Gündem Haberleri

    Erdoğan: Çamur atanlar boşuna yorulur

    A.A.
    04.02.2006 - 19:45 | Son Güncelleme:

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti iktidarına çamur atma gayreti içine girenlerin boşuna yorulduklarını söyledi.

    Başbakan Erdoğan, Şile Atatürk Spor Salonu'nda gerçekleştirilen AK Parti Şile 2. Olağan İlçe Kongresi'ne katıldı.
    Partililerin sevgi gösterisi altında konuşmasına başlayan Erdoğan, ülke genelinde AK Parti belde kongrelerini bitirdiklerini, şimdi ilçe kongrelerini yaptıklarını, ardından da il kongrelerini gerçekleştireceklerini dile getirdi. Erdoğan, sonbaharda büyük kongreyi yapmak suretiyle 2007 yılına dinamik bir kadroyla gireceklerini söyledi. Erdoğan, Türkiye'yi 4 temel taş üzerine inşa ettiklerini, bunların eğitim, sağlık, adalet ve emniyet olduğunu vurgulayarak, modern yollarla modern Türkiye'yi oluşturacaklarını kaydetti. Bunu anlamakta zorlananlar bulunduğunu ifade eden Erdoğan, şu ana kadar 6 bin kilometre duble yol yapıldığını anımsattı.
    “Artık çalışan bir iktidar var, yatan bir iktidar değil” diye konuşan Erdoğan, çünkü Türkiye'de makasın açıldığını, yıllarca “derdi olmayan” bir hükümetin bu ülkede görev yaptığını dile getirdi. Şimdi artık her şeyin rayına oturduğunu, bir sistemin oluştuğunu belirten Erdoğan, eğitim alanında 3 yılda gerçekleştirdikleri faaliyetleri anlattı. Kendilerinin dertli bir kadro olduğunu ifade eden Erdoğan, ”Nedir o? Biz halkımızın derdi ile dertlenen bir iktidarız. Bu derdi anlayan var, anlamayan var. Milletimizden aldığımız vekaleti hortumculara değil, yine millete aktarma anlayışının gereğini yapıyoruz” diye konuştu.

    “YOLSUZLUĞA DAMARDAN GİRDİK”

    Partililerin, “Hortumcular millete hesap verecek” sloganları üzerine Erdoğan, ilk hesabın 3 Kasım 2002'de verilip sorulduğunu söyledi.
    Bu anlayışın 3 Kasım'da sandığa gömüldüğünü vurgulayan Erdoğan, yolsuzluklar konusunda yürütme ve yargı organlarının çalışmaları bulunduğunu kaydetti.
    Kendilerinin üzerlerine düşeni yaptıklarını, yargının da gereğini yerine getirdiğini anlatan Erdoğan, “Böylece ülkemiz gerçekten temiz yönetim anlayışının gereğini yakalamak durumundadır” dedi.
    Halka yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar konusunda söz verdiklerini hatırlatan Erdoğan, “Yolsuzluğa damardan girdik, bazıları bunu anlamıyor. Çünkü onların böyle kurulu bir damar anlayışı var. Biz oradan girdik” diye konuştu.
    Erdoğan, partililerin, “Hırsızlar öldü, Allah rahmet eylesin” sloganları üzerine, “AK Parti iktidarına çamur atma gayreti içine girenler; boşuna yoruluyorsunuz. Bu millet doğruyu çok iyi biliyor. Göğsümü gere gere söylüyorum; sadece iç borçlanmanın faizi yüzde 69'du, şimdi yüzde 13.5” dedi.
    Bütçe açığı konusunda Fransa ve Almanya'nın Maastrich kriterlerini tutturamadığını, Türkiye'nin bütçe açığı oranının AB ortalaması olan yüzde 3'ün altında, yüzde 2 olduğunu kaydeden Erdoğan, sağlıkta gerçekleştirdikleri icraatları da anlattı.
    Erdoğan, doktor noktasında sıkıntıları olduğunu, çile çektiklerini, kimsenin ülkenin belli bölgelerine gitmek istemediğini ifade ederek, özlük hakları noktasında da verdiklerinin özel hastanelerinkinden daha az olduğunu doğruladı. Erdoğan, şartlarını zorlamalarına rağmen ülkenin imkanları neyi elveriyorsa onu verdiklerini anlattı.

    MİLLETVEKİLLERİNİN MAAŞ DURUMU

    Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
    “Senin milletvekilin, Başbakan'ın ne alıyor? Ona da bakacaksın. Başbakan, bakanlar bu kadar alıyorsa ve hala geldiklerinden beri ekstra bir zam almadıysa, bu parlamentodaki milletvekili arkadaşlarım bayağı da ters bakıyor. Onu da söyleyeyim. Zam yapmıyorsunuz diye bana da kırgınlar. Lojmanlardan da çıkardık. Her lojmanın milletvekili arkadaşa faturası 1 milyar TL. Bu dönem milletvekilleri çok kutlu bir hareket yapmaktadır. Bazıları 'Yok milletvekili şöyle böyle' diyor. Milletvekilinin ne yaptığına bak da öyle konuş. Milletvekillerini topun ağzına getirmenin anlamı yok. Siyaset kurumuna, siyasetçiye sağdan soldan hesabını yapmadan saldırmanın anlamı yok.
    İstanbul, Ankara ve İzmir milletvekillerini bir tarafa koyalım, ama Anadolu milletvekilleri milletvekili olduklarına olacaklarına pişman olmuşlardır. Niye biliyor musunuz? Anadolu'dan çıkıp gelecek vatandaşı eğer o ilin milletvekili bir otelde ağırlamazsa, yedirip içirmezse, giderken de otobüse koyup göndermezse, vay haline, yandın. Böyle çalışan bir mekanizma var.”

    KARİKATÜR TARTIŞMALARI

    İslam dünyasını rahatsız eden karikatürlerin bazı Avrupa gazetelerinde yayınlanması konusuna da değinen Erdoğan, bu olayın kendilerini ve İslam dünyasını derinden etkilediğini bildirdi.
    Bu olayın “karikatür” demek suretiyle sınırları aşan özgürlükleri tehdit ettiğini belirten Erdoğan, özgürlüğün de bir sınırı olduğunu, sınırsız özgürlüğün bulunmadığını söyledi.
    Türk Milleti ve İslam dünyasının tüm dinlerin peygamberlerine saygılı olduğunu, bütün semavi dinlerin peygamberlerini sevdiğini dile getiren Erdoğan, aynı şekilde Hz. Muhammed'e saygı duyulmasını ve sevilmesini istediklerini bildirdi.
    “Meşhur” diye nitelendirdiği Danimarka ziyareti süresince yaşananları da anımsatan Erdoğan, kendisinin konuyu Danimarka Başbakanı'na ilettiğini, ancak o dönemde gerekli tepkinin gösterilmediğini bildirdi.
    Erdoğan, Danimarka Başbakanı'nın başının ağrımaya başladığını, ileride daha da ağrıyacağını ifade ederek, İspanya Başbakanı ile birlikte “Medeniyetler İttifakı” çerçevesinde bir mektup yazdıklarını bildirdi.
    Başbakan Erdoğan, bu mektubun 6 Şubat Pazartesi gününden itibaren Avrupa basınında yer alacağını ifade ederek, “Orada bu hareketin gerek ahlaken, gerek siyaseten reddedilmesi gerektiğini ifade ettik. Çünkü bunun kabul edilebilir, tahammül edilebilir bir tarafı yok. Özellikle de özgürlükler kapsamında ele alınması söz konusu olamaz” diye konuştu.

    MEDENİYETLER İTTİFAKI ŞART

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, tüm dünyadaki din mensuplarını, tüm siyasileri duyarlı olmaya çağırarak, “Eğer terörün karşısına dikileceksek, medeniyetler ittifakı şart” dedi.

    Erdoğan, AK Parti Şile İlçe Teşkilatı'nın, Şile Kapalı Spor Salonu'ndaki 2. Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşmada, basın özgürlüğünden yana olduklarını ve basının eleştiri özgürlüğüne sahip olduğunu söyledi.

    Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Ama medya hakaret özgürlüğüne sahip olamaz, Böyle bir şey yok. Hakaret, özgürlükler kapsamında değerlendirilemez. Bunu değerlendirenler varsa kusura bakmasınlar, kendilerine bu hakaret geldiği zaman ne yapacaklar diye de bunu merak ediyorum. Burası çok önemli. Biz üzerimize ne düşüyorsa yaparız. Bunu yaparken tabii ki biz de bütün ikazlarımızı medenice, demokratça ortaya koyarız. Ama burada da işte bizler hak ve özgürlüklerimiz ne ise çerçevesi içerisinde bunu sürdürürüz.”

    Konuşmasında, medeniyetler ittifakının önemine değinen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Tüm dünyadaki din mensuplarını, tüm siyasileri bu noktada hassasiyete çağırıyorum, duyarlı olmaya çağırıyorum. Eğer dünya medeniyetler çatışmasına gitmek istemiyorsa, bunun karşısında durmalıdır, diyorum. Eğer medeniyetler ittifakı istiyorsak, buna sahip çıkılmalıdır, diyorum. Eğer terörün karşısına dikileceksek medeniyetler ittifakı şart. Eğer teröre çanak tutmak istiyorsak, o zaman işte maalesef medeniyetler çatışması buna zemin hazırlar. Biz medeniyetler çatışmasını arzu edenlerin karşısındayız. Biz medeniyetler ittifakını isteyenlerle beraberiz.”

    Bunun için şu anda BM Genel Sekreteri riyasetinde İspanya Başbakanı ile medeniyetler ittifakı çalışmasını yürüttüklerini hatırlatan Erdoğan, Mallorca'da ilk adımı attıklarını ve bundan sonra da çalışmalarını aklıselim ile sürdüreceklerini kaydetti.

    YOKSULLUK, YOLSUZLUK VE YASAKLAR

    Göreve geldikleri günden bu yana, yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklar konusunda adımlar attıklarını ifade eden Erdoğan, “Bizden önceki dönemlere bakın, düşünce özgürlüğü sebebiyle içeri girenler var mıydı. Şu 3 yıla bakın, acaba düşünce özgürlüğü sebebiyle hapse atılan, cezası kesinleşmiş kaç kişi var. Araştırın bakın. Ondan sonra gelin bu dönemi değerlendirin. Bu kadar rahat konuşuyorum” dedi.

    Kopenhag siyasi kriterleriyle bunun başarıldığını anlatan Erdoğan, ”Bu yasama organı bunu başarmıştır. Onun için biz hamd olsun yolsuzlukla da yoksullukla da yasaklarla da bu kadar hassas bir mücadele verdik” diye konuştu.

    MAL VARLIĞI TARTIŞMALAR

    AK Parti iktidarının Türkiye'ye şeffaflaşmayı getirdiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Şeffaflaşmanın neticesidir ki işte bak dökülmeye başladılar. Bazıları çıktı 'mal varlığı' dedi. Dediler ki, 'ya biz bunu önce para anladık', sonra araziler dökülmeye başladı. Önce 'tarla' dediler. Sonra sağdan soldan haberler gelmeye başlayınca tarlalar arazi oldu. Biz daha kaşımaya başlayınca araziler arsa olmaya başladı. Sabredin daha çok gelecekleri yer var. Daha dökülüyorlar. Ki bazı şeylerde yanılabilirsiniz aslında. Liderinizin, genel başkanınızın açıklanacak mal varlığı yok. Benimkiler zaten açıklanmış. Ne zaman açıklandı. 2003 yılında biliyorsunuz benle ilgili bir dava açmışlardı, o zaman açıklandı. Ne zaman açıklandı, bunlar yazdı çizdi 'yasal olarak şirket yönetim kurulunda veya yönetim kurulu üyesi olamaz, ama iktidar olma hakkı var, ama etik olarak bu doğru değil' dediler, dediler... Dedik ki biz satıyoruz. Sattık ondan da vazgeçtik. Duyurduk ve Türkiye'nin en çok satan gazetesi sür manşetten verdi. '1.2 trilyona hisselerini sattı' dedi. O da TBMM'deki kayda girdi. Şimdi bunlar söylesinler yazsınlar, çizsinler. Daha çok şeyler var. Tarlaların bir daha arsaya terfi etmesi lazım. Bu inceliği iyi bilin. Arsa yerine göre değişir, bire 10, bire 20, bire 50 katlar. Tarla yok fiyatınadır. Avukatlar bu işi çok iyi bilir. Tabii onlar da çıkacak meydana. Hepsi, nerede nasıl avukatlık yapmış hepsi çıkacak meydana. Kaç tane davaya bakılmış bunlar hep çıkacak meydana. Nerelere ne vergi ödenmiş hepsi çıkacak meydana. Merak etmeyin sabırlı olun.”

    Her türlü şeffaflığa hazır olduklarını kaydeden Erdoğan, “A'den Z'ye hepsine biz varız. Bu ülkede kimse kalmasın. Ama sadece siyasetçi derseniz kusura bakmayın. Siyaset kurumunu da biz birilerine yedirtmeyiz. Bunu da söyleyeyim. Siyasetçiyi de yedirtmeyiz, siyaset kurumunu da yedirtmeyiz. Dünyanın neresine giderseniz gidin, Afrika'nın bazı ülkeleri hariç, hiçbir gelişmiş ülkede, bunların konuştuğu, söylediği gibi bir mal varlığı, mal beyanı açıklaması yoktur. Hepsinin belli sınırları vardır. O sınırlar içinde bunlar açıklanır” şeklinde konuştu.

    Daha önce katıldığı dört ilçe kongresinde yaptığı konuşmaları hatırlatan Erdoğan, “Dedim ki, salı gününe kadar bir çelik çomak, salı günü yeni bir çelik çomak vereceğim. Onunla da bir müddet oyalanacaklar. Ondan sonra yol haritası nasıl olsa elimizde. Biz yol haritasında istasyona gelir, noktayı koyar, orada da o iş biter dedik. Şu anda o süreç aynen devam ediyor. Sabırlı olun, hiç endişeye kapılmanıza gerek yok” diye konuştu.

    “BİZ KİMLİĞİMİZİ İYİ BİLİRİZ

    Partisinin adının kısaltmasının “AK Parti” olduğunu, açılımının da “Adalet Ve Kalkınma Partisi” olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, bunun “ak adalet” ve “ak kalkınma”yı ifade ettiğini söyledi.

    Bazı kesimlerin kasıtlı olarak partisinin kısaltmasını “AKP” olarak ifade ettiğini belirten Erdoğan, “Biz kimliğimizi iyi biliriz” dedi.

    Yaklaşık 1.5 yıl sonra Türkiye'nin genel seçimlere gireceğini kaydeden Erdoğan, partisinin dürüst, şeffaf, hesap verebilir, katılımcı bir parti olduğunu ifade etti.

    Erdoğan, değişim ve yenileşmenin adresinin AK Parti olduğunu söyledi.

    Başbakan Erdoğan, konuşmasını “Beraber yürüdük biz bu yollarda” şarkısının birkaç dizesiyle bitirdi.

    Konuşmasından sonra Başbakan Erdoğan'a, Şile Belediye Başkanı Can Tabakoğlu ve AK Parti Şile İlçe Başkanı Zeki Ateş tarafından Şile bezi ile Şile'nin 1942 yılındaki görünümünü anlatan bir tablo hediye edildi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı