanı yakaladık mı? Hayır, yakalamadık. Ama bunun mücadelesini veriyoruz, vereceğiz. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti lafla olmaz. Bunu beraber elde edeceğiz. Bu mücadeleyi beraber kazanacağız. Er veya geç kazanacağız. 780 bin kilometreyi modern bir alt-üst yapıya kavuşturmayı istiyorsak bunu da başaracağız” diye konuştu.

Herkesin refah ve kardeşlik içinde yaşamasını istediklerini belirten Başbakan Erdoğan, geçen 6 yıl önemli yol katettiklerini ancak daha önlerinde uzun yol bulunduğunu, Türkiye'nin 2009-2010 yıllarında BM Güvenlik Konseyi üyeliğine Türkiye ilk sıradan seçilmesinin önemli olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, “Bunlar yan gelip- yatarak olmuyor, 5 yıl önce müracaat ettik ve 5 yıl sonra çalışmamızı neticesini aldık. 47 yıl aradan sonra. Bu, karşı tarafa verilen güvencenin neticesi. Ana muhalefete sorsan, bunu bile lekelemeye çalışırlar. ‘Hayırlı güzel bir iş yaptınız' demezler. Söyleyecekleri şeyler bellidir. Dedik ya; ‘at denize, balık bilmezse halik' bilir. Biz işimizi yapmaya devam edeceğiz. Aynı şeyi şimdi AB katılım müzakerelerinde görüyoruz. Zaman zaman sıkıntılar yaşıyoruz. Tarihsel perspektiften baktığınızda bu sıkıntıların hiçbiri aşılamaz değil” dedi.

“TERÖR KAN KAYBEDECEK”

Başbakan Recep Tayyin Erdoğan konuşmasının devamında, “Birbirimizi çok seveceğiz, dayanışma içinde olacağız. Aramıza fitne sokmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Biz ne kadar dayanışma içinde olursak, terör o kadar kan kaybedecektir” dedi. Önümüzdeki cumartesi günü Van'a, pazar günü Hakkari'ye giderek açılışlar yapacaklarını bildiren Başbakan, “Türkiye'nin batısı neyse, doğusu da, Güneydoğu'su da aynı olmalı. Kuzeyi neyse, güneyi de o olmalı. Bütün güzellikler her yerinde olmalı. Biz, milletimize efendi olmak için gelmedik, milletimizin hizmetkarı olmak için geldik” dedi.

Bu arada Hüseyin Akyol adlı kişinin elindeki ‘Ergenekon davası Yassıada'da yapılsın' yazılı döviz, polisler tarafından toplanarak Başbakanlık korumalarına teslim edildi. Akyol'un nüfus cüzdanı da kendisinden alınarak kimlik sorgulaması için Emniyet müdürlüğüne götürüldü.


Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı