Gündem Haberleri

    Erdoğan: Özel sektörü üniversitede devreye sokalım

    İSTANBUL (A.A)
    24.10.2005 - 09:08 | Son Güncelleme:

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Şu anda üniversitelerimizde devletimiz ve vakıflar görev üstleniyor. Üçüncü bir ayak devrede değil. İstiyoruz ki özel sektörü de devreye sokalım” dedi.

    Erdoğan, AKP Gençlik Kolları tarafından dün Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda verilen iftar yemeğinde yaptığı konuşmada, ülkeyi büyük kılan değerlerin ortaya konulması gerektiğini vurguladı.

      

    Başbakan Erdoğan, “Milletimizin ihtiyacına kör ve sağır kalarak bu ülkeye yapacağımız hiçbir iyilik yoktur. Bu ülkeyi içindeki her şeyle sevmeliyiz. Tüm insanları, asırlara uzanan geçmişi, birliği ve bütünlüğü dünya için taşıdığı medeniyet potansiyeli ile sevmek mecburiyetindeyiz” diye konuştu.

      

    Türkiye'nin zor bir coğrafyada bulunduğunu ve zorluklarla yaşadığını dile getiren Erdoğan, ama Türkiye'nin bu durumundan daha zor şartlarda yaşayanların bulunduğunu ifade etti.

      

    YIL SONUNA KADAR TÜM OKULLARDA İNTERNET AĞI

     

    İki gün önce Pakistan'a ve bir süre önce de Afganistan'a yaptığı ziyaretleri anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:

      

    “Onlar daha zor bir coğrafyadalar. Bizler onlara göre çok daha iyi bir yerde yaşıyoruz. Zorluklarımız var, ama onları aşacak bir irademiz, beyin gücümüz var. Bizim tek bir vatan evladını gözden çıkarma lüksümüz yok. Aksine bugüne kadar dostluk ve kardeşlikle kaynaşan bir toplumuz. Yediden yetmişe, doğudan batıya, köyden kente aynı ruhla Türkiye'nin hedeflerini gerçeğe dönüştürme amacındayız.”

      

    Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in çeşitli okul açılışlarına katıldıktan sonra bu programa geldiğini, Türkiye'nin dört bir yanında bu adımların atıldığını ve yıl sonuna kadar internet ağına girmeyen tek bir okulun kalmamış olacağını kaydetti.

      

    Başbakan Erdoğan, “Yani, 'İstanbul'da bir öğrenci bilgisayar eğitimli okulda okuyor, ama Yüksekova'daki, Sarıkamış'ın bir köyündeki okuyabiliyor mu?' sorusunu sorduğumuzda, 'evet' cevabını alacaksınız. Bu heyecanı devletimiz, milletimiz ve hayırseverlerimizle paylaşıyoruz” diye konuştu.

      

    “GELECEK TÜRKİYE'NİN”

      

    Ülkeyi kalkındırmanın hazzını hep birlikte yaşadıklarını, ancak bunu tadamayanların da olabileceğini ve onlara da bu duyguyu paylaşmayı tavsiye ettiğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

     

    “Biz istiyoruz ki milletimizin her ferdi sevinsin. Çünkü gelecek Türkiye'nindir. Ben bundan şüphe etmiyorum. Sizler de asla şüphe etmeyin. Bu ülkeyi layık olduğu muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkarmak için, bu milletin birikimi, gücü ve heyecanı tamdır. Bu ülkeye ve ülkenin potansiyeline inanmayanlar, bu aşkı yüreklerinde hissetmeyenler, önce kendilerine bir baksınlar.

     

    Zannetmiyorum ki bu tabloda öyle bir tek insan çıkmaz. Zannetmiyorum ki yüce milletimizin içinde öyle birileri olsun. Türkiye'yi karanlığa mahkum etmek isteyenler üzülerek ifade ediyorum ki millet hissiyatının, bütünlüğünün ve iradesinin dışındaki bazı çevrelerdir. Bu ülkeyi gölge oyunlarına mahkum etmek isteyenler, karanlıktan nemalanmak isteyenler çıkabilir, ama şunu bilelim ki milletin iyimserliğini, heyecanını, dinamizmini paylaşmayı onlar bilmezler.”

      

    Erdoğan, bu insanların sürekli bardağın boş tarafını gördüklerini, kendilerinin ise bardağın dolu kısmıyla ilgilendiklerini söyledi.

      

    “Bu yüzden, ülkenin, özellikle genç insanların gözünde hakim olan pırıltıda, onların o boş yana bakan gözlerinden eser yoktur” diyen Erdoğan, gençlerin daha çok bardağın dolu tarafına bir damla ekleyebilme düşüncesinde olduklarını ve bu gençleri alkışladığını dile getirdi.

         

    "AB İLE FİNAL OYNUYORUZ"

      

    Türkiye'nin 3 Ekim 2005 tarihi itibariyle AB ile müzakerelere başladığını anımsatan Erdoğan, müzakere sürecinin uzun ve zorlu olduğunun herkes tarafından kabul edildiğini, ancak önemli olanın yapılması gerekenlerin bilinmesi olduğunu vurguladı.

      

    Erdoğan, “Biz şu anda artık final oynuyoruz. Bütün her şeyin başarılı bir şekilde sürdürülmesi lazım. 90 artı dakikalar yok, ama önümüzde 35 fasıl var. Bu 35 faslı siyasetçiler, akademisyenler, medya, sivil toplum kuruluşları ve sermaye çevreleri hep birlikte, omuz omuza sürdüreceğiz. Burada da yola takoz koymanın bir anlamı yok” diye konuştu.

      

    Artık herkesin “Ben ne yapabilirim?” sorusuna cevap araması gerektiğini belirten Erdoğan, “Biz artık trene binmiş gidiyoruz. Şu anda bu treni kaçırmış olanlar sadece uzaktan seyrederler. Başka bir yolu olmaz. Kimseye de cevap yetiştirme derdimiz yok. Cevap vermemiz gereken yer milletimizdir” dedi.

      

    Erdoğan, bu süreçte enformasyona önem vereceklerini vurgulayarak, hem Türk milletini hem de 25 üye ülkenin halkını da enforme etmek durumunda olduklarını ifade etti.

      

    "ÜNİVERSİTEDE ÖZEL SEKTÖRÜ DEVREYE SOKALIM"

      

    Başbakan Erdoğan, Türkiye'de üniversitede okuma oranının düşük olduğuna da işaret ederek, şunları söyledi:

      

    “Üniversitelerimiz konusunda hükümete ve devlete büyük görevler düşüyor. Şu anda üniversitelerimizde devletimiz ve vakıflar görev üstleniyor. Üçüncü bir ayak devrede değil. İstiyoruz ki bunu da halledebilecek güce ulaşalım, o üçüncü ayağı, özel sektörü de devreye sokalım. Bundan endişe etmenin, çekinmenin bir anlamı yok. eğitimde de rekabet olsun. Açığımızı kapatalım. ABD'de artık evde eğitim alınıyor. Bizim de bunu başarmamız lazım. Bu süreçte sıkıntılarımız var, ama bunu hep birlikte aşacağız. AB süreci bu noktada çok önemli, bu noktada büyük katkılar sağlayacaktır.”

      

    "GAYRİMİLLİ ÇAĞDIŞI KAFALAR"

     

    Konuşmasında özelleştirmelere ilişkin eleştirilere de değinen Erdoğan, Türkiye'nin ihracatının yüzde 60-65'ini Avrupa ülkeleriyle gerçekleştirdiğini, ancak hala “ülke elden gidiyor” diyenlerin bulunduğunu söyledi. Erdoğan, şunları kaydetti:

      

    “Yatırımcılar ülkede bazı yerleri almak istiyor. Ama bazı kesimler bunu 'vatan elden gidiyor' şeklinde değerlendiriyor. Bu nasıl bir milliyetçiliktir? Bunun adı milliyetçilik değil, gayrımilliliktir. Çünkü ülkesinin menfaatlerini hiçe saymaktır. Bu millet dağ, taş seyretmeye meraklı değil, o dağı, taşı imar etmeye meraklıdır. Bunu istiyor. Dağı, taşı seyretmek bize ne kazandırır? Bunları imar etmemiz lazım. İşte Dubai. Yatırım yapmaya geliyor, hemen diyorlar ki, 'bu Arap şeyhleri Türkiye'yi istila etti'. Dubai'nin nasıl bir şehir olduğunu bilse, böyle düşünmez. Türkiye artık bu çağ dışı kafayla bir yere varamaz. Serbest piyasa ekonomisindeki yerimizi almak durumundayız.”

      

    Gençlere, oyuna gelmemeleri tavsiyesinde bulunan Erdoğan, daha önce üniversite koridorlarında birbirlerine silah çekenlerin bugün birlikte şirketler kurduklarını, onların da bu hataya düşmemelerini istediğini sözlerine ekledi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı