Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Erdoğan mal varlığını açıklamadı; CHP'ye yüklendi

    Hürriyet İnternet
    31 Ocak 2006 - 12:50Son Güncelleme : 31 Ocak 2006 - 19:59

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisiyle ilgili mal varlığı tartışmalarına açıklık getirmeden CHP'yi eleştirdi ve AKP iktidarının bugün kadar Türkiye ekonomisine kazandırdıklarını anlattı.

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AKP Meclis Grubu toplantısında yaptığı konuşmada, son dönemde kendisinin ve diğer siyasetçilerin mal varlığı konularında yapılan tartışmalara değindi.

     

    "Malvarlığında gizlilik esası vardır" diyen Erdoğan, "Hiçbir kurum bunları açıklayamaz. Sadece siyasiler mal bildiriminde bulunmamalı. Bu sorumluluk herkesindir. Bürokratların, askerlerin, medya patronlarının, köşe yazarlarının, fıkra yazarlarının da mal bildiriminde bulunması gerekli. Biz buna sonuna kadar varız. Siyasette şeffaflaşma her alanda olmalı. Her zaman siyasetin itibarının tartışılmasın izin vermeyeceğiz. Kimseyle çamur güreşine izin vermeyeceğiz. Biz er meydanında güreşiriz. O er meydanı da sine-i millettir. Sandıktır" dedi.

    CHP'YE YÜKLENDİ

    Dünyada banka sahibi olan tek partinin CHP olduğunu söyleyen Erdoğan şöyle devam etti:

    "Şu an elimde Gazi Mustafa Kemal'in vasiyetnamesi vardır. Bakın burada Atatürk ne diyor? Medya burayı izlesin. Malzeme lazım. Medya da iyi hesap yapsın. Burada vasiyette ismi olan Atatürk'ün kızı bize mektup yazdı. Niye biliyor musunuz CHP nedeniyle... CHP şu an Atatürk'ün vasiyetini uygulamıyor. CHP Türk Dil ve Tarih Kurumları'na vermesi gereken parayı vermiyor. Medya bunları yazmıyor. CHP'nin Türk Dil ve Tarih Kurumu'na ödemesi gereken rakam 111 trilyon."

    Erdoğan, Anayası'nın 71. maddesi ve diğer yasalar uyarınca, parti kurucularının, bakanların, milletvekillerinin nasıl ve kimlere mal bildiriminde bulunacağının kayıt altına alındığını belirtti. Kendilerinin de bu çerçevede mal bildiriminde bulunduklarını dile getiren Erdoğan, mal beyanlarında gizliliğin esas olduğunu hatırlattı.

     

    CHP'Lİ ÖZYÜREK VE KOÇ'A "DENSİZLİK" SUÇLAMASI

     

    Bütün siyasilerin bu esasa göre görev yaptığını belirten Erdoğan, mal beyanında bulunan ile mal beyanını alan makamın bunu açıklayamayacağını belirtti. Erdoğan, isim vermeden CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek ve CHP Grup Başkanvekili Haluk Koç'u sert biçimde eleştirerek, şöyle dedi:

     

    "Politika yaptığı sanan densizler de bu kanun ile politika yaptılar: Bazı adap ve edep dışı ifadeler kullanabilirsiniz. Ancak bu ülkenin başbakanı ile ilgili ifadeyi kullanamazsınız. Bu düşünceye yataklık yapan medyaya da şunu söylüyorum: Bu gayrete girmeyin. Ama dilleri ne ise o dile karşılık vermesini de iyi biliriz" dedi.

     

    CHP Grup Başkanvekili Mustafa Özyürek,  Başbakan Erdoğan'ın 1 milyon 800 YTL mal varlığı olduğunu iddia etmişti.

     

    CHP Grup Başkanvekili Haluk Koç da Erdoğan'ın malvarlığıyla ilgili olarak, ''Başbakan kıvırtıyor, kaçıyor. İlk defa olmuyor. Sayın Başbakan'da unutkanlık alışkanlığı da var. Herhalde daha son düğünde takılan takıların muhasebesi yapılmadı. Dün,bazıları, anasının çıkınından kalanlarla malvarlıklarını açıklıyorlardı, bugünküler düğünlerde takılan takılarla açıklamaya çalışacaklar herhalde'' demişti.

     

    "CHP, NEMALARI AKTARMADI"

     

    CHP'nin de dünyada bankası olan tek partinin CHP olduğunu söyleyen Erdoğan, CHP'nin, Atatürk'ün vasiyetinin tersine, İş Bankası'ndan el ettiği nemadan Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumuna pay aktarmadığını bildirdi.

     

    Bunun mahkeme kararı ile tespit edildiğini belirten Erdoğan, 26 Ocak 2006 tarihi itibariyle CHP'nin ödemediği nema miktarının 111 trilyon 248 milyar TL olduğunu duyurdu.

     

    Erdoğan, CHP'nin nemalarından, kendilerinden önceki tüm hükümetlerin çalışanların ödenmeyen nemalarına geçti. Başbakan Erdoğan, geçmiş hükümetler döneminden ödenmesi gereken 14 trilyon liralık nemanın AKP iktidarı döneminde 10 trilyon lirasının ödendiğini, kalanın da mart ve haziran aylarında ödeneceğini bildirdi.

     

    Kendi iktidarlarının Türkiye'nin mal varlığını artırdığını söyleyen Erdoğan, bunu,  ekonominin çeşitli kalemlerinden kıyaslamalı rakamlar vererek anlattı.

     

    "BÜTÜN DOKUNULMAZLIKLARI KALDIRALIM"

     

    Erdoğan, dokunulmazlıklar konusunda, “Bütün dokunulmazlıklar kaldırılacaksa biz buna varız, evet diyoruz” dedi. Erdoğan, sadece siyasetin dokunulmazlığı kaldırılacaksa, buna, siyasetin ve ülkenin aleyhine bir zaaf doğuracağı için izin veremeyeceklerini ifade etti. “Bu konuda samimi iseler bütün kamu kurumlarını kapsayacak şekilde böyle bir şeffaflaşmayı getirmeye hazırız” diyen Erdoğan, bu konuya daha kapsamlı yaklaşılmasını, bütün kamuoyunu kapsayacak yeni bir açıklık kaidesi koyulmasını istedi.

     

    Erdoğan, “Böylece siyaseti de ucuz polemiklere malzeme olmaktan kurtaralım” diye konuştu.

      

    Başbakan Erdoğan, eski alışkanlıkların nüksetmesine, siyasetle milletin arasının açılmasına ve gündemin ucuz polemiklere teslim edilmesine göz yummayacaklarını belirterek, “Kimseyle, siyasetin itibarına gölge düşürecek bir çamur güreşi içerisine girecek değiliz, biz ancak er meydanında güreşiriz. O er meydanının yeri de sine-i millettir, milletin yüreği ve vicdanıdır, zamanı geldiğinde de sandıktır” diye konuştu.

     

    "BAYKAL PAPADOPULOS İLE AYNI İFADELERİ KULLANIYOR”

     

    Erdoğan, dış politikaya ilişkin konuşmasında geçen hafta Dünya Ekonomik Formu'nun yıllık toplantısına katılarak çok verimli temaslarda bulunduğunu ifade ederek, Devlet Bakanı Ali Babacan ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın da katıldığı forumda müşterek ve ikili görüşmelerde yoğun bir trafik yaşadıklarını belirtti. Devlet başkanları, başbakanlar, bakanlar, dünya ekonomi hareketini, ticari hayatını elinde bulunduranların liderleriyle, medya dünyasıyla geniş, kapsamlı görüşmeleri olduğunu anlatan Erdoğan, Türkiye'nin Kıbrıs eylem planının başta BM Genel Sekreteri Kofi Annan ve uluslararası camiada önerilerimizin heyecanla karşılandığını dile getirdi. Erdoğan, şöyle devam etti:

      

    “Kıbrıs konusunda da aynı şekilde anamuhalefet liderinin yapmış olduğu açıklamalara dikkat edin; Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Papadopulos'un ifadeleriyle en ufak bir ayrılığı yok. Aynı ifadeleri o da kullanıyor, o da kullanıyor. Yeni eylem planımız konusundaki açıklamaların bu kadar örtüşmesi enteresandır....

      

    Bu çok ciddi bir krizdir aslında. Kim kiminle nasıl, hangi şeyleri aynı şekilde düşünüyor? Bunu ortaya koyması bakımından çok önemlidir. Biz, yeni eylem planımızı göğsümüzü gere gere açıkça ortaya koyarken ve BM Genel Sekreteri bile bunu doğru bir çözüm olarak değerlendirirken, dünya liderleri bunu olumlu bir açılım olarak değerlendirirken, anamuhalefet lideri, Papadopulos'un aynı ifadelerini kullanıyor. Herhalde burada milletimiz, inanıyorum ki Papadopulos aynı şeyleri konuştuğuna göre buraya bir soru işareti koyacaktır.”

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı