Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Erdoğan: Dünyayla bütünleşmeden korkuyorlar

    Ankara (AA)
    11.10.2005 - 14:18 | Son Güncelleme:

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin dünyayla yakınlaşmasından, bütünleşmesinden korkuya kapılanlar bulunduğunu belirterek, ”Türkiye'yi, izolasyon programlarına veya politikalarına mahkum etmeye çalışanlar mevcut” dedi. Erdoğan, yabancı sermaye düşmanlığı yapanları "sermaye ırkçısı" olarak niteledi.

    Erdoğan, AKP TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, Doğu-Batı, İslam-Hıristiyanlık, küreselleşme, üçüncü dünyacılık, medeniyetler ittifakı ve çatışma tezleri gibi felsefenin, düşüncenin, hukukun temel kavramlarının, akademik zeminlerde yeniden tartışmaya açıldığını belirtti.

      

    Türkiye'nin bu tartışmalara yapacağı katkının son derece önemli olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

      

    “Bu yeni döneme, siyaset kurumu kadar, bütün akademik kadrolarımız, aydınlarımız, bilim adamlarımız da hazır olmalılar. 3 Ekim'den önce bütün dinamikleriyle dünyanın gündeminde tartışılan Türkiye, Avrupa ülkelerinin iç siyasetinde belirleyici olmuştur.

      

    ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ

     

    Özgüven eksikliği yaşayan, kendi ülkesine, milletine, devletine inancı zayıf olan bazılarının iddialarının aksine, Türkiye, bütün ağırlığıyla küresel bir aktör olma yolunda büyük mesafeler almıştır.

      

    Önümüzdeki müzakere süreci, Türkiye'yi her anlamda güçlendirecek, büyütecek, yatırımlarını katlayacak bir süreç olacaktır. Artık'onlar ortak, biz ise pazar' psikolojisiyle savunmada kalan bir ülke olmadığımızı, bugün tüm dünya izliyor ve görüyor. Bunu kimse inkar edemez. O günler artık geride kaldı. Unutmayalım ki bizi zenginleştirecek imkanlarımız, AB'nin de acil ihtiyaç duyduğu büyük kaynaklar ve imkanları da oluşturacaktır.

      

    ZAMANIN GERİSİNDE KALANLAR

     

    Herkes hesabını buna göre yapmalı. Üzülerek görüyoruz ki zamanın gerisinde kalanlar var. Bu gelişmeleri doğru okuyamayanlar var. Olup bitenleri tam olarak idrak edemeyenler var. Onlar, zamanın ruhunu ıskalayıp geçenlerdir. Bizim onlarla oyalanacak, kaybedecek vaktimiz yoktur. Bırakın onlar atalarımızın dediği gibi, döne döne bina okusunlar. Ezberlerini tekrarlayıp dursunlar, biz işimize bakalım.”

      

    Gelinen noktanın, Türkiye'nin 150 yıllık tarihi sürecinin sonucu olduğu anlatan Erdoğan, bu süreci kendi toplumsal ve kültürel değerlerinden şüphe olmaksızın, yüzü Batı'ya dönük olarak zaten getirdiğini söyledi.

      

    İZOLASYON PROGRAMLARI

      

    Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan modernleşme hareketinin, Türkiye'nin muasır medeniyetlerle entegre olma arzusunun en bariz göstergesi olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

      

    “150 yıllık tarihi süreçte, Türkiye'nin temel tercihlerinde ciddi bir savrulma asla olmamıştır. Bu tercih, esas itibariyle Türkiye'nin kendine güveninin de bir işaretidir. Türkiye, muasır dünyayla bütünleşme gayretlerinde hiçbir komplekse kapılmamış, kendi toplumsal zenginliklerine, değerlerine, medeniyetine güvenini asla kaybetmemiştir.

      

    Ancak bugün Türkiye'nin dünyayla yakınlaşmasından, bütünleşmesinden korkuya kapılanlar var. Türkiye'yi bu noktadaizolasyon programlarına veya politikalarına mahkum etmeye çalışanlar mevcuttur.

     

    Özellikle AB eksenindeki tartışmalara bakıldığında, Türkiye'nin dünyayla bütünleşmesine karşı çıkanların, millet, devlet gibi ortak kavramlarımızı istismar ettikleri açıkça görülmektedir.

     

    Devlet ve millet gibi ortak kavramlarımızı, değerlerimizi dayanak yaparak, Türkiye'yi dünyadan uzaklaştırmaya çalışanlar, gerçekte hem millete, hem de devlete güvensizliklerini dışa vurmaktadırlar. Hukuksuzluklarına, komplekslerine, korkularına, ortak değerlerimizi kılıf yapmaya çalışmaktadırlar.

      

    “BU MİLLET, DÜNYAYA KENDİNE ÖZGÜVENİYLE BAKIYOR”

      

    “Bu devlet, bu millet, dünyaya kendine olan özgüveniyle bakmaktadır ve bu özgüvenle geleceğe yürüyecektir” diyen Erdoğan, şunları söyledi:

      

    “Türkiye'nin, pencerelerini, kapılarını, dünyaya açmasından rahatsız olanlar, esasen ne bu devlete, ne de bu millete güvenmektedirler. Devleti ve milleti bir korku anaforunda mecalsiz bırakmaya çalışmaktadırlar. Onlara hatırlatmak isterim ki bu devlet ve millet, güçlü bir tarihi hafızaya, medeniyet birikimine, bir manevi zemine ve bunlara dayanan büyük bir özgüvene sahiptir. Bu özgüveninin kaynağı, bu milletin kendi medeniyet, kültür ve inanç değerlerine olan bağlılığıdır. Milletimiz, bu değerlere zannedildiği gibi pamuk ipliğiyle değil, çelikten bir bağla bağlıdır.”

     

    “BEN ONLARA SERMAYE IRKÇISI DİYORUM”

      

    “Güzel geleceğin heyecanını gönüllerinde duymaya başladıklarını” ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

     

    “Ancak ülkede güneşi balçıkla sıvamak gibi nafile bir uğraşı inatla kendisine amaç edinmiş, dava edinmiş çevreler de ne yazık ki eksik olmuyor. Eksik olmasınlar onların sayesinde insanımız, Türkiye'nin nereden nereye geldiğini bire bir görme, değerlendirme imkanını buluyor. Olaylara nasıl baktıklarını, nelerle mukayese ettiklerini halkımız çok iyi biliyor. Bunları tek tek çıkarıyor. Rakamlar zaten belli. Türkiye geçmişte büyük potansiyeli ve insan gücüne rağmen neden acaba bir arpa boyu yol alamadı? Hangi kısır anlayışların esir düşmüş, bunları görüp hep birlikte ibret alıyoruz. Bugün hala bu zihniyettekilere yatırımcı beğendiremiyoruz. Bunlar, 'istemezük' zihniyetine sahip olanlardır, bunun kalıntılarıdır. Bunlar, hakikate muhalefeti meslek edinenlerdir. Bildikleri tek şey budur; sadece muhalefet etmek...Taş üstüne taş koydukları bunların baki değildir. Mazilerine baktığınız zaman da bunu görüyorsunuz zaten. Ama kim ki bu ülkede taş üstüne taş koymaya kalkar, kim ki onun karşısına çıkarlar. Şimdi de kalkmış, yabancı sermaye düşmanlığı yapıyorlar. Kimileri 'eski komünist kafa' dese de ben onlara 'sermaye ırkçısı' diyorum. Buradan ilan ediyorum; bugünün dünyasında onlara yer yok. Bunu böyle bilsinler; bugünün ekonomik gerçekleri, bu anlayışı kaldırmıyor, kaldırmaz.”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı