Dünya Haberleri

    Erdoğan'dan Denktaş ve Talat'a birlik çağrısı

    Hürriyet Haber
    27.04.2004 - 22:30 | Son Güncelleme:

    Başbakan RecepTayyip Erdoğan, Kıbrıs'ta yapılan referandumun sonuçlarını değerlendirirken, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Başbakan Mehmet Ali Talat'a birlik çağrısında bulundu. Erdoğan, ''Bu yeni dönemde gerek Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan'ın hep birlikte orada yeni bir dayanışma içerisinde olmaları gerekiyor'' dedi.

    Erdoğan, Köln'de, Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası'nın (TATSO) açılışın ardından Energy Dome Basketbol Salonu'nda akşam saatlerinde Türk vatandaşlarına hitap etti.

    Başbakan Erdoğan, salona gelişi sırasında vatandaşların tempolu alkışları eşliğinde, ''Türkiye seninle gurur duyuyor'' sloganları ile ayakta karşılandı.

    Erdoğan'ın, salonda protokol için hazırlanan bölüme geçmek için merdivenleri çıkarken sendelemesi üzerine yanında bulunan korumaları müdahalede bulundu.   

    Erdoğan, daha sonra kendisi için ayrılan bölüme otururken, TATSO Başkanı Kemal Şahin ile Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Mehmet Ali İrtemçelik'in konuşmalarını dinledi.

    Daha sonra kürsüye gelen Başbakan Erdoğan, konuşmasında, Kıbrıs'tayapılan referandum ile ilgili görüşlerini dile getirdi.
       
    ERDOĞAN'DAN BİRLİK ÇAĞRISI
       
    Başbakan Erdoğan, şimdi yeni bir dönem başladığını ifade ederek, şöyle konuştu: ''Bu yeni dönemde gerek Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan'ın  hep birlikte orada yine bir dayanışma içerisinde olmaları gerekiyor. Artık birlik beraberlik zamanıdır. Bu birliği ve beraberliği asla bu referandum sarsmamalıdır. Bunu bir siyasi karar, bir demokratik hak olarak değerlendirmek ve bunun neticesine de saygı duymak gerekir. Biz TC Devleti olarak saygı duyuyoruz. Herkesin de saygı duyması gerekir. Kimse kendini milletin üzerinde bir güç olarak görmemelidir.''

    Erdoğan, hiçbir ülke tarafından tanınmayan KKTC'nin dünyanın tanıdığı bir devlet haline getirilmesi anlayışı içinde olduklarını söyledi.

    Bunun başarılması halinde Birleşmiş Milletler'deki Güney Kıbrıs bayrağının inerek yerine birleşik Kıbrıs cumhuriyetinin bayrağının çekileceğini belirten Erdoğan, Türkçenin uluslararası bütün toplantılarda beynelmilel bir dil olarak kullanılmaya başlanacağını ifade etti.

    Güney Kıbrıs'ın yüzde 76 ile referandumda ''hayır'' dediğini hatırlatan Erdoğan, çünkü devlet olmayı kaybedeceklerini belirtti. Erdoğan'ın, ''Dünyada en önemli adım devlettir devlet'' şeklindeki sözleri salondakilerin alkışları ile karşılandı.

    Dünyada birçok ülke ile AB üyesi ülkelerin Türkiye'nin ve KKTC'nin Kıbrıs'ta böyle bir karar alacağına inanmadıklarına da dikkat çeken Başbakan Erdoğan, ''Biz daha önce (Bu işte verdiğimiz sözün arkasında duracağız. Her zaman Rumların bir adım önünde olacağız) dedik. Bundan çok rahatsız olanlar oldu. Ülkemde de rahatsız olanlar oldu ve ne oldu, biz yanılmadık. Biz verdiğimiz sözde durduk'' diye konuştu.

    Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile görüşmeler yapılırken çok ilginç şeyler yaşadıklarını ifade eden Erdoğan, Türkiye'ye ''erteleme'' talebi ile gelindiğini, ancak kendilerinin 1 Mayıs'tan önce bu işi bitirmeye hazır olduklarını söylediklerini kaydetti.

    Erdoğan, şöyle devam etti:

    ''Biz şu anda da sözümüzdeyiz. 1 Mayıs'tan önce bu işin bitmesini bizden siz istemediniz mi, istediniz. Biz sözümüzü verdik mi, verdik. Bugüne kadar (Türkiye söz verir, sözünde durmaz. Kuzey Kıbrıs da sözünde durmaz) deniyordu. Şimdi biz sözümüzü verdik, (sözümüzdeyiz) dedik.''       
       
    ''ARTIK DÜNYA DÜŞÜNSÜN''
       
    Konuşmasında referandumun sonucunu da hatırlatan Başbakan Erdoğan,''Referandumun neticesi böyle oldu. (Olanda hayır vardır) diyoruz. Olanda hayır vardır ilkesinden hareketle de (Artık şimdi dünya düşünsün) diyorum. Biz gereğini yaptık'' dedi.

    Taşların yerinden oynadığını da vurgulayan Erdoğan, bu taşların nasıl yerine yerleştirileceğini de zamanın göstereceğini kaydetti.

    Türkiye'nin haklarını hiçbir zaman hiçbir yerde çiğnetmeyeceklerini ve çiğnetmediklerini belirten Erdoğan, Kıbrıs TürkCumhuriyeti'ndeki, Kuzey Kıbrıs'taki kardeşlerinin haklarını da hiçbirzaman yedirtmeyi akıllarının en ücra köşesinden bile geçirmediklerini söyledi.

    Başbakan Erdoğan, ''Böyle bir şeye tenezzül etmek, böyle bir şeyi düşünmek alçaklıktır diye de bunu ifade ettim. Bizim gençlik yıllarımızın hangi tezgahlarda dokunduğunu, nasıl dokunduğunu da Sayın Cumhurbaşkanı'na kaç kez ifade ettim'' dedi.

    Cumhurbaşkanı Denktaş'ı farklı karelerde, farklı tiplerle görmek istemediğini de tekrarlayan Erdoğan, 1974 harekatı olduğu zaman Türkiye'ye ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne işgal kuvvetleri diyenlerle Cumhurbaşkanı'nı aynı karede görmek istemediğini ifade etti. Erdoğan, ancak bu konuda Denktaş'ın da aldatıldığına inandığını söyledi.

    Konuşmasında Almanya'daki vatandaşlara da seslenen Erdoğan, Almanya'daki üçüncü kuşağa sahip çıkmalarını istedi.

    Türkiye'ye her gelişlerinde farklı bir manzara ile karşılaşacaklarını belirten Erdoğan, yolları, konutları, alt ve üst yapısı ile yeni farklı bir Türkiye'yi 2007'ye hazırladıklarını bildirdi.

    Başbakan, Türk Hava Yolları'nda önemli değişiklikler bulunduğunu, Türkiye'nin her yerine rahat ulaşımın sağlanabilmesi için THY'nin ciddi sayıda uçak alımı yapacağını, bu konudaki çalışmaların devam ettiğini anlattı.

    Erdoğan, Almanya'daki Türkleri Alman devletinin yasa ve kurallarına saygılı ve haklarını en iyi kullanan vatandaşlar olarak gördüğünü de belirterek, bunun bir vatandaşlık bilinci olduğunu söyledi.

    Başbakan Erdoğan, Almanya'daki Türkler'den kendilerini iyi yetiştirmelerini de isterken, her şeyin Türkiye için olduğunu söyledi.

    ''ÜÇÜNCÜ KUŞAK ÇOK İYİ ALMANCA KONUŞSUN''

    Erdoğan, Almanya'da yaşayan Türk vatandaşlarına seslenirken, ''Üçüncü kuşak çok iyi Almanca konuşsun. Evdeki anneleri de Almancayı öğrensin. Buna mecbursunuz'' dedi.   

    Almanya'da yaşayan Türklerin sıla hasretini iyi bildiğini, 1978 yılından bu yana özellikle sık sık Almanya'ya geldiği için birçok kişiyi tanıdığını, neden sıla hasreti çektiklerini, çocuklarını nasıl yetiştirdiklerini bildiğini söyledi.

    Erdoğan, ''Türkiye ile Almanya arasında ekonomik ve ticari kırılmanoktası diyebileceğimiz adımı atmak için geldim. Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası TATSO'nun açılışını yaptık. Ülkelerimiz için hayırlı olsun diyorum. Ortak çıkarlarımız için hayırlı olsun. Aramızdaki bağların kuvvetlenmesi için hayırlı olsun'' diye konuştu.

    Ekonominin önemine dikkati çeken Erdoğan, ''Artık dünyada ekonomi giderek şekilleniyor. Ekonomi siyasete yön veriyor. Adeta şekillendiriyor. Ekonomiyi bir kenara koyabilmek mümkün değil'' dedi.
       
    ''FARKLI BİR TÜRKİYE VAR''
       
    3 Kasım'dan sonra Türkiye'de yeni bir dönem başladığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

    ''3 Kasım'dan sonra ayakları üzerinde duran değil, hareket eden farklı bir Türkiye var. Dünyada farklı bir konuma ulaşan bir Türkiye var. Bizler göreve geldiğimizde dünyanın Türkiye'ye borç vermediği bir yönetimi devraldık. Faiz almış başını gidiyordu. Vatandaş zamla yatıp,zamla kalkıyordu. Şimdi artık dünyadaki finans çevrelerinin güven duyduğu, istikrarlı bir Türkiye var. Dünya ile kucaklaşan, içine sinen değil, dünyaya açık olan bir Türkiye var.''

    Kısa bir dönemde 66 ülke gezdiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, ''Bu gezilerim sırasında işadamlarımızı da beraberimde götürdüm. Karşılıklı ilişkileri geliştirsinler, müşterek adımlar atsınlar ve birbirlerini karşılıklı olarak tanısınlar diye bunu yaptım. Türk işadamları artık dünyada her yerde var. Arkalarında da Türk Hükümeti var. Bununla da yetinmiyoruz, daha ileriye gideceğiz'' dedi.

    Türkiye'nin 40 yıldan bu yana AB'nin kapısında olduğuna dikkati çeken Erdoğan, ''Almadılar mı, yoksa biz mi gerekeni yapmadık? Her ikisi de var. Ancak ikincisi ağır basıyor. Ortamı siz yaratacaksınız. Kimse sizi el bebek, gül bebek bir yere getirip koymaz. Biz işimize, ne yaptığımıza ve ne yapacağımıza bakalım' şeklinde konuştu.
       
    ''2005'TE ENFLASYONU TEK HANELİ RAKAMLARA DÜŞÜRECEĞİZ''
       
    Devletin borçlanma faizini iktidara geldiklerinden bu yana yüzde 69'dan yüzde 23'e, enflasyonu da yüzde 32'den geçen yıl sonuna kadar yüzde 18.9'a, bu yılın ilk çeyreğinde de yüzde 11.4'e düşürdüklerini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

    ''Bizim için tek haneli rakama düşmek hayal değil. 2005 yılında enflasyonu tek haneli rakamlara düşüreceğiz. Hedef borçlanma maliyetlerini düşürmektir. Bugüne kadar bu sayede 7 katrilyon kazandırdık. Eski kafada gitseydik bu parayı ödeyecektik. Artık kaynakların israf edilmesi dönemi bitti.''

    Türkiye'deki birçok kamusal tesisin turistik tesise çevrildiğini belirten Erdoğan, turistlerin yatak bulamadığını, geçen yıl turizm öncesi dönemde bile sadece Antalya'ya 710 bin turist geldiğini, Irak savaşına rağmen de sadece Almanya'dan 3.4 milyon turistin Türkiye'ye gittiğini söyledi.
       
    BAŞBAKAN'DAN ALMANYA'DAKİ TÜRKLERE ÇAĞRI
       
    Antalya çevresinde de yaklaşık 50 bin Alman'ın yaşadığını hatırlatan Erdoğan, Almanya'da yaşayan Türk vatandaşlarına da Türkiye'yi daha iyi tanıtmaları çağrısında bulundu.

    Erdoğan, ''Her birinize Türkiye'nin elçisi olarak bakıyorum. Sizden bir isteğim var, uyum konusunda daha fazla çaba harcayın. Asimilasyon başka, entegrasyon başka bir olaydır. Sadece evden işe gitmekle olmaz. Alman komşularınızla görüşebiliyor musunuz? Zaman zaman Alman yemekleri, zaman zaman da Türk yemekleri yiyebiliyor musunuz?'' dedi.

    Almanya'da yetişen üçüncü kuşak Türk gençlerinin Almancayı iyi şekilde öğrenmelerini istediğini söyleyen Erdoğan, ''Üçüncü kuşak çok iyi Almanca konuşsun. Evdeki anneleri de Almancayı öğrensin. Buna mecbursunuz. Biz de Türkiye'de okullara İngilizce ve Almanca iki dil dersi koydurduk'' dedi.

    3. kuşak Türklerin bilimsel alanda da iyi yetişmelerini isteyen Başbakan, Almanya'da yaşayan 2.5 milyon Türkün yaklaşık 30 bininin üniversitede okumasının çok az olduğunu söyledi.

    Erdoğan, her şeyden önce insana yatırım yapılması gerektiğini vurgulayarak, ''Ekonominin olmazsa olmaz temel şartı insandır. İnsan varsa, sermaye, emek ve başarı vardır. Ancak insanlarımız kaliteli olmalı. Özellikle üçüncü kuşağa çok önem veriyorum. El ele verip çocuklarımızı iyi yetiştireceğiz'' diye konuştu.

    Türkiye'nin ihracatının geçen yıl 50 milyar dolar, dış ticaretininde 115 milyar dolar olduğunu hatırlatan Erdoğan, bunun bu yıl daha da fazla olmasını beklediklerini kaydetti.

    Erdoğan, ''Türkiye artık yatırımların ülkesi olmuştur. Yeni TeşvikKanunu'yla kişi başına düşen milli geliri 1.500 doların altında olan bölgeler vergiden muaf tutulmaktadır. Enerjide de yüzde 50 indirim yapıyoruz. SSK primlerini azaltıyoruz. Burada sadece (gel yatırım yap)diyoruz. Ücret politikamızda istediğimiz seviyeye gelmiş değiliz. Bunuartırıyoruz'' dedi.

    Irak konusuna da değinen Erdoğan, ''Irak'ta bir politika güttük. Bu ülkede durum iyi değil. Türkiye Irak'a gereken yardımı gönderiyor. Geçen yıl 1 milyar dolar insani yardım gönderdik. Yardımlarımız BM ile koordineli şekilde sürdürüyoruz.'' dedi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı