Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Erdoğan’dan tehlikeli ayrım

<B>BAŞBAKAN Erdoğan’</B>ın laiklik konusunda yürüttüğü mantık hem çelişkili, hem de tehlikeli.

Başbakan, önce Türkiye’de din ve devlet işlerinin birbirinden tamamen ayrı olduğunu, Atatürk’ün hayata geçirdiği laikliğin tüm anayasalarda vazgeçilmez bir ilke olarak yer aldığını, bunların değişemeyeceğini söylüyor.

Sonra da kendisinin ve ailesinin ‘inançlı Müslümanlar’ olduklarını, eşinin ve kızlarının onun için örtündüğünü, bunun Kuran’ın emri olduğunu vurguluyor.

Günlük yaşamını dini kurallara göre düzenlemenin laik devletin yaşam koşullarıyla nasıl bağdaştığı konusunda ise geçerli bir yanıt vermiyor, ‘İnsan bunun ikisini de uygulayabilir’ diyor.

Bu anlayış Başbakan’ın çelişkili de olsa kendi yaşamı için öngördüğü ölçütlerdir.

Kuşkusuz Başbakan ve ailesinin nasıl bir yaşam süreceği kendi tercihleridir, kimseyi ilgilendirmez.

Ancak laik bir devletin başbakanı olarak Erdoğan’ın kendisini ve ailesini ‘inançlı Müslümanlar’ olarak tanımlaması yüklendiği sorumluluğa uygun düşmüyor.

Erdoğan’ın bu tanımından örtünmeyen kadınları ‘inançsız Müslümanlar’ olarak tanımladığı anlamı çıkar.

Böyle bir ayrım hem yanlıştır, hem de sakıncalıdır.

Başbakan zaman zaman tabanından gelen baskılar nedeniyle türban konusunda bu tip görüşler açıklıyor.

Eşlerinin ve kızlarının Kuran’ın emri nedeniyle örtündüklerini söyleyen Başbakan’ın gönlünün aslında tüm kadınların örtünmesinden yana olduğu biliniyor.

Başbakan bu nedenle türban sınırlamasının kaldırılmasını da istiyor.

Ama siyasi havanın gerilmesini, bunun ülkede yaratacağı istikrarsızlığı göze alamıyor.

Bunun için de bugüne kadar tabanın baskılarına rağmen hem türban ve imam hatip sorunlarını çözemedi.

Ama her seferinde bu tartışmayı başlattı ve sonra havanın gerginleşmesini bahane ederek bu girişimleri rafa kaldırdı.

Bunu yaparken de tabanına ‘Gördünüz, bazı güçler siyasi ortamın gerilmesine neden oluyor, bu da bizim işimizi zorlaştırıyor. Bu aşamada bunları yapamıyoruz, biraz daha sabır’ diyor.

Böylece hem tabanını sakinleştiriyor, hem de kamuoyunda ‘Aferin bak siyasi havanın gerilmesine izin vermedi’ diye puan topluyor.

Bu kez de büyük olasılıkla aynısı olacak.

NOT YORUM

Condoleezza Rice

NE yüzle geldi, bilemiyorum.

Dışişleri bakanı olduğu Amerikan yönetimi Kuzey Irak, PKK ve Kıbrıs konusunda Türkiye’ye verdiği sözlerin hiçbirini tutmadı.

Buna rağmen Türkiye’ye sürekli Kürt ve PKK kartını ileri sürüp duruyor Amerika...

Ondan sonra da bizimkilerin karşısına oturup İncirlik’i kullanmaktan, Suriye ile İran konusunda destek vermemiz gereğinden söz ediyor.

Bu da yetmiyor, hem Başbakan’dan, hem de Dışişleri Bakanı’dan Türk kamuoyunda son zamanlarda artan Amerikan karşıtlığını gidermeleri için yardım etmelerini istiyor.
X