Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Erdoğan:Herkesin sevdiği ülke istiyoruz

    A.A.
    18.02.2006 - 21:53 | Son Güncelleme: 18.02.2006 - 21:56

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Herkesin gönülden sevdiği, sadakatle bağlandığı bir ülke istiyoruz. Bazılarının kendinde, diğerinden daha çok sevme hakkını gördüğü bir ülke değil” dedi.

    Başbakan Erdoğan, AK Parti Bursa İl Teşkilatı'nca Çelik Palas Oteli'nde onuruna verilen yemeğe katıldı. Burada partililere seslenen Erdoğan, AK Parti'nin, örgütlenme ağı itibariyle Türkiye'deki en güçlü parti olduğunu söyledi. AK Parti'nin, halkın partisi olduğunu ve bugüne kadar Türkiye'nin kalkınması, refahı için, Türk insanın özgür ve mutlu yaşaması için çaba sarf ettiğini kaydeden Erdoğan, yapılan kongrelerle güç tazeleyerek daha iyisi için gayret göstermeye devam edeceklerini ifade etti. AK Parti'nin, Türkiye'nin yegane umudu olduğunun ve milletin geleceğini AK Parti'ye emanet ettiğinin asla akıldan çıkarılmaması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin 3 yıl gibi kısa bir sürede krizlerden ve dar boğazlardan bugünlere, bu iradeyle geldiğini kaydetti. Bundan sonrası için güç ve enerji kaynaklarının yine milletin büyük değişim iradesi olacağını anlatan Erdoğan, milletin sesine tercüman olmaya, beklentilerini hayata geçirmeye ve milletin gündemiyle meşgul olmaya devam edeceklerini bildirdi. Erdoğan, şöyle konuştu: “Akordu tutturamayan siyasi hareketlerin, hem kendilerini hem ülkemizi nelerle meşgul etmeye çalıştığına hep birlikte şahit oluyoruz. Bizim görevimiz, bu ülkenin rotasını düz tutmak, yapay gündemlerle, çatışma girişimleriyle, gereksiz polemiklerle ülkenin vaktini boşa harcamamak, gelecek hedeflerine yoğunlaşmaktan taviz vermemektir.
    Biz başkaları gibi değiliz. Bu ülkenin zamanının, enerjisinin, kaynaklarının zayi edilmesine bizim gönlümüz razı olmaz.
    Çok iktidarlar geldi geçti, bu milletin kaynaklarının sömürülmesine, geleceğinin karartılmasına, hakkının, hukukunun zedelenmesine sadece seyirci kaldılar. Bakın, bugün memlekette kendi çaplarında yangınlar tutuşturmaya çalışanlar da yine o dönemden kalan bazı anlayışlardır. Hiçbir arkadaşımın bu tuzaklara düşmeyeceğine, bu oyunlara gelmeyeceğine ve gözünü bu ülkenin ideallerinden, hedeflerinden bir an olsun ayırmayacağına eminim.”

    KİMSE MİLLETE HAVA ATMASIN

    Erdoğan, AK Parti'nin siyaset kurumunu geçmişin kötü izlerinden kurtarma misyonuyla kurulduğunu, Türkiye'yi sıkıntılara, dar boğazlara, bunalımlara, krizlere sürükleyen siyaset anlayışlarının hiç birinin devamı ve takipçisi olmadığını söyledi.
    Hizmet için var olduklarını vurgulayan Erdoğan, Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, “Millete efendilik yoktur, millete hizmet vardır” sözünü Başbakanlık binasının girişine astırdığını anımsatarak, şunları kaydetti:
    “Kimse millete hava atmasın. Kimse millete afra, tafra yapmasın. Millet güçlüdür, efendidir. Bugün makamı alırsın, oturursun zannedersin ki, 'makamla beraber ben güçleniyorum'... Hayır, aslında orada çok fakirsin ama farkında değilsin. Geçici olan hiçbir yer sana zenginlik kazandırmaz. Makamlara siz hizmetinizle zenginlik kazandırırsınız. Bunu başarmamız lazım. Aksi takdirde bunların hepsi gelip geçici.
    Kimler gelip geçti buralardan. Ama kimileri hayırla yad ediliyor, kimilerinin adı bile anılmıyor. Mesele bu... Yani 'baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş' ifadesindeki hoş sadayı bırakabiliyor musun, işte mesele o. O nasıl olur? Bu milletin hizmetkarı olursan olur. Onun için insanın özgürlüklerini, haklarını, inanç ve düşüncelerini baskı altına almaya, kısıtlamaya, onun özel alanını daraltmaya bahane üretmek için değil, insanı değerleriyle yüceltmek için biz bu yola çıktık.”

    KAPI ARKALARINDA KULİS YAPMAYA GEREK YOK

    İnsanı esas alan bir kalkınma anlayışını hayata geçirmeye gayret ettiklerini belirten Başbakan Erdoğan, 14 Ağustos 2001 tarihinde kurulan AK Parti'nin bunu başarmaya çalıştığını söyledi.
    Milletin de bu hassasiyeti tespit ettiği için AK Parti'yi yüzde 65
    meclis çoğunluğuyla iktidara getirdiğini ifade eden Erdoğan, şöyle
    dedi:
    “Şimdi çıkıyor bazıları, 'bunlar yüzde 25 oyla bu ülkenin başında bulunuyorlar' diyor. Bunu diyenler kim? Bu ülkede yıllar yılı siyaset yapmış olanlar konuşuyor. Hiç sıkılmadan diyorlar. En üst noktaya gelmiş insanlar bunu diyorlar. İnsaf...
    Tecrübenizle siyasette duayen olmuşsunuz, onunla bulunduğunuz yerden bu ülkenin geleceğine siz yardımcı olun. Gidip de birileriyle kapı arkalarında kulis yapmaya gerek yok. Bunları artık kimse yutmuyor ve kimse de bunlara iltifat etmiyor. Onun için yeni ufuklar açabilecek varsa bir şeyleriniz onu söyleyin. Ama güzel bir işi durdurmanın hiçbir zaman anlamı yok.
    Siyasette kin asla doğru değildir, nefret asla doğru değildir. Siyasette, ülkemiz için çalışmak şereftir ve ülkeniz için çalışanlara kıskanarak engel koymak yanlıştır. Yapabiliyorsan destek vereceksin ve alkışlayacaksın, 'ben yapamadım bunlar yaptı' diyeceksin, bu da bir onurdur. Ama hala bunu anlayamayanlar var, varsın anlamasın. Biz bu terbiyeyle büyüdük. 'At denize balık bilmezse halik bilir'.”

    HERKESİN GÖNÜLDEN SEVDİĞİ BİR ÜLKE

    İnsana rağmen kalkınmanın, dengesiz bir büyümenin, adaletsiz bir paylaşımın er ya da geç rahatsızlıklara yol açacağını, Türkiye'nin yaşadığı acı tecrübelerden gayet iyi bildiklerini belirten Erdoğan, yönetenin sözünün yönetilenden üstte olduğu, kanun kabul edildiği, özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik bahanelerin ciddiye alındığı bir Türkiye istemediklerini vurguladı. Erdoğan, şöyle konuştu:
    “Herkesin gönülden sevdiği, sadakatle bağlandığı bir ülke istiyoruz. Bazılarının kendinde, diğerinden daha çok sevme hakkını gördüğü bir ülke değil. Zenginliğin adaletli bir biçimde paylaşıldığı bir Türkiye istiyoruz.
    Sadece bir kesimin, bir sosyal sınıfın çıkarları için toplumun mutluluğunun göz ardı edilmesine bizim vicdanımız el vermez. Bu böyle bilinmelidir. Ama bu ülke için çalışan, üreten, bunun karşılığında hakkıyla kazanç elde eden insanların çokluğuyla da övünürüz. Çünkü kazandıkları sermaye, yatırımı, üretimi, istihdamı artıracak ve toplumun genel refahını yükseltecektir. Onların başımız, gözümüz üstünde yeri vardır.
    Türkiye, büyüyecekse, insanların refah seviyesi yükseldiği için büyüyecektir. Amaç, hedef budur. Gayretlerimiz bu noktaya gelebilmek içindir.”
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı