Gündem Haberleri

    Erdoğan: "Referandum hazırlığına başladık"

    A.A
    06.05.2010 - 11:55 | Son Güncelleme:

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa değişikliğinin referanduma sunulması konusunda “Kampanyamızı, hazırlıklarımızı başlattık. Millete gideceğiz” dedi.

    Erdoğan, basına kapalı gerçekleştirilen AK Parti Grup toplantısının  ardından Meclis bahçesinde Parlamento muhabirleriyle sohbet etti. Erdoğan,  “Bugün yapılacak son oylamayla ilgili bir tereddütünüz var mı?” sorusuna,  “Böyle bir şey beklemiyorum” karşılığını verdi.

    Bir gazetecinin TBMM Genel Kurulunda dün akşam mal varlığıyla ilgili  tartışmaları hatırlatması üzerine Erdoğan,”Hesap vermeyecek hiçbir şeyim yok.  Hesap vermeyenler, veremeyenler hesap soramazlar. Bunlar hiçbir zaman hesap  vermediler. Ben şeffaf bir liderim, her şeyim ortada” diye konuştu.

    Erdoğan, “Kapatma davasıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesine gidecek  misiniz?” sorusuna, “O konuda arkadaşlarım çalışma yaptı. öyle bir imkan yok”  dedi.

    Yunanistan ziyareti konusunda bir ertelemenin  şu an olmadığını belirten  Erdoğan, İran ziyaretine ise henüz karar vermediklerini bildirdi. İran'da  zirvenin yapılacağı tarihlerde Azerbaycan ve Gürcistan ziyaretinin  programlandığını kaydeden Erdoğan, bu konuda bir çalışma yürütüldüğünü söyledi.

    "ŞEFFAF BİR LİDERİM"

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, mal varlığıyla  ilgili tartışmaları değerlendirirken, “Ben her yönüyle şeffaf bir liderim. Her  şeyim şeffaf, her şeyim ortada... Eğer dürüst ve namusluysalar, aynı şekilde  onlar da kendi liderlerine söylesinler, siteye bütün mal varlıklarını eşleriyle  birlikte koysunlar” dedi.

    Sorular üzerine, Anayasa değişikliği teklifiyle ilgili görüşmeleri bugün  bitirmeyi hedeflediklerini anlatan Erdoğan, “Arkadaşlarım muhalefetle de  anlaştılar. Onlar da bugün bitmesini istiyorlar. Her şeye rağmen bugün 8 oylama  yapılacak” dedi.

    Bir kadın gazetecinin 18 yıldan beri Mecliste görev yaptığını öğrenen  Erdoğan'ın, kendisine “Hiç sıkılmadınız mı?” derken, aynı gazeteciye  “Bayanların yaşı sorulmaz ama bu mesleğe 13 yaşında mı başladınız?” diyerek  espri yapması gülüşmelere neden oldu.

    Bir başka gazetecinin emekli olduğunu söylemesine Erdoğan şaşırırken,  aynı gazetecinin “Buranın gündemi her zaman yoğun oluyor. Daha önce koalisyon  hükümetlerinde hep krizler yaşanıyordu” sözlerine, “Tek parti iktidarının ülke  için ne kadar hayırlı olduğunu gördünüz” karşılığını verdi.

    Demokrasi ile ekonomik kalkınmanın “at başı” gittiğini ifade eden  Erdoğan, gelişmiş ülkelerde hem demokrasi hem de ekonominin ileride olduğunu  kaydetti.
    Erdoğan, geri kalmış  ülkelerde ise her ikisinin de gelişmediğini  belirterek, Türkiye'nin içinde bulunduğu süreçte, hem demokrasi hem de ekonomisin  geliştirmeye çalıştığını anlattı.

    Bir gazetecinin Yunanistan'da yaşanan olayları hatırlatması üzerine  Erdoğan, “Görüyorsunuz... Kişi başına milli gelirleri oldukça yüksek. Bir  araştırın; 10 yıl önce Yunanistan'ın nüfusu kaç, şimdi ne? Ciddi manada bir nüfusdüşüşü var.  Bu da milli geliri yüksek gösteriyor. Ayrıca AB noktasında Maastricht Kriterleri noktasında yanıltıcı tablolar var. Umarım Yunanistan'daki  bu durum bütün bölgeye olumsuz örnek teşkil etmez. Umarım hükümet bunu bir an  önce atlatır” diye konuştu.
    Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın Yunanistan'ı ziyaret  ettiğini hatırlatan Erdoğan, kendisinin bu ülkeye 14-15 Haziran'da gideceğini  anımsattı.
    Erdoğan, “ziyaretin ertelenip ertelenmeyeceği” sorusuna, “Şu anda  erteleme yok” karşılığını verdi.

    TRABZONSPOR'UN KUPAYI ALMASI

    Erdoğan, Trabzon ile Fenerbahçe arasında oynanan Türkiye Ziraat Kupası  finalini soran bir gazetecinin, “Torununuz Trabzonsporluymuş, nasıl  anlaştınız?” demesi üzerine, torununun maçtan sonra kendisini arayarak  Trabzonsporun galip geldiğini söylediğini anlattı. Başbakan Erdoğan, kızının  “oğlum deden Fenerbahçeli” demesi üzerine ise torununun “Hayır, dedem bordo  mavili” dediğini belirterek, güldü.

    Bu sırada Erdoğan'ın yanında bulunan Devlet Bakanı Faruk Özak'ın telefonu  çaldı. Özak, “Sayın Başbakanım bakın kim arıyor; Şenol Güneş' diyerek telefonu  Erdoğan'a uzattı. Erdoğan, Güneş'i kutlayarak, “Çok iyi pres yaptınız. İlk golü  yemenize rağmen oyun disiplinini bırakmadınız. 3 güzel gol oldu” diyerek sahayı  beğenip beğenmedekilerini sordu. Güneş'in sahayı beğendiğini söyleyen Erdoğan,  Özak'ı kastederek “Bu bakan hem taraflı, hem bağımlı” dedi.
    Erdoğan, gazetecilerin soruları üzerine Bursaspor, Kasımpaşaspor ve  Rizespor ile ilgili değerlendirmelerde de bulundu.

    Bursasporun matematik olarak şanslı olduğunu ifade eden Erdoğan,  “Bursasporun şampiyon olacağına en az Fenearbahçenin olması kadar sevineceğini”  söyledi.

    Erdoğan, evde eşinin dışında herkesin Fenerbahçeli olduğunu belirterek,  eşi Emine Erdoğan'ın Beşiktaş taraftarı olduğunu ifade etti. “Bizi birbirimize  vurdurmazsınız herhalde” diyen Erdoğan, eşinin kendisinin çalışma temposuna  nasıl ayak uydurduğu sorusuna, 'Alıştı. Zaten biz bu yola çıkarken biliyordu. O  da işin içinde...” dedi.

    MAL VARLIĞI TARTIŞMALARI

    Erdoğan, TBMM Genel Kurulunda gün gece yaşanan “mal varlığı  tartışmalarını nasıl değerlendirdiği” soruna karşılık, şunları kaydetti:
    “Ben her yönüyle şeffaf bir liderim. Her şeyim şeffaf, her şeyim  ortada... Eğer dürüst ve namusluysalar, aynı şekilde onlar da kendi liderlerine
    söylesinler, siteye bütün mal varlıklarını  eşleriyle birlikte koysunlar.

    Ben hayatımı memuriyetle geçirmedim. Benim hayatımda 17 yıllık iş  adamlığı, özel sektör süreci var. Devlette çalışmışlığım, futbol oynadığım  dönemdedir....
    12 Eylül'den itibaren tamamen serbestim. Ama malum kişiler, iftira atıp,  'Acaba buradan bir şey tutturabilir miyiz' gayretindeler. Ama benim  halkım,vatandaşım neyin ne olduğunu çok iyi biliyor. Bu iktidar yolsuzlukların  iktidarı olsaydı, bu yatırımların hiçbirini gerçekleştiremezdi. Bizden önceki  iktidarların yaptıkları ortada. Bizim 7 yıla sığdırdıklarımız ortada.”

    KAMPANYA SÜRECİNİ BAŞLATTIK

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa  değişikliği süreci konusunda, “Bizim bundan sonraki sürecimiz hemen kampanya. Şu  anda hazırlıklarımızı başlattık” dedi.

    Erdoğan, TBMM'de basın mensuplarıyla sohbet ederken, hükümetin sağlık,  eğitim, ulaşım, enerji ve adalet alanlarındaki icraatı hakkında bilgiler de  verdi. Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin muhalefetin 3. köprü için de yargıya  gideceğini hatırlatması üzerine, şöyle konuştu:
    “Ana muhalefetin Anayasa Mahkemesine yakıştırdığı ad; ana muhalefet  mahkemesi... Yani 'biz bütün işlerimizi burada çözeriz' her şeyleri bu... Bu,  komünist, solcu zihniyetin bu ülkede bir tek eseri yoktur. Göstersinler, 'biz  şunu yaptık' desinler. Bulamazsınız... 1. köprüye, 2. köprüye bunlar karşı çıktı.  Şimdi de 3. köprüye karşı çıkıyorlar. Aynı şekilde raylı sisteme karşı çıktılar.  Raylı sistemde 4 yıl kaybetmemize neden oldular. Yazıktır, günahtır... Bunlardan  kim istifade edecek? Halkım istifade edecek. Yani insandan daha önemli bir şey  var mı? Ama bunlar insanın önüne başka şeyleri geçiriyorlar. İnsanın önüne hiçbir  şey geçemez. Yani bir mabedi bile, bizim değerlerimizde Kabe'yi yıkarsın ama  insan gönlünü yıkamazsın. Bu kadar önemli bu iş. Biz orada insanımızın geleceği  için modern bir Türkiye, modern bir İstanbul için, İstanbul'un ulaşım sorununu  çözmek lazım. Gelip orada tarihi çınar mı kesecek? Kesilecek, makiliktir...  Bunların söyledi o... Makilik planda orman olarak geçer. 3. köprüyü en az hasarla  en iyi nasıl yaparız, ona baktık.

    'TOKİ' diyoruz adamlar çıldırıyor. 'Gelsin hesap versinler' diyorlar.  Neyin hesabını vereceğiz sana ya... Eser ortada. Şu an 410 bin inşaat var. Bunun  300 binini sahiplerine teslim etmiş vaziyetteyiz. Çok çok merak ediyorsan ve bu  işi de çok iyi biliyorsan, gelirsen samimi bir şekilde... Gel otur, sana  anlatsın. Çok da anlamıyorsan gelir özel bir oturumda anlatılır. Bu öyle 3-5  dakikaya sığmaz.

    Bizim hesabını veremeyeceğimiz hiçbir adım yoktur, rahat rahat veririz.  Böyle kabadayı gibi; 'bunun hesabını gel ver... Bilmem ne hesabını ver'. Hesap  vermeyenler, hesap veremeyenler hesap soramazlar. Bunlar hiçbir zaman hesap  vermediler ki, veremediler ki neyin hesabını soruyorsun?”
    Enerji ve dış politikada Türkiye'nin çok farklı bir yerde olduğunu  anlatan Başbakan Erdoğan, yaşanan gelişmelerin durup dururken olmadığını söyledi.  Erdoğan, “Ama bunlar konuşulmuyor. Hep böyle iftira üzerine oluşturulmuş  gündemlerle gündem sapması yapılıyor. Biz burada 'Anayasa tartışalım' derken,  Anayasa dışında her şeyi konuştular” diye konuştu.

    “GEL MEYDANDA ANLAT”

    Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin “Bugün son bir oylama var, bu konuda  bir endişeniz var mı? sorusuna, “Öyle bir şey beklemiyorum” karşılığını  verirken, aynı gazetecinin “bugün süreç tamamlandıktan sonra muhtemelen  referandum süreci başlayacak' sözleri üzerine de değerlendirmesini şöyle  sürdürdü:
    “Bizim bundan sonraki sürecimiz hemen kampanya. Şu anda hazırlıklarımızı  başlattık. Biz, millete gideceğiz. Çünkü millet diyor ki 'gel bana, Mecliste  bağırıp çağırmayın. Bu işin asıl sahibi benim, oradaki vekillerin bağırıp  çağırmasına bakmayın, bana gelin' diyor. Bunlar millete gitmekten korkuyorlar.  Biz de diyoruz 'hadi gidelim millete, millet versin akarı' bu işin asıl sahibi  onlar değil mi? Biz, vekiliz onlar asıl... Gidelim milletimize anlatalım. Burada  bu kadar madem kabiliyetlisiniz, bu kadar kürsüleri bırakmıyorsunuz. Bana az söz  verdiniz diyorsunuz. Git milletin karşısında istediğin kadar konuş. Kararı,  millet versin. Gel meydanda anlat.”

    İRAN ZİYARETİ

    Erdoğan, bir gazetecinin, “İran Devlet Başkanı Mahmud Ahmedinecad'ın  açıklaması vardı, İran'daki zirveye sizin katılacağınıza dair” sözlerine  karşılık “İran konusuyla ilgili olarak... Şu an gidip gitmeyeceğim noktasındaki  durum. Bizim buradaki gelişmelerle ve benim o tarihlerle ilgili Gürcistan ve  Azerbaycan ziyaretlerim var. Önceden belirlenmiş” dedi.

    Gürcistan ve Azerbaycan'daki temasları hakkında bilgiler veren Başbakan  Erdoğan, “Arkadaşlar 'bunu teyit edelim' diye bir şeyin içindeler ama süre de  daraldı. Onlara karşı doğru olmaz düşüncemiz var. Arkadaşlar bugün yarın o  görüşmeleri yapıp nihai kararımızı vereceğiz. Şu anda bu konuda nihai karar  verilmiş değil” şeklinde konuştu.

    Bir başka soru üzerine de TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun  kedisinden randevu isteyerek ziyaretine geldiğini anlatan Erdoğan, “fevkalade  bir durum olmazsa bu ayın 22'sindeki genel kurula katılma niyetinde olduğunu”  söyledi. “Sizin önerinize bir cevap verdiler mi?” sorusuna, Erdoğan, “olumsuz  cevap vermiyor kendine göre. Kayserili pratiği yapıyor...” karşılığını verdi.

    “TARİHE NOT DÜŞMEK”

    Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı'nın “Engizisyon mahkemesinde  yargılanıyorum” şeklindeki açıklamasının sorulması üzerine, Erdoğan, “Yargıda  olan bir süreci bize sormayın. Şu an o yargıda... Bizimle hiç yakından uzaktan  alakası yok. Biz yürütmeyiz” dedi.
    Erdoğan, Anayasanın Geçici 15. maddenin yürürlükten kaldırılmasına  ilişkin soru üzerine, muhalefetin tavrını anlamanın mümkün olmadığını belirterek,  “Her şeyi illa 'bu zaman aşımına uğramıştır' diye değerlendirilmez ki... Bazı  şeyler de vardır ki tarihe bir not düşmektir. Onu bir defa tarihe karşı  sorumluluğu gidermek anlamında anlamlıdır. Yani zaman aşımına uğradı şöyledir, bu  önemli değil” diye konuştu.

    NAZIM HİKMET VE AHMET KAYA

    Sohbette, Nazım Hikmet'e vatandaşlık verilmesi konusuna kimse cesaret  edemezken, kendilerinin cesaret ettiğini anlatan Erdoğan, bunun bir iade itibar  olduğunu söyledi. “Ahmet Kaya meselesinde biz niye bu kadar cesaretle hareket  ettik?” diye soran Erdoğan, Kaya'yı belediye başkanlığı döneminde tanıdığını  anlattı.

    Erdoğan, şunları söyledi:
    “Dünya görüşlerimiz farklı olabilir ama ben ne zaman davet etiysem sağ  olsun gelmiştir. Ali Sami Yen'de davet ettiğimiz konsere katılmıştır. Ben  belediye başkanlığından düşürüldüğüm zaman, Kazlıçeşme'de yaklaşık 1 milyon  insanın katıldığı veda töreninde çıkıp oradaki hitabı benim için çok anlamlıdır.  Farklı dünya görüşüne sahip olmamıza rağmen orada farklı düşünceye nasıl sahip  çıktığını göstermesi bakımından bunlar önemlidir.
    Aynı sanat dünyasının içinde olan insanların ona verilen ödül töreninde  takındıkları tavrı da ben gözlerim yaşlı izledim... O gün ona çatal, bıçak, tabak  fırlattıkları o tabloyu ben unutamıyorum. Bu mudur demokrasi? Bu mudur temel hak  ve özgürlüklere saygı? Buralarda bir defa biz sanatçının kafasındakine değil icra  ettiğine bakayacağız. İcra ettiğine de saygı duyacaksın. Olaya da böyle  bakıyorum. Her şeyden önce insan olarak bakıyoruz.”

    Erdoğan, Ahmet Kaya'yı dinler miydiniz” sorusuna “Tabii, evet”  karşılığını verdi. Hangi şarkılarını sevdiğinin sorulması üzerine, Erdoğan, “Ben  hem çalışıyorum, hem dinliyorum” dedi.

    “SİZ KENDİNİZİ ZENGİN GÖRÜYORU MUSUNUZ?”

    “Siz kendinizi zengin görüyor usunuz?” sorusuna ise şu karşılığı  verdi:
    “The Economist'in Türkiye temsilcisi Amberin Zaman, Anadolu Ajansı'na  ayrıca açıklama yaptı. Açıklamayı da arkadaşlarım Meclis'te gündeme getirdiler.  Dünyadaki 192 ülkenin siyasi liderinin mal varlıkları benim bilgim dahilinde  değil ama bizim Meclisimizin içinde bir beyefendi var ki... Bu mal varlıklarını  yakından takip ediyor herhalde. Sonra öyle The Economist'in söylediğine göre,  bilmem neye göre bunlar ifade edilmez. Bunlar böyle çakma mantıkla ortaya  konulmuş şeylerdir.

    Benim bütün mal varlığım internet sitemde vardır, eşimin hepsi vardır.  Diğer liderler de mal varlıklarını gelsinler açıklasınlar koysunlar sitenin  içerisine. Herkes oradan güncelleştirerek sergilesinler. Ben güncelleyerek  sergiliyorum ve bu noktada görevli olan arkadaşım, sürekli onu günceller ve orada  bunu açıklar. Diğer genel başkanlar da aynı şekilde koysunlar. Niye koymuyorlar?

    Benim kardeşimin, kız kardeşimin, oğlumun oturduğu yerleri kalkıp da bana  tapulamaya, zimmetlemeye kimin hakkı var? Artık hepsi belli yaşa gelmiş insanlar.  Kardeşimin şu an kendi işi var, eniştemin kendi işi var. Oğlum belli bir işte  çalışıyor, bana olan borcu var. E, olur? Bir babanın, oğlunu borçlandırmasından  ki bırakın borçlandırmayı baba kalkar evladına icabında karşılıksız da verir. Ama  bunlar bu işi çok ilerilere götürdüler.”

    "8. MADDEDE OLAN OLMUŞTUR"

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa  değişikliği teklifinin parti kapatmayla ilgili 8. maddenin reddedilmesi konusunda  “8. maddede olan olmuştur. O maddeye oy vermeyenler düşünsün. Biz bugüne kadar o  maddenin bize sağladıklarıyla yürümedik. Bundan sonra da aynı şekilde yolumuza  devam edeceğiz” dedi.

    TBMM bahçesinde parlamento muhabirleriyle sohbet eden Erdoğan, partiyi  kurduktan sonra hakkındaki dosya sayısının kabardığını ve 65'e yükseldiğini  belirterek, bunlara 2-3'ü hariç beraat ve takipsizlik kararı verildiğini söyledi.  Diğer dosyaların milletvekili olduğu için kaldığını hatırlatan Erdoğan, ancak  kendisiyle aynı dosyada bulunan diğer kişilerin hepsinin beraat ettiğini  kaydetti.

    Bu sırada Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'nın, “Sizinle ilgili olay Siirt'e  kadar gidiyor. O davanın iddianamesinde 'Geleceğin Başbakanı olduğu havası var”  denildiğini ifade etmesi, gülüşmelere yol açtı.

    Erdoğan, Yazıcı'yı kastederek, “Bir de bir akşam bunlar bana bir hüsran  yaşattı. Avukatlar da bir gariptir. Beni ifadeye çağırdılar. İsmini vermeyeceğim  o savcının. Ben de gittim tabii ifade veriyorum. Hayati Bey, Bülent Bey falan  onlar da yan taraftaki odada duruyorlar. Girerken, 'buradan bir şey çıkmaz' falan  diye konuşulurken, ifadeyi verdik, bunların rengi, ruhsarı falan kaçtı. Nedir  filan? 'Bu adam işi iyice saptırdı' dedi. Bir de baktım, idamla yargılanıyoruz.  Ben başbakan değilim o zaman. Belediyeden filan çıktık hani. Kılıçdaroğlu'nun  elini öper, o dosyaları ona vermek lazım” diye konuştu.

    Yazıcı da olayı anlatırken, Başbakan Erdoğan'ın 2002 yılında Rize'de  yaptığı bir konuşma yüzünden yetkili olan Erzurum DGM'de inceleme başlatıldığını  söyledi. Buna rağmen, Ankara DGM'den Başbakan Erdoğan'a bir celp gönderildiğinive polis zoruyla mahkeme çağrıldığını kaydeden Erdoğan,  DGM savcısının 1 saattenfazla ifade aldığını ve TCK'nın 146. maddesi uyarınca idam talebiyle nöbetçi  mahkemeye sevk ettiğini anlattı. Yazıcı, nöbetçi hakimin kendisini içeriye  almadığını söyledi.

    Başbakan Erdoğan, “O zaman da bir sıfatımız yok. Genel Başkanım.  Avukatım falan yok, yalnız giriyorum içeriye “ dedi.

    “FİRE LİSTESİ” İDDİASI...

    Erdoğan, Ankara Milletvekili Faruk Koca ile ilgili iddiaların sorulması  üzerine, şunları söyledi:
    “Arkadaşımız gerekli açıklamayı yaptı. Ben de arkadaşlarımdan açıklamayı  aldım. Arkadaşlardan özür diledi. Böyle bir şeyi yapmak, düşünmek bizim açımızdan  asla mümkün değil. Böyle bir şeye zaten şahsen ben fırsat vermem, veremem.
    8. maddede olan olmuştur. Ondan sonra 18, 23 ve diğer maddelerde de  olanlar olmuştur. İnşallah, birliğimiz, beraberliğimiz aynı şekilde bugün de  devam edecektir.”

    Erdoğan, “Anayasa mahkemesine gidecek misiniz, kapatma davası için”  sorusuna karşılık, “Yok, yok o hukuken olmuyor. Arkadaşlar çalıştı, olmuyor”  karşılığını verdi.

    Siyasi partilerin kapatılmasının paketten düşmesiyle ilgili soruya  karşılık ise Erdoğan, “O maddeye oy vermeyenler düşünsün. Bizim artık düşünecek  hiçbir şeyimiz yok. Biz bugüne kadar o maddenin bize sağladıklarıyla yürümedik.

    7,5 yıllık hizmetimizi o maddenin varlığı altında yaptık.  Bundan sonra da aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz” dedi.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı