Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Erdoğan: Kıbrıs dramatik bir hikaye

    CNN TÜRK
    14.09.2005 - 09:15 | Son Güncelleme: 14.09.2005 - 09:15

    Birleşmiş Milletler zirvesine katılmak üzere New York’ta bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs konusunu ''dramatik bir hikaye'' olarak tanımladı.

    Başbakan Erdoğan, New York'ta, Dış İlişkiler Konseyi tarafından düzenlenen ”21. Yüzyılda Türk Dış Politikası: Küresel Katkı Amaçlayan İstikrar Yaratıcı Güç” konulu toplantıda konuştu.

     

    Erdoğan, konuşmasının başında, Katrina kasırgasının ABD'de yol açtığı can kaybı ve büyük yıkım sebebiyle duyduğu derin üzüntüyü dile getirdi.

     

    Konuşmasında Kıbrıs sorununa değinen Erdoğan, 'Kıbrıs konusunda yıllardır çözümsüzlüğün sebebi olan Rum yönetimi, AB üyeliğiyle ödüllendirildiği için artık daha da uzlaşmaz hale gelmiştir'' ifadelerini kullandı.

     

    Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin, son yıllarda Yunanistan ile gelişen ilişkilerin en güzel biçimde gösterdiği üzere komşularıyla mevcut gerginlikleri gidermeyi, daha sağlam ve yaratıcı ilişkiler bütünü oluşturmayı amaçladığını anlattı.

     

    "KIBRIS DRAMATİK HİKAYE"

     

    Erdoğan özetle şunları kaydetti:

     

    “Ancak, Kıbrıs dramatik bir hikayedir. Kıbrıs Rum Yönetimi, çözüme katkıda bulunmak yerine, halkının söz konusu planın oylandığı referandumda hayır kararı vermesi için yönlendirmiştir. Yıllardır çözümsüzlüğün sebebi olan Rum Yönetimi AB üyeliğiyle ödüllendirildiği için artık daha da uzlaşmaz hale gelmiştir. Kıbrıs Türk halkı başta olmak üzere Türkiye ve bütün dünya artık adil bir çözüme ulaşıldığını görmek istemektedir. Kıbrıslı Rumların izlediği uzlaşmaz siyasetin eninde sonunda bu kuvvetli arzu ve gerçeklerle karşı karşıya kalacağına inanıyoruz.”

     

    "GÜNEY KIBRIS'IN AB'YE ALINMASI YANLIŞ"

     

    “Güney Kıbrıs olayı çok çirkin bir olaydır, çünkü biz Güney Kıbrıs'la ilgili olarak her şeyi ortaya koyduk. Güney Kıbrıs'ın AB'ye üye olarak alınması yanlıştır” diyen Başbakan “Güney Kıbrıs’ın AB üyesi olurken Kopenhag siyasi kriterlerini yerine getirmediğini ifade etti.

     

    MÜZAKERE

     

    Başbakan konuşmasında 3 Ekim ile ilgili tartışmalarla ilgili olarak, Türkiye’nin 1963'te başlayan bir sürecin sonucunda bu noktaya geldiğini anlattı.

     

    Erdoğan şöyle devam etti:

     

    “O zaman biz şunu soruyoruz AB üyesi ülkelere; Türkiye'ye karşı bu şekilde olumsuz davranacaktınız da niçin 1996'da Türkiye'yi Gümrük Birliği'ne aldınız? Niçin Helsinki'de Türkiye'yi aday ülke olarak kabul ettiniz? Niçin Türkiye'yi 2002'de Kopenhag Zirvesi'nde 'şu siyasi kriterleri yerine getirmeniz halinde gecikmeksizin müzakerelere başlayacağız' dediniz?

     

    KERKÜK

     

    Konuşmasında Irak ve Kerkük konularına de değinen Başbakan, demokratik, toprak ve ulusal bütünlüğü korunmuş, komşularıyla barış içinde yaşayan müreffeh bir Irak doğrultusunda hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

     

    Kerkük'ün statüsü konusunda ise ''Irak'ın geleceği açısından hassasiyet taşıdığı'' kanaatini dile getiren Erdoğan, ''karmaşık etnik yapısı bakımından Irak'ın küçük ölçekli bir modeli olan Kerkük'ü münhasıran bir kesimin sahiplenmeye çalışmasının, Türkmenler de dahil olmak üzere bu bölgedeki diğer gruplar tarafından hoş karşılanmayacağı aşikardır. Ortaya çıkabilecek huzursuzluk sadece bu bölgeyle sınırlı kalmayıp, tüm Irak'ı ateşe atacak bir karmaşayı tetikleme riski taşımaktadır'' dedi.

     

    PKK

     

    Başbakan Erdoğan, Kerkük'ün geleceğinin ''Türkiye'nin ilgisiz kalamayacağı kadar önemli bir konu'' olduğunu ifade ederek, ayrıca terör örgütü PKK-Kongra-Gel'in Kuzey Irak'ta devam eden varlığının Türkiye'nin güvenliği bakımından ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

     

    Türkiye'nin içerde gerekli güvenlik önlemlerini zaten aldığını belirten Erdoğan, ancak Kuzey Irak'ta PKK'ya karşı gerekli önlemlerin alınmasının şüphesiz terörle mücadele konusundaki çabaların sonuca ulaşmasında tayin edici bir öneme sahip olduğunu dile getirdi.

     

    KATILIMCILAR

     

    Başbakan Erdoğan'ın konuşma yaptığı toplantıya, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın yanı sıra, aralarında Ahmet Ertegün, David Rockefelller, Theodore Roosevelt IV, Stobe Talbott, Paul Soros'un da bulunduğu seçkin bir davetli topluluğu katıldı.

     

    Başbakan Erdoğan, Dış İlişkiler Konseyi'ndeki programının ardından Türkevi'ne geçerek, PBS'den Charlie Ross Show programına mülakat verdi. Erdoğan, daha sonra, ADL, B'nai B'rith ve Amerikan Musevi Örgütleri temsilcilerini kabul etti.

     

    Başbakan Erdoğan, daha sonra, yürüyerek BM binasına geçti ve Arnavutluk Cumhurbaşkanı Alfred Moisiu ile bir araya geldi.

    Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, bugün yoksullukla mücadele gündemiyle toplanacak olan Birleşmiş Milletler zirvesine katılacak.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı