Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Erdoğan, Rasmussen'le iftarda buluştu

    A.A
    27.08.2009 - 22:32 | Son Güncelleme:

    NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, ziyareti çerçevesinde iftar yemeğine katılmasının "dünyanın büyük dinlerinden biri olan İslamiyete duyduğu saygının açık bir göstergesi olduğunu" söyledi.

    Rasmussen, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte katıldığı AK Parti Ankara İl Başkanlığı'nın iftar yemeğinde bir konuşma yaptı.

    Konuşmasının başında iftar daveti için teşekkür eden Rasmussen, bu davete katılmanın kendisi için bir ayrıcalık olduğunu ve Türkiye'nin öneminin bir işareti olduğunu kaydetti. Rasmussen, "Benim burada bulunmamı lütfen, dünyanın büyük dinlerinden biri olan İslamiyete duyduğum saygının açık bir göstergesi olarak da kabul edin" diye konuştu.

    Rasmussen, kişilerin inançlarına da büyük saygı duyduğunu belirterek, birçok insanın inançlarında güç ve huzur bulduğunu söyleyerek, "Oruç tutmak da insanlara sabrı, mütevaziliği, kendini eğitmeyi ve ayrıca daha az şanslı olanları anlayabilmeyi öğretir" dedi. Rasmussen, bunların dinleri aşan, küresel ve temel insanlık değerleri olduğunu da kaydetti.

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin, her ne pahasına olursa olsun, bedeli her ne olursa olsun, terörle ve teröre istismar zemini hazırlayan sorunlarla mücadelesini kararlılık içinde sürdüreceğini söyledi.

    NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen ile Ankara Rixos Oteli'ndeki iftarda bir araya gelen Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, “demokratik açılım” sürecine, uluslararası destek ve teşvikin de önemli rol oynayacağına inandığını dile getirdi.

    Geçmişte, terörün propagandası, finansmanı, korunup kollanması noktasında kimi ülkeler tarafından ciddi hatalar yapıldığının herkes tarafından bilindiğini ifade eden Erdoğan, “Teröre verilen açık ya da gizli destek, bölgede çatışmaların ve istikrarsızlığın devamı, kan ve göz yaşından başka hiç bir şeye hizmet etmemiştir” dedi.

    RASMUSSEN'DEN TERÖR KONUSUNDA DESTEK

    Erdoğan, Rasmussen ile ikili görüşmesinde de “değerli dostum” dediği Rasmussen'e “Terör konusunda desteğinize, yardımınıza ihtiyacımız var” dediğini aktardı.

    Rasmussen'in, direkt NATO Genel Sekreteri olmadığını, Danimarka'da 3 kez seçim kazanarak başbakanlık yaptığını anımsatan Erdoğan, Rasmussen ile Avrupa Birliğini (AB) ve ülkelerini de iyi tanıyan bir genel sekreter olması nedeniyle teröre yönelik NATO'da beraber yapacakları çok şey bulunduğunu belirtti. Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Onun için kendilerinden ayrıca bu konuda desteklerini, yardımlarını istedim ve kendileri de sağ olsun, bu konuda 'ellerinden gelen desteği vereceklerini' söylediler. Yeni süreçte teröre yönelik uluslararası yaklaşımların da tartışmaya açılmasını, terör örgütüne karşı destekleyici ya da tarafsız kalan ülkelerin kendilerini ciddi şekilde sorgulayarak bu tavırlarını değiştirmelerini hasseten arzu ediyoruz. Barış, huzur, güven ve istikrar içinde büyüyen bir Türkiye, kendisi, bölgesi için olduğu kadar Avrupa için de önemli bir refah ve barış aktörü olacaktır.

    Türkiye, her ne pahasına olursa olsun, bedeli her ne olursa olsun, terörle ve teröre istismar zemini hazırlayan sorunlarla mücadelesini kararlılık içinde sürdürecek, barış, huzur, güven ortamını bir an önce tam anlamıyla tesis edecektir. Bu sürece uluslararası ölçekte katkı verilmesi bizi memnun edeceği gibi orta ve uzun vadede bölgesel refah ve istikrarın oluşumuna da katkı sağlayacaktır.”

    “İTTİFAKIN TEMEL İLKE VE DEĞERLERİNDEN TAVİZ VERİLMEMESİ”

    Erdoğan, Rasmussen'in Türkiye'yi gayet iyi tanıdığını, Türkiye ile ilgili bu deneyim ve bilgi birikiminin NATO Genel Sekreterliği görevi süresince yararlı bir zemin teşkil edeceğini düşündüğünü dile getirdi.

    60. yılını dolduran NATO'nun Avrupa-Atlantik coğrafyasında barış ve istikrarın en etkin garantörü olma niteliğini sürdürdüğünü kaydeden Erdoğan, “Hatta, soğuk savaşın sona ermesinden yaklaşık 20 yıl sonra dahi NATO'ya duyulan ihtiyaç azalmamış, bilakis artmıştır. Bu durum NATO'nun üstlendiği yeni sorumluluklardan ve ittifaka üye olmayı bekleyen ülkelerin varlığından açıkça görülüyor” dedi.

    NATO'nun geliştirdiği ortaklık ilişkilerinin de artan öneminin bir göstergesi olduğuna işaret eden Erdoğan, “NATO'yu 21. yüzyılın ihtiyaç ve koşullarına uyarlarken, ittifakın temel ilke ve değerlerinden taviz verilmemesi, ittifakı başarılı kılan unsurların korunması zorunludur. Bu bağlamda müşterek savunma ilkesini veya bu ilkenin NATO'nun bel kemiğini oluşturması hususunun altını çizerek özellikle ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

    Türkiye'nin, 57 yıldır her türlü çabasına destek verdiği NATO'nun “sadık ve sabık bir ortağı” olduğunu söyleyen Erdoğan, bundan sonra da katkıda bulunmaya devam edeceğini kaydetti.

    Rasmussen'e de seslenen Başbakan Erdoğan, “NATO Genel Sekreteri olarak, NATO'nun gündeminde zor konuların yer aldığı böylesine kritik bir dönemde ifa edeceğiniz görev ve sorumluklarınızda, şahsım, milletim adına sizlere başarılar diliyorum, bunları içtenlikle ifade ediyorum. İnanıyorum ki sizin başarınız, ittifakın başarısı olacaktır” dedi.

    NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, görevinin ilk günlerinde Ankara'ya gelmesinin önemli ve güçlü bir müttefik olan Türkiye'ye atfettiği önemin bir göstergesi olduğunu söyledi.

    Genel Sekreter Rasmussen, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte katıldığı AK Parti Ankara İl Başkanlığı'nın iftar yemeğinde bir konuşma yaptı.

    Rasmussen, Türkiye'nin tarihi boyunca uygarlıklar ve dinlerin kavşağında yer aldığını belirterek, Ankara ziyaretinin ve başka ülkelerin temsilcileriyle birlikte bu yemekte bulunmasının bütün bu uygarlıkların ve dinlerin bir araya gelebileceğini ve bundaki gücü yansıttığını kaydetti.

    Türkiye'nin Avrupa, Arap dünyası ve Orta Asya arasındaki köprü rolünün bugün her zaman olduğundan daha da önemli olduğunu belirten Rasmussen, NATO Genel Sekreteri olarak önceliklerinden birinin İttifak'ın ortaklarıyla ve özellikle de Akdeniz girişimi ülkeleriyle ilişkilerini derinleştirmek olduğunu kaydetti. Rasmussen, Türkiye'nin bu çerçevede NATO ve ortakları yararına önemli bir rol oynayabileceğini ifade ederek, bu amaçla ilk adamı atarak, 11 ülkenin büyükelçisini makamına davet ettiğini ve ilişkilerin karşılıklı saygı ve çıkar temelinde nasıl daha geliştirilebileceğini ele aldığını bildirdi.

    Rasmussen, bir diğer önceliğinin de, NATO'nun Afganistan'daki operasyonunu Afganlıların ülkelerinin güvenliğini giderek kendi ellerine alabilmesini sağlayacak bir sonraki aşamaya geçirmek olduğunu ifade ederek, "Türkiye burada da önemli siyasi ve askeri bir rol oynamaktadır" dedi.

    NATO'nun Rusya ile daha iyi ilişkiler tesis etmek için daha somut adımlar atmasının önemine de işaret eden Rasmussen, Rusya ile kurulacak bu yeni ilişkilerin daha pratik bir işbirliği ve karşılıklı güvene dayanması gerektiğini söyledi. Rasmussen, bunun kolay olmadığını bildiğini ancak şimdiden bazı olumlu işaretler aldığını belirterek, bunun bütün İttifak ve Rusya'nın çıkarına olacağını belirtti.

    Genel Sekreter Rasmussen NATO'nun geleceğinin şekillendirilmesinin önemine de işaret ederek, NATO'nun yeni stratejik planının yazımı için görevlendirilen ve başkanlığını eski ABD dışişleri bakanlarından Madeline Albright'ın üstlendiği 12 kişilik akil adamlar (nitelikli uzmanlar) grubunun bir üyesinin de Türkiye'nin NATO Daimi Temsilciliği görevinde de bulunan emekli büyükelçi Ümit Pamir olduğunu hatırlattı. Rasmussen, Pamir'in bu grupta Türkiye'nin sesi olacağını belirterek, grubun çalışmalarına gelecek hafta başlayacağını kaydetti.

    Rasmussen, konuşmasını uzun tutmak istemediğini söyleyerek, "Görevimin bu ilk günlerinde Ankara'ya gelmem; önemli ve güçlü bir müttefik olan Türkiye'ye atfettiğim önemin bir göstergesidir" dedi. Rasmussen, böyle bir yemeğe katılmanın kendisi için kişisel olarak da büyük bir zevk olduğunu sözlerine ekledi.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı