Erdoğan: Herkesle konuşuruz, tek şart elinde silah olmayacak

Güncelleme Tarihi:

Erdoğan: Herkesle konuşuruz, tek şart elinde silah olmayacak
Oluşturulma Tarihi: Nisan 01, 2017 19:46

Erdoğan: Herkesle konuşuruz, tek şart elinde silah olmayacak

Haberin Devamı

Mehmet TÜRK- Canan ALTINTAŞ- Serdar SUNAR- Ahmet ÜN/DİYARBAKIR, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, söyleyecek sözü olan, projesi olan, derdi olan herkesle konuşmaya, görüşmeye, birlikte yol yürümeye hazır olduklarını belirterek, "Tek bir şartımız var. Kimsenin elinde silah olmayacak, kimse bu ülkeyi bölmeye, bu milleti parçalamaya kalkmayacak" dedi. Erdoğan, "Barışın fedaisi biziz, özgürlüğün fedaisi biziz" diye konuştu.
Diyarbakır'da valilik önünde düzenlenen toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan'ın Türkiye ile birlikte Diyarbakır için de yepyeni bir dönemin müjdecisi olacağını söyledi. Erdoğan, tören alanını dolduranlara, "Şimdi Diyarbakır'dan öyle bir seslenelim ki tüm Türkiye duysun, tüm dünya duysun. Büyük Türkiye için evet mi? Güçlü Türkiye için evet mi? Müreffeh Türkiye için evet mi? İstikrarlı Türkiye için evet mi?" diye seslendi.
KÜRTÇE 'BİNLERCE KEZ EVET' DEDİ
Konuşması sırasında Kürtçe "Hezar caran ere (Binlerce kez evet, )" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu sesi duymayanın sadece kulağı değil, kalbi de kapalı demektir. Diyarbakır'ın 16 Nisan'da işte bu mesajları duymayanlara duyuracağına, görmeyenlere göstereceğine inanıyorum" dedi. Güneydoğu Bölgesi'ne 280 milyar lira değerinde yatırım yaptıklarını anlatan Erdoğan, "Türkiye nasıl İstanbul'suz, İzmir'siz, Trabzon'suz, Antalya'sız, Erzurum'suz olamazsa asla Diyarbakır'sız da olamaz. Çünkü Diyarbakır bizim kalbimiz. Bu coğrafyayı, bu halkı bizden koparmak isteyen, kalbimizi söküp almaya çalışıyor demektir. Diyarbakır Türkiye'nin mührüdür. El uzatılmasına asla izin vermeyiz. Rabbim kaderimizi bu coğrafyada birlikte yazmış, bizim geçmişiz gibi geleceğimiz de ortak. Darbe dönemlerinde Diyarbakır'a yanlışlar yapıldı. İnsanlar inançları ve düşünceleri yüzünden çok eziyet çekti" dedi.
"HAİN ÖRGÜT HİÇ BİR VATANDAŞIMIZIN EVİNİ BAŞINA YIKAMAYACAK"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ergani ve Bismil ilçelerine bu yıl doğalgazı vereceklerini, PKK terör örgütü yaptıkları yatırımları bombaladığını, bunlar hain ve alçak olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bunlar benim Kürt kardeşlerimi sevmiyor. Sormak lazım, burada belediyeler elinizdeyken ne yaptınız? Kayyumlar atandı, bakın her yer nasıl değişmeye başladı. Niçin Diyarbakır turizmde patlama yapmasın, neden? Terör olursa buraya ajan teröristler gelir, turist gelmez. Ajan teröristler buraya geliyor mu? Gelirler. Onların işi gücü karıştırmak. Onlar mikserdir mikser ama terör mikseri. Bölücü terör örgütü huzurun baş düşmanıdır. Kiralık katiller şebekesinden ülkemizi ve Kürt kardeşlerimizi kurtarmaya kararlıyız. Hain örgüt artık hiç bir vatandaşımızın evini başını yakamayacak, hiç bir vatandaşımızın çocuğunu elinden alamayacak. Alırlar, nerede alırlar Avrupa'da alırlar! Türkiye'de alamayacaklar. Onların sosyal demokrat, sosyalist partileriyle PKK terör örgütü mensupları birlikte yürüyüşler yapıyorlar. Alman polis teşkilatının araçları içerisinde terör örgütünün mensupları oturuyor, afişlerini taşıyor. Böyle bir demokrasi olur mu?"
"TEK BİR ŞARTIMIZ VAR, KİMSENİN ELİNDE SİLAH OLMAYACAK"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yola kefenle çıktıklarını söylediği konuşmasında, devletin askeriyle, polisiyle, korucusuyla tüm kamu görevlileriyle halkın yanında olduğunu anlattı. Bölücü örgütle iş birliği içindeki FETÖ'cüleri de devletten temizlediklerini anlatan Erdoğan, "Temizlemeye devam ediyoruz. Artık devletin içinde sizi örgütün kucağına atacak kimse kalmayacak. Bizim muhatabımız sizsiniz. Biz söyleyecek sözü olan, projesi olan, derdi olan herkesle konuşmaya, görüşmeye, birlikte yol yürümeye hazırız. Tek bir şartımız var; kimsenin elinde silah olmayacak, kimse bu ülkeyi bölmeye, bu milleti parçalamaya kalkmayacak. Dikkat ediniz. Türk demiyoruz. Kürt demiyoruz. Laz, Boşnak, Roman demiyoruz. Hepsini birden içine alan bir ifade kullanıyoruz. Tek millet diyoruz" dedi.
"ONLAR TERÖR MİKSERİ, ONLARIN İŞİ GÜCÜ KARIŞTIRMAK"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, referanduma sunulan anayasa değişikliğinde seçilme yaşının neden 18 olduğuna değinirken de sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gençler, siz ne derseniz inanıyorum o olur. Bazıları gençleri parlamentoya istemiyor. Halbuki daha önce 18 yaşında olanların parlamentoya girmesini kendileri de isteyerek, teklif vermişlerdi. Şimdi ters düştüler. Bunlar akşam başka, sabah başka. Biz doğalgazda isale hatlarını yaparız. Onlar, gelir bombalarlar. Bunlar hain, hain. Bunlar alçak. Bunlar benim Kürt kardeşlerimi sevmiyor. Bunlar benim Kürt kardeşlerimin asla temsilcisi olamaz. Her şey yalan. Sormak lazım. Siz burada belediyeler elinizdeydi de ne yaptınız? Şurada yasal yollardan yeni belediye başkanları, kayyumlar atandı. Hemen, her yer nasıl değişmeye başladı. İş bilenin, kılıç kuşananın. Sur içine toplamda 2 bin Diyarbakır evi yapıp, turizm sektörünün hizmetine sunacağız. Niçin Diyarbakır, turizmde patlama yapmasın? Terör olursa buraya ajan teröristler gelir. Turist gelmez. Ajan teröristler buraya geliyor mu? Gelirler. Onların işi gücü karıştırmak. Onlar mikserdir mikser; ama terör mikseri. Terörün olduğu yerde istikrar, güven olur mu? Şimdi istikrar ve güveni sağlamak için ne diyoruz? Huzurun, istikrarın olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Kimse gelip, terörün, kavganın, gürültünün eksik olmadığı bir yere yatırım yapmaz. Yatırım olmayınca istihdam, iş, aş olmaz."
"BU KALLEŞ ÖRGÜT ARTIK KİMSENİN SİYASİ İRADESİNİ REHİN ALAMAYACAK"
Cumhurbaşkanı konuşmasında bölücü terör örgütünün Türkiye'nin ve milletin huzurunun baş düşmanı olduğunu söyledi. Bu örgütün parasını verenin dilediği gibi kullandığı bu kiralık katiller şebekesi olduğunu kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:
"Bu terör örgütünden ülkemizi ve Kürt kardeşlerimizi kurtarmakta kararlıyız. Dün hak, hukuk, adalet tanımayan zalimlere karşı mücadelemizi; bedelini tehditlerle, kumpaslarla hatta darbe teşebbüsleriyle ödeme pahasına nasıl verdiğimizin en yakın şahidi sizlersiniz. Bugün de bedeli ne olursa olsun Kürt kardeşlerimizi bölücü terör örgütünün zulmünden kurtarmaya söz veriyoruz. Bu hain örgüt, artık hiçbir vatandaşımızın evini başına yıkamayacak. Bu alçak örgüt, artık hiçbir vatandaşımızın evladını zorla elinden alamayacak. Bu kalleş örgüt, artık çocuğuyla kardeşiyle anasıyla babasıyla tehdit ederek, kimsenin siyasi iradesini rehin alamayacak. He alırlar. Nerede alırlar? Avrupa'da, Almanya'da, Hollanda'da, Avusturya'da, Belçika'da, İsviçre'de alırlar; ama Türkiye'de alamayacaklar."
"ALMAN POLİS TEŞKİLATININ ARAÇLARINDA OTURUYOR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, buralardan yurt dışına giden PKK terör örgütü mensuplarının oralarda sosyal demokrat, sosyalist partilerle birlikte yürüyüşler yaptığını anlattı. Bölücülerin gösterilerinin onların koruması altında yapıldığını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ne yazık ki buradan giden PKK terör örgütü mensupları onlarla birlikte yürüyüşler yapıyorlar. Onların polislerinin koruması altında yapıyorlar. Hatta hatta Alman polis teşkilatının araçları içerisinde ne yazık ki terör örgütünün mensupları oturuyor. Camdan da bölücü terör örgütünün posterini taşıyorlar. Böyle bir demokrasi, özgürlük, hak, hukuk olur mu? İsviçre'de parlamentonun önünde, dev bir poster üzerinde benim resmim var. Şakağıma silahı dayamış. 'Öldürün' diyor. Yürüyüşü yapanlar kim? PKK terör örgütüyle DHKP-C ve onların yanında onların sosyalist partisi. Allah'ın verdiği bu canı, ondan başka kimse alamaz. Ne bir an ileri ne bir an geri. Biz buna inanmışız. Yola çıktığımızda kefenimizi giydik, öyle yürüdük."
"BİZ ÖZGÜRLÜKLERİN TEMİNATIYIZ"
Devletin askeri, polisi, korucusu ve tüm kamu görevlileriyle Diyarbakırlıların yanında olduğunu vurgulayan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Her vatandaşımızın can ve mal güvenliği, devletin güvencesi altındadır. Bölücü örgütle işbirliği içinde sizleri bizar eden FETÖ'nün hainlerini de devletten temizledik, temizliyoruz. Artık devletin içinde sizi, örgütün kucağına atacak kimse kalmıyor. Bizim muhatabımız sizsiniz, sizden başkası yok. Bugüne kadar Kürt kardeşlerimize sağlanan ve zaten hakkınız olan demokratik, insani, kültürel imkanlardan geriye doğru en küçük bir adım söz konusu değildir. Ne dille ilgili ne isimlerle ilgili ne kurslarla ilgili ne kitaplarla ilgili ne televizyon yayınlarıyla ilgili ne akademik çalışmalarla ilgili en küçük endişeniz olmasın. Başbakanlığım döneminde Kürtçe yayın, kurslar serbest oldu mu? Anneler evlatlarıyla cezaevinde Kürtçe konuşabildi mi? Kürtçe seçim kampanyaları yapılabildi mi?"
Erdoğan, barışın ve özgürlüklerin teminatı olduklarını kaydettiği konuşmasında bu konuda şunları söyledi:
"Biz söyleyecek sözü olan, projesi olan, derdi olan herkesle konuşmaya, görüşmeye, birlikte yol yürümeye hazırız. Tek bir şartımız var. Kimsenin elinde silah olmayacak, kimse bu ülkeyi bölmeye, bu milleti parçalamaya kalkmayacak. Dikkat ediniz. Türk demiyoruz, Kürt demiyoruz. Laz, Boşnak, Roman demiyoruz. Hepsini birden içine alan bir ifade kullanıyoruz. Tek millet, diyoruz. 80 milyonuyla tek millet. Bu şehirde sözüm ona kendini Kürtlerin temsilcisi olarak tanıtan bir parti, tarihinin en yüksek oyunu altığı 7 Haziran seçimlerinin ertesi günü Diyarbakır sokaklarında kendileri gibi düşünmeyen insanların katledilmesine ses çıkardı mı? 53 Kürt kardeşimiz öldürüldü mü bu sokaklarda? Ölen de öldüren de Kürt'tü. Bu alçaklar, bu katiller hemen yapılan ilk seçimde tokadı yedi. Bu oyunlara bir daha gelmeyeceğiz. Devletin kendilerine verdiği imkanları götürdüler, terör örgütüne teslim ettiler."
"ONLAR, KANDİL'DEN EMİR ALIR"
Elinde silahıyla milleti katleden teröriste onu arkasına alıp, milleti tehdit eden sözde siyasetçi arasında fark olmadığını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bizim bugüne kadar yaptığımız reformlardan hangisinin yanında durdular. İşte en son 16 Nisan'daki tavırları ortada. Düştüler marjinal örgütlerin peşine. Düştüler CHP'nin peşine. Düştüler Avrupa'daki ırkçı yönetimlerin peşine. Şu anda 'hayır' deyip dolanıyorlar. Halbuki sizlerin, bugüne kadar yaşadığı sorunların, sıkıntıların en önemli sebebi; mevcut yönetim sistemi değil mi? Bu, 1980'de hazırlana anayasa değil mi? O zaman buna 'hayır' dediklerini söyleyenlere diyoruz ki 'Şimdi gelin. Ona madem hayır, dediniz. Bu defa gelin evet, diyelim'. Anayasa değişikliğiyle gelen yeni sistemin sizlere en küçük bir zararı bulunmadığı gibi tam tersine çok önemli katkıları olacak; ama siz onların umurunda değilsiniz. Onlar, emirleri tıpkı CHP'nin Pensilvanya'dan aldığı gibi sizden, milletten değil; Kandil'den, buradaki terör baronlarından alır.
"ÇAĞRIMIZA OLUMLU CEVAP VEREMEDİLER"
Cumhurbaşkanı Erdoğan paralel devlet, özerk devlet gibi şeylerin söz konusu olamayacağını anlattığı konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bizim Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka devletimiz yok. Yok paralelmiş, yok özerk devletmiş; asla böyle bir şey söz konusu olamaz. Türkiye Cumhuriyeti devletinin özerkliği sana yetmiyor mu? Nereden çıkarıyorsun bunları? Devletimizi ne PKK'ya ne PYD'ye ne FETÖ'ye ne DEAŞ'a ne de başka bir güce asla teslim etmedik, etmeyeceğiz. 15 Temmuz'da devletimizi ele geçirmeye çalışanlara cevabımızı verdik mi? Benzer bir teşebbüste bulunanlar, bu cevabı daha ağır şekilde alacaklardır. 'Gelin, hep beraber hakkınızı, hukukunuzu, mücadelenizi demokrasi içinde verin, siyaset aracılığıyla verin' bu çağrımıza ne yazık ki olumlu cevap veremediler. Tek bir muhatabımız var, dedim. Millet, sizsiniz. Her zaman sizinle gönül diliyle konuşmaya devam edeceğiz. Yeni yönetim sistemiyle cumhurbaşkanını dolayısıyla hükümeti sandıkta doğrudan millet belirleyecek. Böylece oy sandıklarını, mermi sandığıyla değiştirmek isteyenlerin devri sona eriyor."
Cumhurbaşkanı referandum kampanyasında 'hayır' diyenlere terörist demediğini söyledi. Erdoğan, "Kılıçdaroğlu, diyor ki bizim için çıkmış, 'hayır diyenlere terörist' diyor. Kılıçdaroğlu, yalan söyleme. Ben 'hayır' diyene terörist demiyorum. Kandil, 'hayır' diyor. Bu sese dikkat edin, diyorum. Dolayısıyla kişi, sevdikleriyle beraberdir. Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu; ben bunu söylüyorum ve dürüstlüğe davet ediyorum. Pensilvanya da 'hayır' diyor" dedi.
CAMİ TEMELİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan valilik önündeki konuşmasından önce de kentin en büyük camisi olacak olan Merkez Caminin temel atma törenine katıldı. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun da katıldığı Merkez Camii temel atma törenine katıldı.
Valilik önündeki toplu açılış töreninde Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önce Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy ve Bakanlar Albayrak ve Özhaseki ile Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş kısa birer konuşma yaptı.
ALANIN ÜZERİNDEN SÜREKLİ İHA UÇTU
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın toplu açılış gerçekleştirdiği Diyarbakır Valiliği önündeki törende, alanın üzerinde sürekli insansız hava aracının (İHA) tur attığı gözlenirken, çevre binaların tepesinde de keskin nişancıların konuşlar konuşlandırıldı.

FOTOĞRAFLI

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!