Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Erdoğan: PKK'nın sığınağı komşular

    A.A.
    14.08.2006 - 18:06 | Son Güncelleme: 14.08.2006 - 18:07

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dost ve komşu ülkelerden beklentilerinin terör örgütüne güvenli sığınak imkanı sağlamamaları olduğunu belirterek, “Terörle mücadele konusunda yavaş davrananlar, işbirliği arayışlarını yanlış değerlendirenler bilsinler ki, bugünün dünyasında herkes güvende değilse, hiç kimse güvende değildir” dedi.

    Erdoğan, AK Parti Genel Merkezinde AK Parti'nin 5. kuruluş yıldönümü dolayısıyla düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin potansiyeli, imkan ve kabiliyetleriyle büyük bir ülke olduğunu söyledi.

    Kuvvetler ayrılığı prensibinden hareketle yasama erkinin, yürütme erkinin, yargı erkinin üzerine düşeni yapacağını ifade eden Erdoğan, hepsi üzerine düşeni adil çizgide, dürüst ve doğru çizgide yaptığı zaman kazananın Türkiye ve Türk milleti olacağını vurguladı. Türkiye'nin ilerlemesinin, zenginleşmesinin, daha güçlü hale gelmesinin çatışma alanlarından hızla uzaklaşmaya bağlı olduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

    “Onun için siyaseti bir gerilim sanatı olarak görenler, siyasetin normalleşmesinden, demokratik anlayışın gelişmesinden rahatsızlık duyanlar her şeyden önce bu ülkeye zarar veriyorlar. Muhalefet elbette demokratik bir kurumdur, hatta demokrasinin olmazsa olmazıdır. Fakat üzülerek ifade etmeliyim ki, bazı çevreler AK Parti'ye muhalefet edeyim derken, maalesef çoğu zaman Türkiye'ye, milletimizin menfaatlerine muhalefet ediyorlar.

    Şunu herkes bilmelidir ki, bu ülkenin bir rejim sorunu yoktur. Rejimimiz sadece Anayasa'da yazılı kurallar olarak kalmamıştır, toplumsal dokumuza işlemiştir. Tarih bilincimizin ve gelecek perspektifimizin omurgasını oluşturmaktadır. Düşünce üretmek, öneri getirmek, yapıcı eleştirilerde bulunmak yerine istikrar ve güven zeminine zarar vermek, siyasetin yöntemi olamaz, olmamalı.”

    “KARALAMAK DEĞİL, DAHA İYİ OLMAYA ÇALIŞMAK”

    Erdoğan, Türkiye'nin başarısının, herkesin ortak başarısı olacağını ifade ederek, bunun sevincinin de ortak olması gerektiğini kaydetti. Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Aynı şekilde Türkiye'nin kaybı, hepimizin ortak kaybı olacaktır. Madem demokratik rekabet yoluyla bu millete hizmet için yarışıyoruz, öyleyse Türkiye'nin başarılarına beraber gülüp, kayıplarına da beraber üzülmeyi öğrenmek zorundayız. Biz diyoruz ki, siyasi rekabetimiz birbirimizi karalamak, birbirimizi kötülemek değil, birbirimizden daha iyi olmaya çalışmak, artı değer üretmek üzerine kurulmalıdır. Bize göre gerçek vatanseverlik, gerçek milliyetçilik budur. Ancak böyle bir rekabetten milletimiz kazançlı çıkacaktır.

    'O benden daha kötü' demek, kimseyi milletin gözünde daha iyi yapmaz. Bunu söyleyene de millete de bir faydası yoktur. Önemli olan, 'Ben ondan daha iyiyim' diyebilmek, ispatlayabilmek, bunu gösterebilmektir. O zaman millet de, memleket de, siz de, siyaset kurumu da kazanır. O zaman gelin, hep beraber kaybetmek yerine, hep beraber kazanmayı seçelim. Biz AK Parti olarak, başından beri bunu seçtik. 3 Kasımda sandıktan çıkan ders budur.

    Milletimiz, AK Parti ile siyasette yeni bir sayfa açmıştır. Bundan sonra da bu sayfayı kirletmemekte kararlıyız. AK Parti olarak, demokrasinin sadece bir yönetim biçimi değil, bir üslup olduğunu düşünüyoruz. Türkiye'ye kazandırdığımız bu üslubu özenle koruma gayretindeyiz.”

    “SİYASETİ RANT ARACI GÖRMÜYORUZ”

    Erdoğan, her kavganın büyük bir maliyeti bulunduğunu, o maliyetin de şimdiye kadar hep millete ödetildiğini ifade ederek, çatışma alanlarından, gerilim noktalarından beslenenlerin yakın zamanlara kadar bu yöntemlerle büyük rantlar elde ettiklerini söyledi. O rantiye sınıfları yüzünden halkın ekmeğinin küçüldüğüne dikkati çeken Erdoğan, iktidarlarıyla birlikte halkın ekmeğinin de büyümeye başladığını ifade etti. Erdoğan, “Çok şükür, Türkiye'de artık kavgaya, provokasyonlara, tahriklere dayanan siyaset anlayışının müşterisi azalmıştır” dedi.

    Başbakan Erdoğan, iktidarıyla birlikte Türkiye'nin büyük kazanımlar elde ettiğini belirterek, güven ve istikrarın değerinin daha iyi anlaşılmasının bu kazanımlar içinde en önemlisi olduğunu vurguladı. Erdoğan, şöyle devam etti:
    “Biz iktidara gelir gelmez, umutlar yeşermeye başlamıştır. AK Parti bir düşünce biçiminin, Türkiye ve dünya tasavvurunun, bir millet duruşunun adıdır. AK Parti siyaseti, milletimizin değerlerine sonuna kadar bağlı bir siyasettir.

    Onun için 'biz muhafazakar demokratız' dedik. O geçmişi, bugünü ve geleceği bir tarih bilinci ve gelecek perspektifiyle görmek demektir. Bizi buraya imtiyaz değil, adalet talep edenlerin, rant değil kalkınma isteyenlerin, statüko değil, milli menfaatlere hizmet eden, aktif bir dış politika bekleyenlerin getirdiğini, onların emanetçisi olduğumuzu unutmuyoruz.
    Bizim kadromuz, teşkilat mensuplarımız, siyaseti rant aracı olarak görmüyorlar. Böyle düşünenlerin uğradığı akıbeti herkes gayet iyi biliyor. Bizim için siyaset, Türkiye'yi tarihi tecrübesine, medeniyet birikimine yakışan en yüksek seviyelere çıkarmanın, milletimizi huzur ve refaha kavuşturmanın bir aracıdır. Bizim ayaklarımızı sabit tuttuğumuz yer, milletimizin aklı ve vicdanıdır. Siyasetimizin, yönetim anlayışımızın temelinde her zaman önce millet vardır. Bize göre devletin, ülkenin, siyasetin de gerçek sahibi milletimizdir.”

    “DAHA ÇOK UZUN YOLUMUZ VAR”

    Başbakan Erdoğan, AK Parti'nin henüz 5 yaşında olduğunu, henüz daha yolun başında bulunduklarını ifade ederek, “Bütün kadrolarımız, bütün mensuplarımız bilmelidirler ki, bu çok uzun bir yoldur. Söyledik ya, 'Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece.' Daha gideceğiz gündüz gece, çok uzun yolumuz var, yolculuğumuz var. Türkiye ilerledikçe kalkındıkça güven ve istikrar pekiştikçe, temel sorunlarımız bir bir çözüldükçe AK Parti'de biraz daha büyüyor, güçleniyor” diye konuştu.

    AK Parti'nin 3 Kasım 2002 seçimlerindeki oy oranının yüzde 34.5 olduğunu, 28 Mart 2004 yerel seçimlerinde ise yüzde 42 oranında oy aldıklarını anımsatan Erdoğan, “Milletten aldığımız bu güçle ülkemize, insanımıza sonuna kadar hizmet etmekte kararlıyız. Biliyoruz ki, halka hizmet, hakka hizmettir” dedi.

    “İTİBARIMIZ ÇOK ÜST SEVİYEDE”

    Türkiye'nin bugün gerek ekonomik, gerek siyasi, gerek diplomatik performansıyla dünyanın en fazla ilgi çeken, en çok takdir toplayan ülkelerinden biri haline geldiğini vurgulayan Erdoğan, dünün krizlerle, dar boğazlarla anılan Türkiye'sinin yerini, bugün aydınlık, umutlu, gelecek vaat eden bir Türkiye'nin aldığını kaydetti. Erdoğan, ”Uluslararası itibarımız çok üst seviyelerdedir. Sadece kendi sorunlarımızın değil, bölge ve dünya meselelerinin çözümünde de aktif rol oynuyoruz. Altını çiziyorum, Türkiye, artık gündemi belirlenen bir ülke değil, gündem belirleyen bir ülke konumuna gelmiştir” diye konuştu.

    Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin dünyada barış ve uzlaşma çabalarının başarıya ulaşması için öncü politikalar izlediğini anlatarak, çatışma kültürünün vicdanları sızlattığı bir zamanda, bu gayretlerin örnek teşkil edeceğine inandıklarını söyledi. Erdoğan, “Biz Türkiye olarak bu zor dönemden milletimize yakışır bir anlayışla başımız dik, alnımız açık geçmek için gayret içindeyiz” dedi.

    TERÖRLE MÜCADELE

    Başbakan Erdoğan, terörle mücadelede de aynı kararlılık içinde olduklarını belirterek, bunun sabır, zaman ve kararlılık isteyen bir mücadele olduğunu kaydetti. Türkiye'nin, uluslararası terörizme karşı ortak mücadelenin gerekliliğine daima inandığını belirten Erdoğan, bu konuda üzerine düşen sorumlulukları da ilgili platformlarda yerine getirdiğini ve getirmekte olduğunu vurguladı. Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Aynı kararlılık ve samimiyeti diğer ülkelerden de beklemek en tabii hakkımızdır. Biz, birlik ve beraberliğimize yönelen, evlatlarımızın canına kasteden bölücü terör örgütüne karşı bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her türlü tedbiri almaya, hangi zemin ve şartlarda olursa olsun mücadele etmeye devam edeceğiz, devam ediyoruz.
    Bu kurusıkı atmakla olmuyor. Bazıları 'kökünü kazıdık, kazıyacağız.' diyor. Terörle mücadele konusunda dünyanın bütün ülkelerinin neler çektiğini, ne gibi faturalar ödediğini hep beraber görüyoruz. Onun için samimi olmak gerekir, dürüst davranmak gerekir. Mücadele azmimiz yerindedir, gerekli mücadele verilmektedir, verilmeye devam edecektir.
    Dost ve komşu ülkelerden de beklentimiz, terör örgütüne güvenli sığınak imkanı sağlamamalarıdır. Terörle mücadele konusunda yavaş davrananlar, işbirliği arayışlarını yanlış değerlendirenler bilsinler ki, bugünün dünyasında herkes güvende değilse, hiç kimse güvende değildir. Hiç kimse ama hiç kimse evlatlarımızın kanı dökülürken, sabrımızı denemeye kalkmamalıdır.”

    AK Parti'nin iç ve dış politikada rotasını konjonktürel şartlar ve gelişmelerle değil, milletin yüksek menfaatleri doğrultusunda ulusal değerler ve evrensel ilkelerle şekillendirmekte kararlı olduğunu ifade eden Erdoğan, dünya barışının tesisi, insanlığın esenliği ve adaletin yaygınlaştırılmasının dış politikanın temel öncelikleri olduğunu kaydetti. Erdoğan, bu hassasiyetin bundan sonra da aynı kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

    Başbakan Erdoğan, dünyanın bugün sorumlu siyaset anlayışlarına, sorumlu siyaset adamlarına her zaman olduğundan çok daha fazla ihtiyacı olduğuna işaret ederek, AK Parti'nin her zaman bu değerlere sahip çıkacağını, bu hassasiyetleri koruyacağını söyledi.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı